banner374
05 Nisan 2013 Cuma 08:44
KESK VE MEMUR-SEN AKİL KOALİSYONUNDA BULUŞTU

Önce Kürt Açılımı olarak adlandırılan, gelen tepkiler üzerine, ismi daha sonra Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi olarak değiştirilen süreç; bugün gelinen noktada Çözüm Süreci olarak devam ettirilmektedir.
Oslo’da PKK temsilcileriyle yapılan müzakereler ve ardından İmralı’da bizatihi bebek katili ile gerçekleştirilen mütareke görüşmeleri toplumumuzda büyük bir tepki oluşturmuştur. Çünkü, PKK yöneticileriyle ve bebek katili Abdullah Öcalan’la muhatap olunması, örgütün öne sürdüğü neredeyse bütün şartların vücuda getirilmesi, adeta tek suçları silah taşımakmış gibi silahı bırakan katillerin ellerini kollarını sallayarak gitmelerine izin verilerek dolaylı bir genel affın çıkarılması, şehit yakınları ve gazilerimizin bile azarlandığı bir ortamda Diyarbakır’da sergilenen rezalete ses çıkarılmaması vatandaşlarımızı derinden yaralamıştır.
İşte bu basiretsizliğin idraklerden kaçırılması amacıyla, bizzat sayın Başbakanın ifadesiyle, psikolojik harekat hamlesi olarak Akil İnsanlar komisyonu oluşturuldu.
Bu komisyon üyeleri, önümüzdeki süreçte, bazılarının “Çözüm Süreci” bizim ise “Çözülme Süreci”olarak nitelendirdiğimiz projeye dönük bir algı yönetimi işlevi görecektir.
Herkes şunu iyi bilsin ki; siyasette etkin olan önemli bir güruhun ve son Diyarbakır Nevruz kutlamalarında bebek katilinin belirttiği, Yeni Türkiye kurulması çalışmalarınımilletimize hazmettire hazmettire kabul ettirmek için kesif bir gayret sergileyecek olan Akil adamları tarih ve milletimiz asla affetmeyecektir.
Akil İnsanlar olarak toplumumuza servis edilen 63 Kişilik liste içerisinde; inançları, itikadları,dünya görüşleri ve gelecek kurguları birbirinden fersah fersah ayrı olanlar aynı safta durmaktalar. Ama ne gariptir ki, bu derece birbirlerine uzak duranların ortak yönü, AKP politikalarını tasvip ediyor olmalarıdır. Kimileri menfaatleri gerektirdiği için, kimileri ikbal beklentileri için, kimileri de kaygı ve korkularından ötürü yıllardır AKP’nin karşı safında durmaktan özenle imtina etmekteler.
İktidarın cazibesi o derece güçlü bir etki oluşturmuş ki;
Kendini birlik ve beraberlikten yana olarak tanımlayanlarla, Türk Bayrağının adından rahatsız olanlar aynı komisyon içerisinde birlikte çalışacaklar. Kendisini “İslamcı”olarak niteleyenlerle, bütün ömrünü din ve maneviyat düşmanlığıyla geçirenler aynı hedefe yol alacaklar. Konuştuğunda mangalda kül bırakmayanlarla, bölücülükleri tescilli olanlar aynı iştiyakın peşinde yürüyecekler. Birbirleri hakkında en ahlaksız nitelemeleri zikretmekten çekinmeyenler şimdi birlikte akillenecekler.
Sayın Başbakanın talimatıyla oluşturulan Akil İnsanlar koalisyonu, renkli bir yelpazede oluşturulmuş durumda. Sendikalar, odalar ve meslek birlikleri de sürece dahil edilmeye çalışılmış.
Nitekim bu amaçla 2 Nisan 2013 Perşembe günü saat 21:00’de Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay Genel Başkanımız İsmail Koncuk’u da telefonla arayarak komisyona davet etmiştir.
Ancak Genel Başkanımız, bir ihanet projesi olarak nitelendirdiği ve tasvip etmediği bir oluşumda yer alamayacağını belirterek Atalay’ın teklifini reddetmiştir.
Genel Başkanımız İsmail Koncuk, açıklamasında, süreçle ilgili gerçekleri de bıkmadan ve yorulmadan milletimize anlatacaklarını ve eninde sonunda bu kirli oyunu bozacaklarını da ifade etmiştir. Türkiye Kamu-Sen’in, ülkemizin ve milletimizin hayrına olacak her türlü çalışma ve projenin bugüne kadar hep içerisinde olduğunu vurgulayan Genel Başkanımız; 40 bin insanımızın katili bir terör örgütüyle masa başına oturulmasını ve akan kan dursun gibi güzel sloganların arkasına saklanarak ülkemizin bölünmesine neden olacak gelişmelerin çözüm süreci olarak yutturulmaya çalışıldığını belirtmiştir. Genel Başkanımız, Türkiye Kamu-Sen’in, bu millete hizmet etmeyi her çalışmasının merkezine koyan bir sivil toplum kuruluşu sorumluluğuyla, inandığı gerçekleri milletimizle paylaşmaya devam edeceğini ifade etmiştir.
Türkiye Kamu-Sen, bu onurlu duruşu ortaya koyarken; diğer yandan da iki faklı Konfederasyon Akil olarak AKP’nin iradesi ve talimatıyla komisyonda yer almış bulunmaktadır.
Yalnızca kamu çalışanlarının kazanımlarının artırılması için KESK ve diğer kuruluşlarla ortak eylem yaptığımızda “Ruh ikizleri bir araya geldi” diyerek Türkiye Kamu-Sen’i hayasızca eleştirenlerin, “Ne mutlu Türküm diyene” düşmanlığında ve bebek katilinin memleketin umudu haline getirilmesi tezgahında hemhal olmaları her akıl sahibini düşündürmelidir.
Kamu çalışanlarının ortak menfaatlerinde bir araya gelemeyen, Toplu Sözleşme sürecinde çalışanlar safında değil Hükümet yanında taraf olan, kamu görevlilerinin hak mücadelesinde iş bırakma cesaretini gösteremeyip Hükümetin talimatlarına uymayı tercih edenler; şimdi, psikolojik harekat unsurları olarak algı yönetimine hizmet etmek için kardeş kardeş AKP huzurunda hizaya durmuşlardır.
İmralı'da yapılan görüşmelerde Öcalan'ın ortaya koyduğu perspektifi önemsediklerini belirterek, "Hükümet de üzerine düşen görevi yapmalı ve parlamento olarak bazıkararlar almalıdır" diye konuşan KESK Başkanı Lami Özgen ile, Hükümetin saha sorumluluğunu yürüten Memur-Sen’in Başkanı Ahmet Gündoğdu Akil Adamlar tezgahında buluştular.
Çok değil daha 10 gün önce, “kaldırım taşı sökmeyi, cam-çerçeve indirmeyi, illegal örgütlerin hazır kıta üyeliğini sendikal mücadele olarak gösterme” çabasında olduklarını iddia ettikleri ve“Vesayetin Yeni(k) Borazancısı” olarak adlandırdıkları KESK’e yönelik olarak Memur-Sen’in şu ithamları ne çabuk duman oldu merak ediyoruz: “…bu ülkenin toplumsal barışına dinamit koyan, üniversite gençliğini canlı bombalara dönüştüren örgütlerle dirsek temasları, Genel Başkanları başta olmak üzere birçok yöneticisinin bu ülkede kan pazarı kurmayı hedefleyen illegal örgüte/örgütlere üyelikten yargılanması gerçeği karşısında bırakın zihinleri kulakları dahi rahatsız eden yalan değirmeninin taş gıcırtısından başka bir anlam ifade etmiyor… Kadını cinsel meta sıfatıyla sınırlı bir zemine hapsetmeyi kadına saygı olarak yutturmaya çalışan bu zavallı zevatın …Kadın denildiğinde aklına ‘beden’den başka bir kavramın gelmediği bu zihniyetin bildik temsilcileri; …Gerçekten de, ülkenin bir bölgesini siyaset alanı olarak belirleyen bir siyasi partinin gölgesi altında mitingler/gösteriler ve eylemler yapan bu sendikamsı örgüt, …örgütlü mücadelelerinin temelini kamu görevlilerini kandırmaya ve yanaşması olacakları bir siyasi parti zemini aramaya teşmil ettiklerini itiraf etmelerine vesile olmaktan mutluyuz. …Bu ülkeyi kan gölüne çevirmeye mevzilenmiş örgütlere üyelikleri açığa çıkmış olanlar; …Bocalandıklarıçamur madeni, sadece ellerini değil zihinlerini de kirlettiği için artık dillerinde de çamurdan başka bir nesne görmek mümkün olmuyor.”
İşte hiçbir sendikal faaliyette, memurlarımızın hiçbir hak mücadelesinde bir araya gelme erdemini gösteremeyenler, şimdi, açılım cengaverleri olarak sefere çıkıyorlar!
Aynen; ana dilde eğitim talebinde, Öğrenci Andı’nın kaldırılması isteğinde, baştan beri PKK Açılımına (Nam-ı diğer Milli Birlik ve Kardeşlik Projesine) verilen desteklerde olduğu gibi yine bir araya geldiler!
Şimdi de; Apo köpeği ile İmralı’da yapılan mütarekeyi, Oslo’da bölücü örgütle gerçekleştirilen anlaşmayı, çözüm adı altında Türk milletinin çözülmesine giden ihanet projesini, pkk’lı militanların selametle inlerine gidebilmeleri için yapılacak yasal ve illegal düzenlemeleri halkımıza hazmettirmek için akil akil birlikte çalışacaklar!
Zarfların rengi farklı,lakin, nihayetinde mazruf aynı!
Kamu çalışanları, bu kirli ittifakı asla unutmayacak; ve herkese hak ettiği cevabı verecektir.
Sadece ve sadece mensup olduğu millete karşı sorumluluk duyan ve bu vebalin idrakiyle hareket eden bir memur sendikası olarak; kamu çalışanlarının sesi olmaya devam edeceğiz. İktidar da olsa, hiçbir kişi ve kurumun psikolojik harekat elemanı olmayacak, siyasetin algı yönetimi arzusuna hizmet etmeyeceğiz.
Saygılarımızla.

TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL MERKEZİ


banner182
Son Güncelleme: 05.04.2013 08:44
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol