banner374
18 Mart 2013 Pazartesi 08:00
Kürsüde Kravatını Çıkararak Yasağı Protesto Etti
 30 Yıllık Yasağı 18 Mart’tan İtibaren Fiilen Yok Sayıyoruz
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen ailesi olarak kamuda kılık kıyafet özgürlüğü talebiyle yürüttüğümüz, “Özgürlük İçin 10 Milyon İmza” kampanyamızda topladığımız kamuda başörtüsü özgürlüğü talebini de içeren 12 milyon 300 bin imzayı 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hükümeti temsilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e teslim ettik.
Anayasal açıdan hiçbir meşruiyeti olmayan, 30 yıldır binlerce insanın mağduriyetine neden olan darbe kalıntısı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personele ilişkin kılık kıyafet yönetmeliğinin kaldırılması yolunda attığımız adımlarda kararlıyız. 30 Kasım’da meclis önünde, 10 Aralık İnsan Hakları Gününde ülke genelinde yaptığımız basın açıklamalarını, 2 Ocak’ta bir günlük sivil itaatsizlikle ortaya koymuş devamında ise özgürlük için bir ayda 10 milyon imza kampanyası başlatmıştık. Kampanyamız Türkiye’de bir ilke imza atmaya vesile olmuştur. Bir ayda 12 milyon 300 bin imza ile adeta rekor kırılmıştır. Millet gereğini yapmış ve iradesini göstermiştir. Şimdi ise sıra hükümetin iradesini göstermesindedir.
Eğitim-Bir-Sen olarak irademizin arkasında duruyor, imzalarımıza sahip çıkıyor ve 18 Mart itibariyle eğitim kurumlarına serbest kıyafetle gidiyoruz. Örgütlü gücümüzle çağdışı yönetmeliği kaldırtmak için elimizden gelen hiçbir gayreti esirgemeyeceğiz. Hükümetten beklentimiz; kamuda çalışmak için kadınlara başı açık olmayı dayatan, temel hak ve hürriyetler açısından düşünüldüğünde başörtülü bayanlara zulmeden ucube yönetmeliği, darbecilerle birlikte tarihin çöp sepetine atmasıdır.
Duyarlı Bakandan, Tutarsız Yönetmeliği Revize Etmesini Bekliyoruz
Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde değişikliğe giderek 2009 tarihli yönetmeliği ortadan kaldırmış ve yeni yönetmeliği yayınlamıştır. Yeni yönetmelik uygulama imkânı olmayan ama hatası bol olan bir yönetmelik olmuştur. Yöneticilerin müktesep haklarını korumayan, ehliyet, kariyer, liyakat gibi kriterlerin pratik karşılığını içermeyen, başarıyı değil hizmet puanını esas alan, aylıksız izinde bulunan yöneticileri mağdur eden ve kapatılan okullardaki yöneticilerin durumu gibi birçok konuda genelgeyle düzeltilemeyecek yasal boşluklar içeren yeni yönetmelik, doğal olarak “Bakanlığın kurumsal hafızası kayboldu mu?” sorusunu akla getirmektedir.
Paydaşların önerilerinden yeterli ölçüde yararlanamayan, ben bilirim havasında olan bürokratlar, sadece yönetmeliği değil kendilerini de tartışmaya açmışlardır. Sendika olarak ortaya çıkan tablodan rahatsızız. Bu yönetmeliği durdurun diye yargıya değil, yönetmeliği tamir edin diye şimdilik Bakan’a seslenmeyi tercih ediyoruz. Bu samimi çağrımızın karşılık bulmasını arzu ediyoruz.
Eğitimcileri ve eğitim sendikalarını Bakanlık uygulamaları ile yargı arasında git-gel ile yaşamaya mecbur etmenin Bakanlığa sağlayacağı hiçbir fayda yoktur. Bakanlığı da eğitimcileri de huzursuz eden, yeni memnuniyetsizliklere neden olan ve kargaşaya davetiye çıkaran yanlış yönetmelikler dönemi artık kapanmalıdır. İstişaresiz, özensiz, uygulamadan kopuk düzenlemelerle eğitim çalışanlarının huzursuz edildiği günlerin geride kalmasını istiyoruz.
Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı’nın eğitimcilere bakışındaki duyarlılığını yansıtmayan, bakanlıkça eski alışkanlıklarda ısrar görüntüsü veren yanlışlar zinciri olarak tabir edilecek yönetmeliğin bir an önce revize edilmesi ve tartışma alanından çıkarılması gerekmektedir.
Eğitim Çalışanlarının Gönlü Kazanılmalıdır
Yapılan işin önemine bakıldığında “emsaliniz yok” denilen öğretmenlere 666 sayılı KHK’de emsalinizi bulamadık denilmiştir. Farklı kurumlarda aynı işi yapanların farklı ücret almasını gidermek için “Eşit işe eşit ücret” uygulaması kapsamında yapılan iyileştirmelerde öğretmen ve öğretim elemanlarının kapsam dışında tutulması sonrası maaş bordrolarında oluşan çarpıklık, öğretmenlerin görülmesini ve gönlünün alınmasını zorunlu kılmaktadır.
Bilimin ve insanlık mirasının mimarları, kültür ve medeniyet inşasının işçileri olan öğretmenler emeklerinin karşılığını ve mesleki itibarlarının iadesini beklemektedirler. 2012 yılı toplu sözleşme masasında alacaklı olarak ayrılan öğretmenler ve öğretim elemanları 2013’te yapılacak toplu sözleşmede mahsuplaşma beklemektedirler. Eğitim-Bir-Sen olarak hükümetten beklentimiz eğitimcilerin kırgınlığını tamir etmeleri ve gönlünü kazanmalarıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı KİK Kararları Biran Önce Uygulanmalıdır
Milli Eğitim Bakanlığından 2009 yılından bu yana her yıl imza altına aldığı ama gereğini yerine getirmediği Kamu İhale Kurumu kararlarını uygulamaya koymasını bekliyoruz.
Meslek liselerindeki döner sermaye gelirlerinin paylaşımında adalet isteyen personele fazla çalışmaya karşılık herhangi bir ücret ödenmemesi, toplu sözleşme masasına taşıdığımız halde VHKİ kadrosundan şefliğe yükselenlerle memurluktan şefliğe geçenler arasındaki yan ödeme farkının giderilmemesi, memurlara VHKİ kadrolarının uzun zamandır verilmemesi, ek göstergeden faydalanamayan çalışanların sıkıntıları, devlet memurlarına tanınan yeşil pasaport hakkının bu çalışanlara tanınmaması; servis, öğle yemeği gibi birçok sorunu olan çalışanlar KİK kararlarının acilen uygulanmasını beklemektedirler.
Genel idare hizmetleri, teknik hizmetler ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanları gibi, öğretmenlerde olduğu gibi, atama ve yer değiştirme yönetmeliği çıkarılması, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının açılması, fazla çalışma karşılığı mesai ücreti ödenmesi, merkez ve taşra teşkilatındaki birimlerde bürolarda çalışan personelin aşırı sıcaklıktan olumsuz etkilenmemesi için odalara klima takılması, öğretim yılına hazırlık ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi, parasız yatılı ve burslu öğrenci kontenjanından memur ve yardımcı personelin çocuklarının da yararlandırılması, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince personelin çocuklarına yönelik kreş ve gündüz bakımevlerinin açılması konuları KİK kararı olarak durmaktadır. Bakanlıktan KİK kararlarına attığı imzanın gereği yapmasını, bir sonraki KİK toplantısında aynı konuların görüşülmesi yerine eğitim çalışanlarını görüşülmeyi bekleyen diğer sorunların görüşülmesini istiyoruz.
Şube Başkanımız Kamuran AŞKAR ise, Genel Başkan Yardımcımız Murat BİLGİN’e ilimize hoş geldiniz diyerek, yolu olmayan, Türkiye’nin en pahalı suyunu kullanan, ötekileştirilmiş, kimsesiz bir il olan Zonguldak’ın hem eğitim sorunlarını hem de halkının sorunlarını her platformda dile getireceğiz dedi.
Birlikte yenilen akşam yemeğinden sonra il ve ilçe yönetim kurulları ile özel bir toplantı yapılarak iyi dileklerde bulunuldu ve Genel Başkan Yardımcımız Murat BİLGİN’e Başkanımız Kamuran AŞKAR tarafından Devrek Bastonu hediye edildi.
banner182
Son Güncelleme: 18.03.2013 08:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
HALİME PINAR 4 yıl önce

vhki çalişan personeller ne yaziki şu ana kadar ek göstergeden faydalanamiyor bu aradaki büyük haksizlik diğer memurlara taninan yeşil pasaport bunlara taninmiyor eğitim ödeneği memur almiyor öğrt.çocuğu var memurun çocuğu yokmu bunun önüne geçilmesi lazim şef ek gösterge aliyor vhki almiyor şefinde asli memur lütfen bu haksizlik giderilsin teşekkür ederim