banner374
26 Şubat 2014 Çarşamba 08:15
MAARİF MÜFETTİŞİ Ne İş Yapar ?
 Otuz yıldır tartışılan “denetimin birleştirilmesi” meselesinde zannedersem son kerteye gelindi. Öylesine büyük bir (olamamazlık üzerine)meseleymiş ki;  bakanlığın bir alt sistemi olan “denetim” yapısı, onca tartışma, panel, sempozyum, görüş, bildiri, şura kararları, bilimsel çalışmalar vs. olmasına rağmen bir türlü dönüşemedi. Meselenin aslında bir oligarşik tutum olduğunu ifade etmeye, karar vericiler pekte yanaşmadı. Olay bu kadar basit.  
         Bu sancı kendini farklı şekillerde ortaya koydu.  Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı ile İllere bağlı İlköğretim Müfettişleri Başkanlığı ile ilgili dönüşüm çalışmaları 2010 yılında başladı. (Aslında 1997 yılında da bir değişim olmuştu)  Bu dönüşümlerin hiç biri yapısal bütünleşme üzerine yapılmadı. İllerdeki İlköğretim Müfettişleriyle ilgili sadece isim değişimine gidildi. 2010 yılına kadar ilköğretim müfettişi, 2010 yılında “eğitim müfettişi”, 2012 yılında “İl Eğitim Denetmeni” olarak sürekli bir isim değişimine gidildi. 2012 yılındaki bakanlığımızın teftiş kurulundaki “bakanlık müfettişleri” denetçi; eğitim müfettişleri ise denetmen olarak değişime uğradı. Değişen sadece isimden ibaretti.

         En son meclise gönderilen KHK tasarısında ise yapısal anlamda bir değişime gidileceğinin ilk sinyalleri verildi. Onlarca yıl sonunda bakanlığın çok başlı denetim yapısı teke indiriliyor; tüm denetmen ve denetçiler  (iç denetçiler hariç) yerelde birleşerek “denetmen” unvanına dönüştürülüyorlardı. Söz konusu KHK aynı zamanda dershane ve yöneticilerle ilgili de radikal düzenlemeleri de getiriyordu. Doğal olarak bir takım tartışmaları gündeme getirdi. Bakanlık denetçilerinin yerelde “denetmen” ünvanı ile birleşmeleri onlar için gerçek bir hayal kırıklığı olmasının yanında; İl eğitim denetmenlerinin özellikle ilde birleşmeyle beraber bakanlık denetçilerinin haklarına sahip olamamaları onlar açısından tartışmanın kaynağı oldu.

         Meclise gönderilen KHK tasarısı 21/02/2014 günü görüşülmeye başlandı ve öğrendiğimiz kadarıyla 22/02/2014 günü komisyondan geçti. Aldığımız habere göre komisyon çalışmaları sonunda eğitim denetmeni yerine “maarif müfettişi” uygun bulunarak isim değişimine gidilmiş. İsim değişimini kendi açımdan değerlendirme gereği duydum.

         Millî Eğitim Bakanlığı; 1923'ten 27 Aralık 1935 tarihine kadar "Maarif Vekaleti", 28 Aralık 1935'den 21 Eylül 1941 tarihîne kadar "Kültür Bakanlığı", 22 Eylül 1941'den 9 Ekim 1946 tarihine kadar "Maarif Vekilliği", 10 Ekim 1946'dan sonra "Millî Eğitim Bakanlığı", 1950'den sonra "Maarif Vekaleti", 27 Mayıs 1960 tarihinden sonra "Millî Eğitim Bakanlığı" adıyla çalışmalarını sürdürmüştür.

        1960 yılından sonra Teşkilatlanma olarak “maarif” kavramı yerine “eğitim” kavramı kullanılmaya başladı. Maarif müdürlüğü gibi… Kısaca, son elli yıldır maarif kavramı (derin anlam ifade eden kavram olmasına rağmen) “eğitim” e dönüştürüldü ve halen yaşayanların dünyasında(eğitimcilerde dahil) bu kavram bulunmamaktadır.

       Maarif kelimesi Arapça bir kelime olup, “bilgi ve kültür”  anlamı taşımaktadır. Bilgi ve kültür, daha genel değerler manzumesine hitap eder. Eğitimin kapsadığı anlam derinliği ile maarifin kapsadığı derinlik elbette aynı değildir. Dil bilimciler bunu daha iyi bilirler. Maarifi tanımlayan kelimeler dizesine bakarsak; anlayış, kavrayış, sezgi, aşina, vakıf, hak, Hakkı bilen olarak geniş bir anlam derinliği olduğunu görebiliriz.

         Benim kişisel düşüncem maarif kelimesinin(manasıyla birlikte) daha etkin kullanılmasıdır. Ancak, Milli Eğitim Bakanlığı ve tüm genel sistem içerisinde kullanılan kelime “eğitim” dir. Maarif, toplumumuzun hafızasından olabildiğince uzaklaşan bir kelimedir.

Milli Eğitim bakanlığı, Milli Eğitim Müdürlüğü, Eğitim Şurası vs. gibi sistemimizn tüm  isimlendirmesi “eğitim” kelimesinin üzerine kuruludur. İsimlendirmede eğer Maarif kelimesi tercih edilecekse(ki ben olumlu bakarım) bakanlığımızın adının maarif bakanlığına, milli eğitim müdürlüklerinin maarif Müdürlüğüne, milli eğitim müdürünün maarif müdürüne, eğitim programının maarif programına vs. dönüşmesi gerekmez mi?

Velev ki, isimle ilgili genel bir dönüşüm olmayacaksa, maarif müfettişliğinin eğitim müfettişi olarak değişmesi daha doğru bir uygulama olacaktır. Taşıdığımız medeniyetin kavram dünyasına dönebilmek için, zihinlerin temelli bir formattan geçmesi gerekir. Bu hususun gündeme gelmesi, belki derin bir medeniyet tartışmasının kapısını aralayacaktır. Bu bir vesile olabilir. Üstad Cemil Meriç bu hususlarda okunması gereken bir fikir adamı.  Bu açıdan "maarifi" önemsiyorum.

Ancak, telaffuz ve fonksiyon icra etmede sıkıntılı durumlar var. Görev esnasında kimlik tanıtımında;  -efendim biz “maarif müfettişi…” denildiğinde karşıdakilerde nasıl bir algı oluşacaktır? Özetle, sistemin genel isimlendirme ve süreçleriyle ilgili bir uyumsuzluk var gibi… Tekrardan bir değerlendirme yapılması gerekir diye düşünüyorum. Selam ve Muhabbetle

 

Zafer ÖZER-Eğitimci

zaferozer4267@hotmail.com
banner182
Son Güncelleme: 26.02.2014 08:17
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol