banner374
27 Mayıs 2013 Pazartesi 08:02
MEB’ DE MEVZUAT UYGULAMA(MA) VE SONUÇLARI ÜZERİNE…
 Bakanlığımızın Mevzuat oluşturma ve mevcut mevzuat doğrultusunda hareket etme noktasında niçin yapıldığı tam olarak anlaşılmayan yanlış uygulamaları ve mevzuat düzenlemeleri mevcut. Ayrıca bu yanlış ve niçin yapıldığı anlaşılmayan uygulamalar kamuoyu nezdinde de hayretle ve alaycı bir tavırla takip edilmektedir. “Milli Eğitim Bakanlığı dışında tüm ilçe müdürlüklerine atamalar sınav ile yapılmaktadır. Diğer bakanlıkların ilçe müdürü atama mevzuatı ile ilgili hükümleri birlikte yayınlıyoruz. Adaletin en çok bulunması gereken kurumda, adaletsiz, hukuksuz atamalar yapılmaktadır…..”(1) denilmektedir. Bu uygunsuzluğu ve mevzuata aykırılığı Personel izin yönergesinde de görmekteyiz. “Milli Eğitim Bakanlığı İzin yönergesini kanuna aykırı bir şekilde düzenledi. Hiçbir yönetmelik ve yönerge kanuna aykırı olamaz. Milli Eğitim Bakanlığında bu izin yönergesini hazırlayan Müsteşar Yardımcısının eğitimden ve kanunlardan bi haber olduğunu rahatlıkla görüyoruz. Milli Eğitim Bakanı Nabi AVCI Hocamıza Allah kolaylık versin. İki satır yönergeyi çıkaramayan bürokratlarla bu ülkeyi yönetmek gerçekten imkânsız...”(2)En son 19 mayıs Bayram tatili nedeniyle yaptığı yönetmeliğe aykırı yapılan açıklamaya değinmeme bilmiyorum gerek var mı.? Maalesef işin kötü tarafı bu türden örnekleri çoğaltabiliriz. Keşke örnekler saylı olsaydı. Mahkeme kararlarının uygulanmaması, Şube müdürü atamaları,….vs. uzatabiliriz bunları.
Bu tür yanlış uygulamaları ve mevcut mevzuata rağmen bilinen yanlışların yapılmasındaki “ısrarını” anlamak biraz zor aslında. Çünkü yanlış bilgi ve uygulama er geç anlaşılır ve doğrusu kişinin önüne konulur. Fakat mesele kervanın yolda düzelmesi değil, Millî Eğitim gibi bir kurumun bu tür yanlış uygulama içerisinde bulunup ve bu yanlış uygulamaların yıllarca yapılması ve yapılmasındaki “direnme”. Ayrıca kervanın yolda düzeltilmesi güzelde, ama eğer kervan her düzeldikten sonra tekrar bozulmayı kafasına koymuşsa bu çok kötü bir hastalığın habercisi olur. Çünkü Sendikalarımız Milli eğitimin kararlarını mahkemeler vasıtası ile düzelttikçe bakanlığımız ya mahkeme kararlarını uygulamaz veya mahkeme kararlarına uygun düzenlemeyi yıllarca bekleyerek yapmamayı seçerek geciktirir. Eşitlik, Adalet ve hakkaniyet ile hareket etmek hepimiz için gereklidir. Bu özellikleri Millî Eğitim Bakanlığının kendisinde daha fazla toplaması gerekir. Yukarıda yaptığımız alıntıda” Adaletin en çok bulunması gereken kurumda, adaletsiz, hukuksuz atamalar yapılmaktadır…..”(1)denilerek bu hususa dikkat çekmektedir. Çünkü biz insanları “eğitiyoruz”. Şayet Eşitlik, Adalet ve hakkaniyetin önemine inanmış bireyler olarak yetiştirmek istiyorsak, öncelikle bunları bizlerin uygulaması ve yaşaması gerekir. Her şeyin şeffaf olması topluma, örnek bir kurum ve saygınlıkta bir numara olması lazım. MEB mensubunun her zaman karşıdan saygınlık ve itibar görmesi lazım. Diğer kurum mensuplarının kendi kurumlarının duruşlarını ve işleyişini Milli Eğitim Bakanlığını örnek alarak oluşturmaları gerekir. Fakat şu anda kimsenin örnek almasını istemem. Âmâ Olsa olsa diğer kurumlar “yanlış yapanları gördükçe ders alıp doğru yapan kişi” gibi, Milli Eğitim de yapılan yanlışları gördükçe, Personel mağduriyetini gördükçe, Mali haklardaki yetersizlikleri gördükçe, Personelin istekleri karşısında kulakların kapandığını ve nasıl kulak ardı edildiğini gördükçe, Personelin maaş artışı talebinde bulunması karşısında “zaten az çalışıyorsunuz ”veya “yılda üç ay tatil yapıyorsunuz “ cevabı ile karşılanmalarını gördükçe, atama ve yerleştirmelerdeki yanlışları ve personel mağduriyetlerini gördükçe, bir personelin yıllarca yurdun ücra bir köşesine “ MAHKUM” kaldığını, nasıl tükendiğini ve verimsizleştiğini gördükçe, ”REFERANS ”yöntemi ile yapılan atamaların nasıl bir çürümeyi beraberinde getirdiğini gördükçe….(vs) umarım kendisine çekidüzen veriyor ve ders alıyorlardır. Şayet önemli olan “DERS” vermek ve örnek alınmak ise o zaman bu ders ve bu amaç gerçekleşmiştir demektir.
Bir ülke için “MİLLİ EĞİTİM” neyi ifade eder sorusunu bilmiyorum kaçımız kendisine sormuştur ve doğru cevabını bulmuştur.. Veya yönetici konumunda olanlarımızın kaçı kendisine sormuş ve cevabını bulmuştur. Ayrıca Soruyu şöylede sorabiliriz “MİLLİ EĞİTİM” bir ülkenin kalkınmasına, ilerlemesine, sağlığına, güvenliğine, ekonomisine ve geleceğine olan “KATMA DEĞER”i nedir? Eminim bu sorulara doğru cevap verdiğimiz an “MİLLİ EĞİTİM” in merkez ve taşra teşkilatı ile Eğitim ve Öğretim sınıfında çalışan öğretmenlerimize hak ettikleri değeri vermiş oluruz.



Selam ve dua ile…
Cüneyt AKKUŞ
Eğitim Yöneticisi

banner182
Son Güncelleme: 27.05.2013 08:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol