banner374
28 Kasım 2012 Çarşamba 16:50
MEB in Serbest Kıyafet Yanlışı-2

          Öğrencilere serbest kıyafet uygulamasını yanlış bulduğumuzu bu değişikliğin eğitim hayatına hiçbir getirisinin olmayacağını aksine kaybettireceğini söyleyebiliriz. Milli Eğitim Bakanlığı serbest kıyafet uygulamasıyla eğitimde başarıyı yakalayacağını, PISA sınavlarında bundan sonra ülkemizin Finlandiya'yı geçerek birinci olacağını mı sanmaktadır? Bu değişiklikle, Türk Eğitim Sisteminde yaşanan sorunlar mı düzelecektir? Öğretmenlerimizin motivasyonu mu artacaktır? Yoksa öğretmenlerimizin sıkıntıları mı çözülmüş olacaktır? Bu soruların cevapları bellidir ve hepside HAYIR'dır. Peki, öğretmenlerimiz de kılık kıyafet konusunda öğrencilerine verilen haklardan yararlanabilecekler midir? Tabi ki HAYIR; öğretmenlerimiz harfiyen kılık kıyafet kurallarına uyacaklardır. Çelişkiler yumağı bir serbestlik kısaca…

 

Yapılan değişiklikte bakın neler var:

          MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI OKUL ÖĞRENCİLERİNİN KILIK

VE KIYAFETLERİNE DAİR YÖNETMELİK

 

Kılık ve kıyafet sınırlamaları

MADDE 4 - (1) Öğrenciler;

ç) Vücut hatlarını belli eden şort, tayt gibi kıyafetler ile diz üstü etek, derin yırtmaçlı etek, kısa pantolon, kolsuz tişört ve kolsuz gömlek giyemez,

 

Yaptırımlar

MADDE 5 - (1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden ortaokul öğrencilerine 27/8/2003 tarihli ve 25212 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği; lise öğrencilerine 19/1/2007 tarihli ve 26408 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Ödül ve Disiplin Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

(2) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden okul yöneticileri hakkında ilgili disiplin hükümleri uygulanır.

 

 

            Yeni düzenleme diz üstü etek giyen kız öğrencilere ceza verileceğini belirtmekte, hem de disiplin yönetmeliğine(?) göre...  Bu değişikliği hazırlayan insanlar şuanda bile liselerdeki kız öğrencilerin çok büyük çoğunluğunun üniforma eteklerinin diz üstünde olduğunun farkında bile değil. Bu farkındalığa sahip olmayanlarca getirilen bir serbestlik ve eğitime getirisi. Ne denilebilir ki...

 

          Bu serbestlik sınırlarına(!) uyulmazsa ne yapılabilecek? Koca bir HİÇ tabi ki… Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları; okullar da disiplin kurallarının geçerliliğini de; bu uygulamayla beraber yaşanacak sıkıntıları da bizden iyi bilmektedirler. Bu düzenlemeye aykırı hareket eden sadece bir kesime ceza verilebilir oda eğitimcilerimiz. Zaten ilgili düzenlemenin yukarıda belirttiğimiz maddesiyle Milli Eğitim Bakanlığı eğitimcilerimize aba altından sopayı da göstermiştir. Bir garip cümle, nerden tutarsanız tutun elde kalıyor ve Milli Eğitim Bakanlığının eğitimcilerimize bakış açısını yansıtıyor.

 

          Bu uygulamanın hayata geçmesi ile lisede okuyan genç kızlarımızın ve delikanlılarımızın öğrenci oldukları belli olmayacaktır. Bunun sonuçlarının vahametini ise burada saymak dahi istemiyorum. Aklı ve vicdanı olan her anne, baba ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır.  Bu uygulama ile çocuklarımız marka ve gösteriş yarışına girecek, fakir ve zengin ikilemi artacak, öğrencilerin psikolojisi bu olaylar ve maddi ayrım yüzünden bozulacaktır. Okulların sıfır olan güvenliği eksi değerlere düşecek, balici bir kişiyle öğrenci ayırımı yapılamayacaktır. Serbest kıyafetin getireceği sıkıntılar saymakla bitmez. Milli Eğitim Bakanlığı şekilcilikle uğraşacağına eğitimin sorunlarını çözmeye çalışmalıdır. Örnek verecek olursak 4+4+4 sistemiyle gece 19.00 da dersten çıkmak zorunda kalan 66 aylık çocukların gece yarısı, derslik sayılarının azlığı, 50 kişilik sınıflar, eğitim sisteminin baş aktörü öğretmenlerimizin maddi ve manevi sorunları gibi...  Bunlar çözülmeden eğitim sistemine hiçbir getirisi olmayacak aksine zararı olacak serbest kıyafet uygulaması neden getirilir ki? Küstürülen öğretmenler, serbest kıyafet kaosuyla eğitim veremez hale dönüşen okullar, veli- öğrenci çatışmaları, zengin fakir uçurumunun artırılması vb. gibi sorunlar eğitim sistemimizi bitirme noktasına getirecektir. Bu durumda ise kaybeden Türkiye olacaktır. Eğitim bir ülkenin geleceğinin en önemli politikasıdır ve olmak zorundadır. Bugünkü öğrenciler 10 yıl sonra bu ülkede öğretmen,doktor,hakim,memur,siyasetçi olacaklardır ve bu bireylerin iyi yetiştirilmesi ve yetişmesinin sağlanması bugünün büyüklerinin sorumluluğudur. eğitimde her şeyden önce Türkiye'nin geleceği düşünülmelidir.

 

          Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarına ve özellikle Sayın Ömer DİNÇER beye son kez bu uygulamadan vazgeçin diyoruz. Bu tür uygulamaların eğitim sistemine bir yararının olmayacağı açıktır. Gelin işe bu tür sorunlarla değil de, eğitim sisteminin yıllanmış sorunlarını çözmekle başlayın. Olmaz mı?

 

                                                                                                                   

                                                                                                                      Manas Kağan

                                                                                                          [email protected]

 

 

 

 

 

 

 

 


banner182
Son Güncelleme: 28.11.2012 16:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
haklısınız 4 yıl önce

Sayın Kağan tebrik ediyorum aynen dediklerinize katılıyorum