banner374
18 Mart 2014 Salı 11:55
MEB KENDİ KENDİSİNİ YENİLEYECEKTİR
 Herkes derin bir sessizliğe gömülmüş. MEB'deki revizyonun seyrini ve sonuçlarını bekliyor. Malum, MEB yasa tasarısı ilk etapta TBMM ilgili komisyonundan, ardından TBMM genel kurulundan ve en sonunda Cumhurbaşkanlığı makamından geçti. Nihayetinde Resmi Gazetede yayınlanarak, yürürlüğe girdi. Söz konusu yasanın, Resmi Gazetede yayınının peşi sıra muhtelif il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine atamalar oldu. Bu atamalar ile bazı bürokratlar başka yerlerde görevlerine devam ederken, bazılarının da o görevlerle tamamen ilişiği kesildi. Kamuoyunun aklında, hem merkezi hem taşra birimlerindeki üst düzey görevlerdeki revizyonun ardından şu sorular hasıl oldu:
 
1- Bu revizyon nereye kadar uzanacak? 
 
2- Revizyon ihtiyacının perde arkasında neler var?
 
3- Eğitim paydaşlarına, bu revizyonların tesiri nasıl olacak?
 
4- MEB'in atamalarına karşı eğitim camiasında oluşacak çeşitli algılar nelerdir?
 
Yukarıdaki sorular üzerinden bu konuya dair düşüncelerimi siz değerli eğitimcilerle paylaşmak istiyorum. 
 
1- MEB'in revizyonunun taşradaki tüm birimlere uzanacağı aşikardır. Fakat, yerel seçim sonucu ile MEB'in vereceği reaksiyonun göbek bağı vardır. Yerel seçim sonucunun hükümet cenahı tarafından istendik olması durumunda, revizyonun ve değişimin alt katmanları da etkisi altına alacağını düşünüyorum. Özellikle, okullara atanacak olan yöneticiler üzerinden öğretmenlere baskı uygulanacağını öngörüyorum. Son yıllarda MOBBİNG vakalarındaki artışta, aslında hadisenin seyrinin bu yönlü dallanıp budaklanacağını göstermektedir.
 
2- Malumunuzdur ki, son yıllarda MEB'deki kadrolaşmayı sağır sultan bile duydu. Tıpkı emniyetteki kadrolaşmaya benzer bir kadrolaşmada MEB'in merkezi ve taşra birimlerinde oldu. Emniyetin, çeşitli atama ve görevden alma ile bu kadroları sıfırlama yöntemi, malum yasanın getirdikleri ile MEB'e uyarlanmak istenmektedir. Muhtemeldir ki, MEB'deki malum kadroların sıfırlanması beraberinde bizden olmayanları külliyen silip süpürmeye doğru gidebilir. Adalet kılıfına bürümek için fikri, sendikal bakımlardan da ilgililerin durumları gözden geçirilip, revizyon gerçekleştirilebilir ve olasılıktır ki yaşın yanında kuru da yanabilir. Bilinmelidir ki, malum kadroların tasfiyesi, ne şiş yansın ne kebap noktasında olmayacaktır. Keskin bir ayrım neticesinde ortaya konulacaktır.
 
3- Tamamen siyasi noktadan hareketle yapılacak olan kadro yenilenmesi, liyakatı ve ehliyeti dikkate almayacağı için hem merkezi hem taşra birimlerindeki işlerin aksamasına, arap saçına dönüşmesine neden olabilir. Böylelikle MEB, yeni yetme bakanlık halini alabilir. Zaten, hataların, eksiklerin bol olduğu bir bakanlıkta, bu dönüşüm ile MEB'de hatadan, eksiklikten geçilmeyecektir. 4+4+4 ile darmadağınık olan okullar, bir darmadağınık sürecine daha girecektir. Öğrenciler, heder olacaklardır. Veliler ise çıldıracaklardır. Eğitimin manidarlığından çok muamması konuşulacaktır. Hizmette devamlılık nasıl sağlanacak bu ise apayrı bir konudur ve üzerinde konuşulması gerekir.
 
4- Eğitim camiasında, herkesin korku,tedirginlik, şüphe gibi eğitimcilerin eğitim motivasyonlarını düşürecek olan hislere kapıldığını görmekteyiz. Fikrimden, zikrimden, sendikamdan dolayı ağzımla kuş tutsam nafile düşüncesi yöneticilerde hakimdir. Bu düşünce ise yöneticileri ilerisi için öğrenilmiş çaresizliğe sürüklemektedir. Malum Sen'in ise yöneticilere bize üye ol görev süren uzasın diyerek bu yasayı üye çekme aracı olarak kullandığını, bu yönlü propoganda yaptığını duymaktayız. Yasa, bu yönlü de suistimala açıktır. Yiğidi öldür hakkını ver döneminden, yiğit senden değilse öldür gitsin dönemi başlamıştır. Ayrıca, MEB öğretmenleri atayacağı yöneticiler üzerinden hizalayacaktır. Huyuma suyuma gitmiyor diyerek belki de kapıyı gösterecektir. Bunların işaretlerini her dönem aldık aslında. Son şura toplantısında bile... Öğretmenlere mobbingin bini bir para olacak. Bayrak törenleri askeri içtimaları havasında olacak. Askeri yöntemlerle öğretmenlere yaklaşılacak. Öğretmenlerin de buna bağlı olarak öğrenciye yaklaşımı da böyle olacak. BU YÖNTEMLERLE KISKACA ALINMIŞ YÖNETİCİ, ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ ULUSLARARASI VE ULUSAL PLATFORMLARDA ÜLKEMİZİ VE OKULLARINI NASIL İHYA EDECEK O DA AYRI BİR TARTIŞMA KONUSUDUR. 
 
Sonuç olarak, malum yasa ile resmiyette MEB sıfırlanmıştır, fiili olarak da sıfırdan MEB KENDİ KENDİSİNİ , adeta derisini yeniler gibi yenileyecektir. Aslında, bu noktaya malum senin MEB'in her işine sessiz kalarak evet (Zımnen) deyişi ile geldik, bu noktaya gelineceğinin emarelerini gören sendikalar ise camiayı bir potada buluşturamadı, oluşan küçük tepkiler MEB'i daha da yüreklendirdi, halbuki tepkiler büyük olmuş olsa idi MEB kılı kırk yaracağından bu noktaya gelinmeyebilirdi. Bir olup palazlanmamanın faturasıdır bu aslında tüm eğitimciler için. Şimdi, katlanma vakti... Hiyerarşinin üstlerinden an altına kadar herkesin katlanma vakti... 
 
AMA BİR ŞEYİN DAHA VAKTİ GELMİŞTİR:
 
BİR OLMANIN, İRİ OLMANIN, DİRİ OLMANIN DA AYRICA VAKTİ GELMİŞTİR... 
 
 
Kaynak: Yahya ASLAN
banner182
Son Güncelleme: 18.03.2014 11:56
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
hesap 3 yıl önce

allahın hesabı çetindir