banner374
13 Kasım 2012 Salı 23:40
Meb Mehter Takımı Gibi
 Bazen bir söz bin sözden daha açıklayıcıdır meramı. O yüzden olsa gerek “ pir söz” ifadesi kullanılır böyle durumlarda. “Ayıkla pirincin taşını” tam da tarife uygun bir ifadedir. “Kaş yapayım derken göz çıkarmak” sözünü de sayabiliriz mesela. Bütün bunları niye anlatıyorum diyen çıkabilir elbette.

Milli Eğitim Bakanlığı ne yazık ki uzunca bir süredir mehter takımı gibi iki ileri bir geri gidercesine sorunlara çözüm üretirken ortaya koyduğu çözümlerle yeni sorunlar üretiyor. Bir çırpıda aklınıza getirdiğiniz konulara ilişkin tezinizi belgeleyen örnekler bulabilirsiniz. Mesela, bize göre dört dörtlük bir model olan yeni eğitim sistemi alt yapı ve planlama eksiği hesap edilmeden yürürlüğe konduğu için Bakanlıkça üretilen norm kadro fazlası sorununa çözüm olsun diye Alan Değişikliği formülünü ortaya koydu. Eğitimde nitelik ve kaliteyi hedefleyen Bakanlığın çözüm üreteyim derken yeni sorunlara neden olma lüksünün olmaması gerekirdi.

Neyi ne zaman yapacağını bilmek o işi yapmak kadar önemlidir. “Dimyata Pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” sözü herhalde böyle durumlarda hatırlanmalıdır. Yıllarca kendi alanı dışında çalışan sınıf öğretmenlerini kendi alanlarında öğretmen olma taleplerine kulak tıkamak doğru değildi elbet. Ancak bu imkanı doğru zamanda ve doğru usulle veremeyince kimisini yöneticilikten etmek, kimisini zaten müktesebatında olan ortaokula tekabül eden branşa(Biyoloji mezunlarına Fen ve Teknoloji gibi) geçememek ve daha bir çok yeni sorunların çıkması kaçınılmaz oldu. Yan alan gibi her sınıf öğretmenini kuşatmayan bir yola gerek kalmayacaktı belki Sendikalarla istişare edilseydi.

Mecelle’ de bir kural vardır;Zaruretler kabahatleri ibahe eder.” Doğrusu MEB’in bu uygulamasını bu kapsamda değerlendirebilirdik zamanlama hatası yapılmasaydı. Zararın neresinden dönülürse kardır düşüncesiyle sıkıntıyı en aza indirebilme adına atanma talebinden vazgeçenlerin başvurularının kabul edilmesi ve yönetici olup ta kendi uhdesinde fiziki ve hukuki sorumluluğu olan bir çok yöneticinin haksız yere kaybolan haklarının iade edilmesini istedik. Fakat Bakanlık toptancı davrandı ve taleplerin hepsine olumsuz cevap verdi. Mahkemelere gereksiz iş yükü ve devlete lüzumsuz fatura anlamına gelen bu garabet ne hikmetse düzeltilmedi Bakanlıkça. Dedik ya iki ileriden sonra bir geri lazımdı.


Biz daha alan değişikliğinin açtığı sıkıntıları sindirememişken bir başkası geldi. Anadolu Liselerine Öğretmen Atama(ma!). Başlangıçta biz uyarmıştık TES ve Eğitim Sen tarafından açılan mahkemenin gerekçesini ortadan kaldırmak için gerekçesi olmayan sınav yapılmamalı diye. Ancak yine kifayet etmemiş olmalı ki onca uyarıya rağmen yeni sıkıntı ve hukuki süreçlere gebe atama takvimi ilan edildi. “Bir delikten bir kere ısırılabilir” tamam da her seferinde hata yapmak nasıl izah edilebilir. Hikmet mademki bizim yitiğimiz, öyleyse neden istişare gibi rahmetin kapısı bir yol varken hep kapalı devre ve “biz biliyoruz” edasıyla hareket ediliyor. Biz demiyoruz ki Bakanlık bilmiyor. Ancak şurası da kesin ki hata kusurdur ısrarı ise bir başka şeydir.

“Kaş yapayım derken göz çıkarmak” kabilinden bu kuru inatlar daha çok kere “Ayıkla pirincin taşını” durumlarını hatırlatacak gibi gözüküyor. Bizden uyarması..

İdris ŞEKERCİ/Eğitim Bir Sen İstanbul 6 Nolu Şube Başkanı
banner182
Son Güncelleme: 13.11.2012 23:40
Anahtar Kelimeler:
meb mehter takımı gibi
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol