banner374
24 Ağustos 2012 Cuma 03:18
MEB özür grubunda yanlış yolda…
 
 

 

Şöyle örnek verelim: Birinci aşamada kişiler özürlerinin bulunduğu ilçeyi seçmektedirler. Bu ilçede A okulunda Tarih alanında boş kadro bulunmadığı halde burada bulunan bir Tarih öğretmeni yer değiştirme istemişse ikinci aşamada bu kadro muhtemel boşalacak kadro olarak tanımlanabilmekte ve öğretmen burayı tercih edip buradaki öğretmen ayrıldığı taktirde atama yapılabilmektedir.

 

Buraya kadar bir sorun yok.

 

MEB bu uygulamada norm kadro fazlalığını göz önüne almamıştır.

 

Hemen örnekle açıklayalım:

 

V. lisesinde Matematik alanında 5 kadro varken 6 öğretmen vardır. Yani bir fazlalık söz konusudur. Bu okuldan bir Matematik öğretmeni özür grubunda birinci aşamada tercihte bulunmuştur. Bu öğretmenin kadrosu sisteme muhtemelen boşalacak kadrolarda göstermiştir.

 

Bu durumda bu okuldaki öğretmen özür durumundan ayrılırsa buraya atama yapılacaktır. Atama ile öğretmen geldiğinde okulda bulunan bir öğretmen norm kadro fazlası durumuna düşecektir.

 

Bu fazlalık sonradan gelen de olabilir o okulda bulunan kadrolu öğretmen de. Çünkü fazlalık durumunda hizmet puanına bakılacaktır.

 

MEB Özür Grubunda Anadolu Liselerinde de şaşırtıyor.

 

MEB tercih listesinde yaptığı açıklama aynen şöyledir.

 

( 0 ) Sınavla geçiş gerektirmeyen eğitim kurumları (Yönetmelik gereği Anadolu Liseleri dahil)

 

( 1 ) Anadolu Lisesi, Fen Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi türündeki eğitim kurumları

 

( 2 ) Sınavla geçiş yapılabilen Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, Spor Lisesi türündeki eğitim kurumları

 

( 3 ) Sınavla geçiş yapılabilen Bilim Sanat Merkezi (BİLSEM) türündeki eğitim kurumları

 

“( 0 ) Sınavla geçiş gerektirmeyen eğitim kurumları (Yönetmelik gereği Anadolu Liseleri dahil)” bu ifadeden bizim anladığımız tüm Anadolu liseleridir. Fakat bakanlık böyle anlamamaktadır.

 

Çünkü;

 

“( 1 ) Anadolu Lisesi, Fen Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi türündeki eğitim kurumları” tanımlamasında da Anadolu Lisesi vardır.

 

Şimdi bakanlığa soruyoruz Anadolu Liseleri sınava dayalı atamaya mı tabii yoksa sınavsız atamaya mı? Tabi. Yani ( 0 ) grubunda mı ( 1) grubunda mı?

 

Listelere bakıp cevap bulmaya çalışalım.

 

Baktığımızda bazı Anadolu liselerinin ( 0) yani sınavsız, bazılarının ise (1) yani sınavlı kategoride olduklarını gördük.

 

Detaya inip bir sonuç bulmaya çalıştık ve tezler üretmeye başladık:

 

1- Herhalde bazı okullar yeni dönüştüğü için eski (Genel Lise) öğrencileri de var olduğundan genel lise kategorisinde değerlendirilmiştir. Bu tezimiz yanlış çıktı çünkü Anadolu Lisesi olarak eğitime başlayan hiç genel lise öğrencisi almayan Güngören Anadolu Lisesi (0) kategorisinde iken, dönüşerek Anadolu Lisesi olan Amiral Vehbi Ziya Dümer Anadolu Lisesi yada Florya Tevfik Ercan Anadolu Lisesi (1 ) yani sınavlı kategoride gösterilmişti.

 

2- Sınavsız öğretmeni bulunan Anadolu Liseleri (0) sınavsızdır dedik o da olmadı çünkü Nişantaşı Nuri Akın Anadolu Lisesi’nde sınavsız atama yapılan öğretmen olduğunu biliyorduk. Bu okul listelerde (1) yani sınavlı kategoride gösterilmiştir.

 

Sürece de bir göz atalım:

 

Bakanlık il içi yer değiştirmelerde hiçbir Anadolu Lisesini, Anadolu Lisesi öğretmeni olmayanlara açmazken, İller arası ve Özür grubunda bazı okulları açıp bazılarını açmadı.

 

Şimdi şöyle düşünün;

 

Genel Lise Öğretmeni olan Mehmet Öğretmenin puanı 300’dür. Bu öğretmenimiz Bağcılar Barbaros Anadolu Lisesini İl içinde tercih dahi edememiştir. Şimdi bu okula Özür grubunda başka bir ilde yada aynı ilde bulunan belki de 30 puanlı bir öğretmen atanabilecek. Mantık Ahmet öğretmeni ata onun boşalttığı kuruma da özür grubundan atama yap der. Ama nafile.

 

İsteğe bağlıda farklı uygulama, özür de farklı. Yani bu ne perhiz bu ne lahana turşusu…

 

Başka bir tez aklımıza dahi gelmedi. Biz bakanlığın bu bulmacayı nasıl çözeceğini merak ediyoruz.

 

MEB bu konuyu her defasında daha içinden çıkılmaz hale sokmuştur.

 

KHK’da İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün görev tanımında “a) Bakanlığın insan gücü politikası ve planlaması ile insan kaynakları sisteminin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapmak”

 

Hükmü yer almaktadır. Gelinen noktada sınav kazanan onbinlere en küçük açıklamayı dahi yapamayanların yönetimindeki İKGM’nün bu görevi ifa etmesi bir yana var olan kaynakları dahi bıktıracağı yani verimli kullanamayacağı açıktır.

 

NOT: Yukarıda belirttiğimiz kurumlar ve konular gerçek olup anlaşılır olması açısından kurum ismi verilmiştir. Örnekleri çoğaltmak mümkündür.

 

Saygılarımla…

 

Maksut BALMUK

 

Eğitim Yöneticisi

banner182
Son Güncelleme: 24.08.2012 03:18
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol