banner374
27 Mart 2013 Çarşamba 10:05
MEB Taşra Teşkilatının Disiplin İşlerinde Hukuki Zaaf Var
 Son yıla kadar Milli Eğitim Bakanlığı mevzuat bankası diğer bakanlıklara örnek teşkil edecek bir durumdaydı. Aranılan bütün mevzuatları tek tek, yayımlandığı ve geçirdiği bütün değişikliklerle birlikte bulmak mümkündü. Mülga edilmişse yasal dayanağı mutlaka yazılmıştı. Son yıl içerisinde ise darmadağın oldular. Yasal dayanağı mülga olduğu için yasal dayanaktan yoksun yönetmelikler, aynı şekilde mülga duruma düşen yönergelerden dolayı dayanaksız kalan ve yapılması zorunlu olan işlemler bulunmaktadır. Bunlar elbette önemlidir. Fakat daha önemli olan ve Kurumun adalet uygulamalarını oluşturan Disiplin konusu ise ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü bir özel öğretim kurumunda adaylık kaldırılmasını ve disiplin işlemlerini düzenleyen Yönerge mülga olmuştur. Fakat adaylık kaldırma işlemleri devam etmektedir. İtiraz olmadığı sürece sorun da edilmemektedir. Yine aynı şekilde özel öğretimin disiplin uygulamaları da aynı şekildedir. Fakat yargıya intikal eden bir durum olduğunda yapılan iş ve işlemleri hukuken savunmak mümkün değildir.



Bir Dağınıklık ve Bir Dayanaksızlık Var

Disiplin mevzuatının dağınıklığından daha önce de bahsetmiştik. Bu dağınıklık iyi çalışan bir sistemle aşılabilmektedir. Yani bir inceleme/soruşturma açılıp, raporlanıp uygulanmasına kadar hukuki sorun olmadan işleyebilmektedir. 

Fakat genellikle biz bu yoldan yani dağınıklıktan gitmiyor dayanaksızlığı tercih ediyoruz. Bütün iş ve işlemleri yasal dayanağı olmayan Eğitim Denetmenleri Başkanlıkları Yönetmeliğine göre yapmaya çalışıyoruz. Usulsüz başlıyor, raporlanıp ilgili birime geliyor. Uygulanması sırasında dağınık mevzuatı uygulamaya çalışıyoruz. Fakat başlangıç ve gelişmedeki işler dayanaksız yapıldığı için sonuçtaki uygulamada hukukilikten yoksun kalmaktadır.



Bir Disiplin İnceleme - Soruşturmasının Başlatılması Meselesi

657 sayılı Kanun, Devlet Memurlarının Şikayet Ve Müracaatları Hakkında Yönetmelik, Disiplin Kurulları Ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik ve MEB Disiplin Amirleri Yönetmeliğinden örnekler vermiş; displin iş ve işlemlerinin sıralı disiplin amirleri tarafından yaptırılması gerektiğini ortaya koymuştuk. 

Eğitim denetmenleri başkanının eğitim denetmenleri başkanlığı personeli dışında disiplin amirliği sıfatının olmadığını, dolayısıyla da disiplin amiri olmayan bir kişinin inceleme, soruşturma veya ön inceleme olurlarına hukuken imza atamayacağını, teklif edemeyeceğini, Eğitim Denetmenleri Başkanı’nın kendisine ulaşan her hangi bir konuda karar vererek ön inceleme, inceleme veya soruşturma başlatmaya yetkisi ve görevinin bulunmadığını yasal dayanaklarıyla ispat edip; böyle bir işlemin görev dışı suçlara gireceğine dikkat çekmiştik.

Fakat Mardin ilindeki eğitim denetmenleri başkanı MEB Eğitim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği’nin kendilerine bu yetkiyi verdiğini ve tüm illerde böyle uygulandığında ısrar etmektedir. Bunun üzerine konuyu kısaca izah ederek bilgi edinme kapsamında MEB’e sordum.



Cevap Çok Düşündürücüdür 

07 Mart 2013 Perşembe günlü Cevap Metni : 


“740344 sayılı başvurunuz incelenmiştir.


İl Eğitim Denetmenleri başkanının görevleri MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM MÜFETTİŞLERİ BAŞKANLIKLARI YÖNETMELİĞİ'nde belirtilmektedir.

Bilgilerinizi rica ederim.”



MEB, Cevap Verirken Yasal Dayanağı Olmayan Bir Yönetmeliğe Atıfta Bulunmuştu

MEB Eğitim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği’nin yasal dayanağı 3.maddesinde belirtildiği gibi 3797 sayılı Kanunun 53.maddesidir ki;14.09.2011 tarih ve 28054 sayılı Resmi Gazatede ayımlanan 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 44.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Yani MEB, bize, disiplin gibi son derece ciddi ve tutarlı olması gereken bir konuda yasal dayanağı olmayan bir mevzuata göre işlem yapılmasını yazmaktadır.



MEB Eğitim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği, yürürlükte olsa bile;

“Müfettiş ve müfettiş yardımcılarının görev ve yetkileri” başlığı altındaki 55/1-a) maddesinde; “Başkanın önerisi, il millî eğitim müdürünün uygun görüşü ve valinin onayı ile yapılacak görevlendirmeler çerçevesinde 54 üncü maddede belirtilen kurumlarda; rehberlik, iş başında yetiştirme; teftiş, denetim, değerlendirme, araştırma, inceleme, soruşturma ve benzeri konulara yönelik çalışmaları yürütmek” olarak belirtilmektedir.



“Görev emirleri” başlığı altındaki 56/1) maddesinde müfettiş ve müfettiş yardımcılarına inceleme, araştırma, soruşturma ve ön incelemelere yönelik görevler, bu konulara ilişkin alınacak onaylara dayalı olarak verilir” şeklindedir.



Yani görev ve yetkilerindeki iş ve işlemleri yapabilmeleri için 55/1-a) maddesinde belirtildiği şekilde “Başkanın önerisi, il millî eğitim müdürünün uygun görüşü ve valinin onayı ile görevlendirilmesi gerektiği yazılıdır. Görev alanlarına giren konularda bu konulara ilişkin alınacak onaylara dayalı olarak verileceği 56/1) maddesinde belirtilmiştir. Bu da disiplin soruşturması açtırılması ile ilgili olmayıp; konusuna göre açtırılmış bir soruşturmayı onaylarına dayalı olarak yürütme göreviyle ilgilidir. Yasal dayanaktan yoksun bu Yönetmeliğe göre eğitim denetmenleri ve denetmen yardımcılarının yaptıkları iş ve işlemler de hukuken geçerli değildir. 

Bu mevzuat çerçevesinde eğitim denetmenleri başkanının bıraktık disiplin işlemlerini; sadece bunun bir aşaması olan inceleme soruşturma işlemlerinin eğitim denetmenlerince yapmaları için görevlendirme olurunu başlatması bile tartışmalı hale gelmiştir.

Sonuç olarak; MEB, taşraya yasal dayanağı olmayan yönetmeliklere göre işlem yapma önerisinde bulunma yerine yönetmelik, yönerge ve diğer mevzuatı bir an önce hukuki olarak düzenlemelidir. 



Ali COŞKUNER

Eğitim Yöneticisi

kamugazetesi

banner182
Son Güncelleme: 27.03.2013 10:05
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol