banner374
24 Haziran 2013 Pazartesi 09:02
Meb Zaman Yönetimi Konusuna Önem Vermeli
  Milli   eğitim  bakanlığında da  zaman   yönetimi   konusunda  zaaflar görüyoruz. Yıllardır yapılan

 

uygulamalar   zamanı  gelip geçmesine rağmen bu yıl her şey gecikti.28 şubat  2013 'de  yayımlanan

 

Yönetici  atama  ve   yer   değiştirme   yönetmeliği  kamuoyu tarafından şiddetle eleştirilince  ve   hatta

 

“ölü,  yönetici  atamama  yönetmeliği ” biçiminde adlandırılınca bakanında değişimiyle  birlikte  yeni

 

bir yönetmelik çalışmasına geçildi. Henüz taslağı yeni yayınlanabilen ve şimdilerde kamuoyunda

 

tartışılan yönetmeliğin yayınlanması da zaman alacağa benziyor. Benim şahsi görüşüm

 

yönetmelik taslağı konusunda yapılan yorumlarda genellikle kişilerin kendi konumlarına göre görüş

 

belirttikleridir. Asıl konuşulması gerekenler hep unutuluyor. Bu konuda en büyük sıkıntı derse

 

girme olayı ve yöneticiliğin ikinci görev olarak tanımlanmasıdır. Meclise sunulan torba kanunda da

 

bu iki konu gündeme alınmamıştır. Bakanlık büyük resmi görmeli yöneticileri rahatlatmalıdır.

 

Öğrencilerin tatile girmesiyle birlikte okul dönüşümlerine bağlı atamalar yapıldı. Bu

 

atamalara göre norm fazlası olabilecek öğretmenlerin olduğu bir gerçek. Bu öğretmenler isteğe

 

bağlı atamalarda yer değişikliği talep edecek. Haziranın sonuna geldiğimiz bu günlerde il içi, il

 

dışı, alan değişikliği atamaları bu yıl oldukça gecikti. Bunlara yönetici atama, özür atamaları ve ilk

 

atamaları da eklediğimiz de önümüzde çok dar bir zaman var. Birde bütün bu atamaların yanında

 

taşra yönetici rotasyonunun ağustos ayında yapılacağı açıklandı. Atama döneminin bilinmesine

 

rağmen gerekli çalışmaların gecikmesini nasıl anlamak gerekiyor? Yoksa bakanlıkta işler kişilerin

 

inisiyatifine bağlı olarak mı yapılıyor. Müsteşar değişikliği yapan bakanlığın işleri neden

 

zamanında yapılmıyor? İşlerin yoluna girmesi için yeni gelen kişi bekleniyor. Bu durumda at

 

sahibine göre kişner sözü aklımıza geliyor. Kültürümüzde lider merkezcilik var. Ancak lidere göre

 

değişen uygulamalar yerine, ülkü ve ideal birlikteliği de mevcut.Bizim bakanlığımız bu

 

gerçeklerden oldukça uzaklaşmış durumda.

 

Öğretmenler 1 temmuzda yaz tatiline çıkıyor. Çoğunun atamaların ne zaman yapılacağı ve

 

durumlarının ne olacağı konusunda kafası karışık. Muhtemel il içi ve il dışı atamalar temmuzda

 

yapılacak. Öğretim yılı başında alan değişikliği yapan ve yeni alanında verimli olmayanlar için geri

 

dönüş hakkı tanınacağı açıklandı. Fakat kontenjan ve zaman konusunda bir açıklama yok. Tüm

 

bu belirsizlikler eğitimcileri germekte hatta tatilinin tadını kaçırmaktadır. Öğretim yılı boyunca başta

 

okul dönüşümleri olmak üzere bir çok konuda tedirgin olan öğretmenlerin tatile çıkacakları bu

 

günlerde de belirsizliklerin yaşanması zamanı yönetmede aciz kalan ve kişilere göre değişen

 

uygulamaların bakanlığımızın yakasını bırakmamasından kaynaklanıyor. En önemli kaynağın

 

insan kaynağı olduğu gerçeğinden hareketle; hem insanı en güzel biçimde yetiştirme misyonunu

 

üstlenmiş hem de bunu öğretmenleri ile yapacak bir bakanlığın hata yapma lüksü yoktur.

 

Son bir eleştiri de ilkokul ve ortaokullardaki ders saatlerinin öğrencilerin gelişimlerine uygun

 

olmadığı sürelerin fazla olduğu gerçeğidir. Sonuç öğrenci içinde öğretmen içinde verimli olmaz.

 

ilkokullarda 25 saat, ortaokullarda 30 saat haftalık ders saati yeterlidir. Bunların dışında

 

isteyenlere ders dışı sosyal çalışmalar yaptırılabilir.

banner182
Son Güncelleme: 24.06.2013 09:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol