banner374
03 Eylül 2012 Pazartesi 04:13
MEB'de Düzeltilmesi Gereken Sorunlar
 
Her eline çekiç alan, karşısındakileri çivi olarak görmemeli. Görmelerine izin verilmemeli.

 

Bazı çevrelerden aldığı destekle kendilerini çok güçlü görenler keyfine göre takılmaya başladı. Kanunları kast ederek “bunlara mı uyacağım! Ayet değil; hadis değil…” diyenlerin sayıları umarım artmaz.

 

Kolay Ceza Veriliyor

 Devlet hizmetlerinin tam ve zamanında yapılması esastır. Bunu sağlamak için gerekli tedbirler alınır. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre mevzuatta yazılı disiplin cezalarından birisi verilir. Ahmet’e ayrı, Mehmet’e farklı olarak da uygulanamaz. Çünkü Devlet memurlarının uygulamayı isteme hakkı vardır.

 

Anayasa İhlalleri

Anayasamızın 10. Maddesinde Kanun önünde eşitlik düzenlenmiştir. Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

            Fakat bir ilin çevre ve şehircilik müdürüne vereceğiniz bir ön inceleme görevini Anayasanın bu maddesini çiğnemeden yaptığını göremiyorsak; biz bir yanlışı düzeltelim derken daha büyük bir yanlış yapıyoruz demektir.

            İl Milli Eğitim Disiplin Kuruluna gelen itirazların sahibinin hangi sendikanın üyesi olduğuna bağlı olarak karar etkileniyorsa Anayasamız bu Kurul tarafından bir kez daha çiğnenmiş oluyor demektir.

 

Disiplin Soruşturmaları Amacından Sapıyor

Cezalandırma bir amaç değil; Kamu hizmetlerinin tam ve zamanında yapılmasını sağlamaya yönelik bir araçtır. Disiplin cezalarının neler olduğu da ilgili kanunlarda yazılıdır.

Her soruşturmanın bir de idari boyutu vardır. Fakat sadece disiplin soruşturma oluru alınan bir olayda düzenlenen raporda idari teklif getirilmesi hukuki değildir. İdari teklifin amacı Kamu yararı ve hizmetin gereğini sağlamaktır. Yani soruşturduğumuz olayda geçen kişilerin hizmette verimliliğini arttıracak ya da Kamu yararı oluşturacak bir durum tespit edilmesi halinde o yönde de teklif getirilmesi gereklidir.

 

Soruşturmalar Mümkün Olduğunca Şeffaf Yapılmalı

Yapılan soruşturmanın sonucunda şikayetçiye, haklarında tecziye teklifi getirilmemiş kişilere de sonuçtan bazı illerde bilgi verilirken, bazılarında verilmemektedir. Buna bir standart getirilmeli. Böylece uygulamada birlik sağlanmalı ve keyfilik önlenmelidir.  

 

Soruşturmacının Teklifinin Değerlendirilmesi

Soruşturmacının ne teklif ettiği önemlidir. Fakat mutlak değildir. Çünkü bir araştırma yapmış ve olayı aydınlatmaya çalışmıştır. Disiplin cezası teklifi getirilmişse değerlendirmesi disiplin amirleri tarafından yapılmalıdır.

İdari teklifler ise atamaya yetkili amirleri ilgilendirmektedir.

 

İdari Soruşturmalarda Verimlilik Esas Alınmalı

İdari işlemlerde personelin cezalandırılması değil; hizmetin gereği ve Kamu yararı gözetilerek en verimli olacakları  şekilde değerlendirmeye alınması esastır.

 

Kötü Örnekler

1-Kendisine verilen soruşturmayı kasten birilerini kayırma ve diğerlerinin zararına sonuçlandıran bir eğitim denetmeninin bu fiili sübuta ermiş olduğundan disiplin cezası verilmiş ve bir ilin bir köyüne sınıf öğretmeni olarak atanmıştır.

Burada bir yanlışı düzeltelim derken başka bir yanlış yapılmıştır. Çünkü; suç işleyen eğitim denetmenine tecziye olarak disiplin cezası verilmiş ve cezalandırma olayı bitmiştir. Eğitim denetmenliğini yapamadığı tespit edilmeden; sınıf öğretmenliğini daha iyi yapacağı yönünde bir argüman ortaya konulmadan sadece bu görevinde disiplin suçu işlemesi nedeniyle bu yönde idari bir teklif getirilmiş olması nedeniyle işlem Yargı tarafından bozulmuştur.

2- A ilinin Milli Eğitim Müdür Yardımcısı, B ilindeki bir okula öğretmen olarak atanmıştır ki çok büyük bir hatadır. Ben bugüne kadar Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfından birinin soruşturma sonucu görevinden alınarak başka bir sınıfa atandığına şahit olmadım. Ama Genel İdare Hizmetleri Sınıfından kimselerin hukuka aykırı olarak Eğitim Ve Öğretim Hizmetleri Sınıfına geçirildiğine çok kere şahit oldum. Halbuki hiçbir muhakkik hukuken böyle bir sınıf değişikliği teklifi getiremez. Bu konuda hiçbir yasal düzenleme yoktur. Fakat Milli Eğitimde ölçüsüzlük buna da imkan vermektedir.

 

3- Okul yöneticilerinin idarecilik görevlerinin üzerlerinden alınarak öğretmenliğe döndürülmeleri zaten sıradan vakalardır. Burada öğretmenin asli görevinin öğretmenlik olması ve ikinci görev kapsamında idarecilik yapıyor olmaları ve Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı içerisinde geçmesi idari görevden alınmalarını kolaylaştırmaktadır. Fakat yine de 8-10 yıldır okul müdür yardımcılığı yapmakta olan birinin bu idarecilik görevini yapamadığını ve öğretmenliği daha iyi yapacağı yönünde getirilebilecek bir teklifteki kanaatin ne kadar yanlış olacağı herkesin anlayabileceği kadar açık ve nettir. Soruşturmacılar bu konuda dikkatli olmalılar.

 

İdari Soruşturmalarda Vahim Hatalar Yapılmaktadır

Milli Eğitimdeki soruşturmacılar en acımasız avcılardır. Okul yöneticilerini görevden almak için bahane ararlar. Amaçlarına kolayca da ulaşırlar. Bundan cesaret alan bazıları heyecanının cazibesine de kapılarak, bir şeyler başarabilen biri olabilmek adına Genel İdare Hizmetleri Sınıfındaki Şube Müdürleri, İlçe Müdürleri ve İl Müdür Yardımcıları için de bu yönde pervasızca teklif getirebilmekteler. Bunlar egolarının dayanılmaz hafifliğine kapılarak teklif getiriyorlar da!... Bakanlıktaki kişiler bu teklifleri nasıl uygulayabiliyorlar işte bunu anlamak kolay değil.

Yani yapılan bir yanlış işlem sistemin silsilelerinin tamamından geçememeli. Bir yerlerde takılmalı. Alt silsilenin tamamından geçse, Bakanlıkta birileri “ne oluyor!” diyebilmeli. Eğer bir yanlışlık en alt silsilede başlayıp bütün silsilelerden kontrolsüz geçebiliyorsa bu silsile sistemi işlemiyor demektir. Böyle durumlarda müdahale edilmeli.

 

İşlemlerdeki Bir Yanlışlık Bin Yanlışlığı Doğurmaktadır

Bir personelin idarecilik görevinden alınması ya da görev yerinin değiştirilmesi hukuksuz olarak yapıldığında Kurum imaj kaybetmektedir. Uzun hukuk mücadeleleri yaşanmaktadır. Taraflar en az ikiye ayrılmaktadır. Hukuk mücadelesine odaklanan personelin işe odaklanması azalmaktadır. Verim düşmekte, taraflar birbirlerini yaralamakta, incitmektedir. O kurumda yönetim belirsizleşmektedir.

 

Bir Kız Teknik ve Meslek Lisesindeki İdareciler

Okul “KIZ” okulu ise bütün düzenlemeler ona göre yapılmalı. Yani kızlara özel olmalı. Kızlara göre düzenlenmeli. Kızları yetiştirmeli. Kız okuluna erkek personel ve öğrenci alınmamalı. Bunlar yapılamıyorsa Kurum isminden “KIZ” kelimesi çıkarılmalıdır.

Sevgili dostlar… Bir arkadaşımın Kız Teknik ve Meslek Lisesine atandığını öğrendim. Sonra dikkatimi çekti. Baktım. Bu lisede 1 müdür, 1 müdür başyardımcısı ve 5 tane de müdür yardımcısı gördüm. Fakat bunların hepsi erkek.

Şimdi burada bir kızımız idareye gelse özel bir sorununu idareye nasıl iletecek? İdaredeki erkekler onun sorununu empati kurarak ne kadar anlayabilecek?

Her hangi bir vatandaşımız kızını erkek olmayan bir okula göndermek isterse saygı duyulmalı. Aynı şekilde tersi de olabilmeli. Hani hep söyleriz ya! İmkanlarımız geniş olmalı…

 

Ali COŞKUNER

Eğitim Yöneticisi
banner182
Son Güncelleme: 03.09.2012 04:13
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol