banner374
05 Temmuz 2012 Perşembe 01:36
MEB’ten yeni eğitim dönemine ‘yeni ders içeriği'
Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) ''Uluslararası İlişkiler Dersi''nin programında yapılan değişiklikle Türkiye'nin Ortadoğu'da izlediği politika ve bu politikanın bölge ülkeleriyle olan ilişkilere etkisi kapsamlı ele alınacak.
İran-Irak Savaşı, Türkiye-Filistin Kurtuluş Örgütü ilişkileri ve Suriye ile ilişkilerde yaşanan sorunlar üzerinde durulacak.


İran'da İslami rejimin kuruluşunun ve Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal etmesinin Türkiye'nin uluslararası politikadaki yerini nasıl etkilediği araştırılacak ve sınıfta tartışılacak.


Derste ayrıca, Küresel sorunlar konusu ele alınırken öğrencilere ''nükleer tehlike'', silahlanma için yapılan harcamaların ve silahların tahrip gücünün artmasının uluslararası ilişkilerdeki olumsuz etkileri anlatılacak.


Sömürgecilik bağlantısı çıkarıldı


Programın, Uluslararası İlişkilerin Tarihsel Gelişimi başlıklı ünitesinde yer alan “Modern çağın güçlü devletleri belirlenir. Bu devletlerin kendi aralarında nasıl bir güç dengesi kurdukları irdelenir. Devletlerin bu dönemde güçlü olmasında yayılmacılık politikalarının (sömürgeciliğin) etkisi harita bilgileri kullanılarak tartışılır” şeklinde tanımlanan etkinlik, yapılan değişiklikle kaldırıldı. “Yenidünya düzeni” ile SSCB’nin yıkılma süreciyle ilgili “glasnost ve perestroyka” kavramlarıyla ilgili araştırma etkinliği de müfredatın yenilenmiş halinde yer almadı. Buna karşın sömürgeciliğin günümüzde boyut değiştirdiği yönündeki ifade ise sömürgeciliğin günümüzde “boyut değiştirerek devam ettiği” şeklinde yeniden düzenlendi.  


Yeraltı zenginlikleri de müfredat dışı


Ayrıca yapılan değişiklikle programda, öğrencilerin petrol, bor, radyoaktif mineraller gibi stratejik yeraltı kaynaklarını ve dağılımını araştırıp dünya haritası üzerinde göstermesine ve bu kaynakların bir ülkenin dış politikasını belirlemede ne tür bir etkisi olduğunu tartışmasına yönelik etkinliğe de yer verilmedi. Devletlerin “büyük ve güçlü devlet” olarak nitelenmesinde yer altı kaynaklarının da önem taşıdığına dair açıklamaya metinde yer verilmezken, öğrencilerin Türkiye’nin AB üyeliğine kamuoyunu gerekçe göstererek karşı çıkan AB üyesi devletlerin gerekçelerini tartıştığı etkinlik de metinden çıkan bir diğer etkinlik oldu. Yer altı kaynaklarının önümüzdeki dönemde yaratması muhtemel uyuşmazlıkların tartışılmasıyla ilgili etkinlik de “Günümüzde su kaynaklarının paylaşımından kaynaklanan uluslararası sorunlar araştırılır. Bu sorunların uluslararası
ilişkilere etkileri değerlendirilir” şeklinde yenilendi.  


11 Eylül girdi, “özgürlük mücadelecisi” çıktı


Programda dikkat çeken bir diğer değişiklik de silahsızlanma konusunda yapıldı. Programın önceki halinde yer alan silahlanmanın zararlarıyla ilgili kısma dokunulmazken, “silahsızlanma” ile ilgili kazanıma programın yeni halinde yer verilmedi. Silahlanma olmasaydı bu alana aktarılan kaynakların hangi alan aktarılabileceği yönündeki tartışma etkinliği de yeni müfredatta yer almayan bir diğer unsur oldu. Bununla birlikte ABD’nin ikiz kulelerine yapılan 11 Eylül saldırısı da terör ve sonuçları başlığı altında müfredatta yer aldı. Buna karşın “Bulundukları konuma göre terör örgütlerinin, siyaseten özgürlük mücadelecisi ya da terörist olarak farklı anlamlar kazandığı vurgulanır” ifadesi metinden çıkarıldı. Sadeleştirilen müfredatta Yunus Emre ve Mevlana’nın barış ile ilgili sözleri ile küreselleşmenin yerel kimlikleri ön plana çıkardığı yönündeki açıklamaya da yer verilmedi. Samuel Huntington’un “Medeniyetler Çatışması” tezinin açıklanması, küreselleşen dünyada bölgesel sorunların uluslararası nitelik kazanması, Ortadoğu’nun niçin sorunların yoğunlaştığı bir bölge olduğu yönündeki etkinlik ve açıklamalar da programdan çıkanlar arasında yer aldı.


İran’la güç dengesine makas


Türkiye’nin kuruluşundan bu yana izlediği barışçıl politikanın da vurgulandığı müfredatta dikkat çeken bir değişiklik de Türkiye’nin İran’la bölgesel güç dengesini korumaya çabaladığına dair  ifadede yapıldı. Müfredatın önceki halinde yer alan “Türkiye’nin, Cumhuriyet Dönemi’nden itibaren bölgesel bir güç olarak, sınırlarda bir değişiklik talep etmediği; bölgesel güçler dengesini (İran’la) korumaya çalıştığı vurgulanır” ifadesi, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesel bir güç olarak barışçıl bir dış politika izlediği açıklanır” şeklinde değiştirildi. 


İnönü metinden çıktı


Bir diğer değişiklik de İnönü döneminde izlenen tarafsızlık politikasıyla ilgili kısımda yapıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarında ağır sözlerle eleştirdiği İnönü döneminde izlenen dış politikayla ilgili olarak “Türkiye’nin Dış Politikası” başlıklı 7. Ünite’nin açıklamalar kısmında yer alan “İsmet İnönü’nün izlediği tarafsızlık politikasının Türk dış politikasına yansımaları vurgulanır” kısmı metinden çıkarıldı. Bunun yerine ünitenin İkinci Dünya Savaşı ile ilgili bölümünün açıklamalar kısmında “ I. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan düzenin korunması için yapılan çalışmalar açıklanır. Almanya ve İtalya’nın izlediği yayılmacı politikalara karşı Türkiye’nin ittifak arayışları açıklanır. Yalta ve Potsdam konferanslarında alınan kararlar Türk dış politikası açısından değerlendirilir. Mihver ve Müttefik devletlerin Türkiye’yi II. Dünya Savaşı’na dahil etmek istemelerinin nedenleri nelerdir? Türkiye’nin II. Dünya Savaşı boyunca tarafsız kalmak istemesinin ekonomik ve politik sebepleri nelerdir?” ifadelerine yer verildi. İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Adnan Menderes hükümetinin Batı bloğuyla birlikte hareket ettiği yönündeki ifade de “Türkiye’nin Batı Bloğuyla birlikte hareket ettiği” şeklinde yenilendi.


ASALA ve PKK


Aynı üniteye “ASALA terör örgütünün 1973-1985 yılları arasında Türk dış politikasına etkilerinin araştırılması ve bu konuda sınıfta sunum yapılması etkinliği” eklendi. Programın önceki halinde örgütün ismi verilmeden “Diplomatlarımıza ve ülkemize yönelik terör eylemlerinin sebepleri ve sonuçları nelerdir?” başlığı yer alıyordu. Programda PKK’nın ismi de verilmeden “Körfez Krizi sırasında Kuzey Irak’ta siyasi boşluk oluşmasının bölücü terör örgütünün eylemlerinin artmasında etkili olduğu açıklanır” ifadesine yer verildi.  


AKP’nin dış politikasına övgü


Yapılan müfredat değişikliğiyle Türkiye’nin Dış Politikasıyla ilgili ünitede soğuk savaş sonrası dönemle ilgili dikkat çeken bir ifadeye de yer verildi. İsim verilmeden 2002 yılında başa gelen AKP hükümetinin dış politikası övüldü ve “2000’li yıllardan itibaren Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte etkili bir dış politika izlediği açıklanır” denildi. Buna karşın “Atatürk’ün 1933’te Cumhuriyet Bayramı’nda Türk Cumhuriyetleri hakkında söylediği sözlere dikkat çekilir” şeklindeki açıklama metinden çıkarıldı. Konular işlenirken faydalanılacak kaynaklar önceki müfredatta ucu açık bırakılıyordu. Yeni müfredatta ise bu kaynaklar yazar ve kitap adı verilerek belirtildi.



banner182
Son Güncelleme: 05.07.2012 01:36
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol