banner374
27 Eylül 2012 Perşembe 12:38
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINDAKİ YÖNETİM SORUNU
 
Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer’in Başkent Öğretmenevinde yaptığı konuşma da okullarımızın kaynak sorunu ile ilgili söylediği “Bu kadar kaynak varken hala bir okulumuzun sorunu varsa aslında orada kaynak sorunu değil yönetim sorunu yönetici sorunu var diye düşünüyorum” sözleri Milli Eğitim Bakanlığımızın okullarımızın sorunlarına ne kadar uzak olduğunun açık bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarımızın bugün itibari ile neredeyse tamamının mutsuz olduğu bir ortamda hala okul yöneticilerini başarısız gösterme çabaları, kendi başarısızlıklarını örtmeye çalışma çabalarının basit bir göstergesidir.

 

Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer’in bizlere bu noktada açıklaması gereken en önemli husus okullarımızın hangi kaynaklara sahip olduğudur. Bu durum üzerinden yorum yapmak sorumluluk sahibi bir tavır olarak algılanacaktır. Ancak bunun yerine okullarımızın kaynağının ne olduğu söylenmeden, okul idarecilerimizi yetersizlikle suçlamak akılla ve mantıkla bağdaşmayan bir tutumdur.

 

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı birçok okulumuzun ödeneği ve geliri bulunmamaktadır. Okullarımızın ödeneği ve gelirinin bulunmamasının yanı sıra bir diğer önemli sorun ise personel yetersizliğidir. Okullarımız kendi çalıştırdıkları personel ile okullarımızın temizlik sorununu çözmeye çalışırken, bu personellerin maaş ve sigortalarını ödemeye çalışmaktadırlar. Ayrıca okullarımızdaki kırtasiye ve tamirat giderleri bir başka sorunu oluşturmaktadırlar. Bazı İl Milli Eğitim Müdürlüklerimizce okullara gönderilen temizlik personellerinin yetersizliğinin yanı sıra okulların açıldığı üçüncü haftada herhangi bir personelin gönderilmemesi ise bu işin bir başka boyutunu oluşturmaktadır. Ayrıca okullarımızda ki güvenlik personeli olmaması da bir başka sorun olarak söylenebilir.

 

Şimdi bu sorunların çözümü için okul idarecilerimiz hangi kaynağı kullanmaktadır ya da kaynak varda okul idarecilerimiz mi kullanmadı?

Bugüne kadar her fırsatta okul yöneticilerini hedef tahtasına koyan anlayışın öncelikli olarak şapkasını önüne alarak kendisini sorgulaması gerekmektedir. Ne yaptı da bu okul yöneticilerimizi hedef tahtasına koydunuz?

 

Ödenekleri olmadığı halde okullarını yönetmeye çalıştıkları, idarecilik görevlerinin yanı sıra altı saat yani haftanın bir günü derse girdikleri, “Okullar Hayat bulsun Projesi” kapsamında hafta sonları da okullarında çalıştıkları, yeni sistem ile birlikte bazı okul yöneticilerimizin 07.20 – 19.30 saatleri arasında çalışmak zorunda kaldıkları, İKS – TEFBİS – ADEY vb işleri yaptıkları, memur bulunmayan okullardaki yöneticilerimiz idareciliklerinin yanı sıra memur görevini yaptıkları, Açık ilköğretim ve Açık Lise iş ve işlemlerini, boş derslere girdikleri, tüm bunların yanı sıra daha birçok angarya işi yaptıkları için mi her defasında hedef tahtasına koyuyorsunuz?

 

Yukarıda saydığımız işleri yapan okul yöneticilerimiz varken okullarda yönetim sorunu olduğu söyleyenlerin bir de şu hususları değerlendirerek açıklama yapması gerekmektedir.  Eş durumu atamasında eğitim çalışanlarının mağdur edilmesini, E-Okul sisteminin geç açılması ile veli ve idarecilerimizin karşı karşıya getirilmesini, sınıf öğretmenlerimizin norma fazlası duruma düşmemeleri için gereken tedbirlerin alınmamasını, alan değişikliğinin okullar açıldıktan sonra yapılmasını,  öğretmenlerimizin şiddet mağduru olduğu zamanlar da personeline sahip çıkmayanlar da sizce bir yönetim sorun yok mudur?

 

Milli Eğitim Bakanlığında bir yönetim sorunu olduğu eğitim çalışanları ve sivil toplum kuruluşlarınca dile getirilmektedir. Bu sorunun okul yönetimlerinde mi yoksa Milli Eğitim Bakanlığının diğer kademelerin de mi olduğunu ise sizlerin takdirine bırakıyoruz.

 

Melih DURMAZ

Eğitim Yöneticisi / Sendikacı

melihdurmaz80@gmail.com
banner182
Son Güncelleme: 27.09.2012 12:38
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol