banner374
22 Nisan 2014 Salı 08:07
Musa Akkaş'tan MEB Yasası Değerliendirmesi
 17 Nisan Perşembe günü Çanakkale Şube’de bulunan Akkaş ve Geylan 18 Nisan’da Tekirdağ, 19 ve 20 Nisan tarihinde de Kırklareli ve Edirne Şubelerini ziyaret ettiler. 
Şube Başkanlıkları tarafından düzenlenen toplantılarda; Şube ve İlçe Temsilcilikleri Yönetim Kurulu üyeleri, Kadın Komisyonu üyeleri ve işyeri temsilcileriyle biraraya gelen Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, ayrıca işyeri ziyaretleri gerçekleştirerek çalışanlarla da buluştular. 
Toplantılarda güncel gelişmelerle ilgili olarak katılımcıları bilgilendiren Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, sendikal çalışmalar hususunda da açıklamalarda bulundular. 
Özellikle son birkaç aydır eğitim kamuoyunu sıklıkla meşgul eden yeni MEB yasasının getireceği sıkıntılara vurgu yapılan konuşmalarda; yasanın idarecilerin kazanılmış haklarını gasp ettiği ve okul yöneticiliğini siyasi erkin kölesi konumuna taşıdığı vurgulandı. 73 bin okul yöneticisinin görevlerini bir gecede sona erdiren yasal düzenlemenin tam bir darbe mantığı olduğu ve darbe dönemlerinde dahi bu derece bir tasfiye hareketinin yaşanmadığı ifade edildi. Aday öğretmenliğe getirilen yeni uygulamanın da öğretmen adaylarına yeni problemler oluşturduğu ve stajyerliğin kaldırılması sürecinin öğretmenlerimizi bir yerlere kapı kulu yapmaya yönelik amaç taşıdığı dile getirildi. Öte yandan yasanın, dershaneleri doğuran sebepleri ortadan kaldırmadan dershanelerin kapatılmasının da çözüm getirmeyeceği, aksine merdiven altı ve kanunsuz uygulamaların yaygınlaşacağı vurgulandı. Ayrıca atama bekleyen 350 bin civarında öğretmen adayı bulunurken, dershane öğretmenlerinin mülakatla MEB’e alınacak olmasının da öğretmen adayları ve ailelerine büyük bir hakaret ve haksızlık olacağı ifade edildi. 
Türk Eğitim-Sen’in her konuda olduğu gibi MEB yasası hususunda da başından beri ilkeli bir duruş sergilediğinin belirtildiği konuşmalarda; ikili görüşmelerden TBMM nezdinde gerçekleştirilen çalışmalara, kitlesel basın açıklamalarından eylemlere ve iş bırakma eylemine varınca kadar her adımın atıldığı ve nihayetinde hukuksal mücadelenin başlatıldığı ifade edildi. 
15 Mayıs itibariyle yetkili sendikaların yeniden belirleneceğini belirten Merkez Yönetim Kurulu üyeleri; geçen yıl üç günde talimatla imzaladıkları mutabakatla sadece 123 TL zam alan ve enflasyon farkı, ek ders zammı, aile ve çocuk zammı, fazla çalışma ücreti zammı alamayarak memurların masada satıldığını vurgulayarak; bu dönemde kamu çalışanlarının bu zilletten kurtulmaları gerektiğini ifade ettiler. Bunun için de hem eğitim hizmet kolunda hem de konfederasyon bazında yetkinin ehil kadrolarda bulunmasına dikkat çektiler. 
Kamu çalışanlarının iş güvencelerinin de büyük bir tehlike altında olduğunun dile getirildiği konuşmalarda; sayın Başbakanın memurun iş güvencesinden rahatsız olduğuna dair açıklamalarının yanında, iktidar partisinin Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na verdiği teklifle Anayasanın 128. Maddesini değiştirmek istemesine ve Çalışma Bakanı sayın Faruk Çelik’in 657 sayılı DMK’nın değişmesi yönündeki beyanlarına dikkat çekilerek; bu tehlikeli sürece ancak ilkeli sendikal mücadeleyle karşı durulabileceği ifade edildi. 
Türk Eğitim-Sen’in mücadeleci sendikacılığının yanı sıra onurlu ve milli duruş sergileyen bir sivil toplum kuruluşu olduğuna işaret edilen konuşmalarda, ülkenin içerisinde bulunduğu durumda Türk Eğitim-Sen’lilerin varlığının bir kat daha fazla anlam kazandığı ifade edildi. Öğrenci andının kaldırılması, milli bayramların itibarsızlaştırılmaya çalışılması, ana dilde eğitimin önünün açılması gibi onlarca gayri milli girişimin yaşandığı bu zamanlarda, eğitim hizmet kolunda sadece Türk Eğitim-Sen’in milli sesinin duyulduğu belirtilerek, önümüzdeki dönemde sendikanın yetkili olmasının önemi bir kez daha vurgulandı. 

banner182
Son Güncelleme: 22.04.2014 08:08
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol