banner374
05 Nisan 2013 Cuma 01:34
Müsteşar Atama Spekülasyonu Sona Ermelidir!
 PERSONELMEB NET/ÖZEL HABER
Milli Eğitim Bakanı Sayın AVCI koltuğa oturduğu günden beri müsteşarlık makamına kimin atanacağı yönünde spekülasyonlar yapılmaktadır. Herkes bu makamlar için gönlünden geçeni söylüyor. Yani yakıştırma yapıyor.

Kemal MADENOĞLU, Emin KARİP, Salih ÇELİK, Ömer BALIBEY, Dr. Muammer YILDIZ,İbahim ER gibi isimlerin yanı sıra birde isimi açık açık telaffuz edilmese de internet basını tarafından sürekli haberi yapılanlar var.  Bunların isimlerini telaffuz etmek istemiyorum ama internet sitelerini takip edenler bu isimleri iyi biliyorlar. HatTa Dr. Muammer YILDIZ’ın Müsteşarlık makamına geleceğini Zaman Gazetesi yazarı Twiterdan duyurdu. Bu isimlerin gündeme gelmesinde MEB’in rolü büyük! Eğer yola şimdiki Müsteşar Emin ZARARSIZ ile devam edilecek ise Sayın BAKAN’ın bu hususta net bir tavır ortaya koyması lazım. Böyle bir tavrın olmaması nedeni ile bu yakıştırmalar yapılmaktadır. Bu yakıştırmalar nedeni ile Müsteşarlık makamı incinmektedir diye düşünüyorum. 
MEB de şimdiye kadar hep şu kanaat hakim olmuştur. Bakanlığın 2 numaralı koltuğuna MEB içerisinden atama yapıldığında, başarısız olacağı kanaatidir. Bu kanaatin nedeni de kurum içinden atanan Müsteşarın zafiyet oluşturacağıdır. Nasıl bir kanaat oluşmuşsa bu nedenle yıllardır bu makama eğitimciler atanamıyor. Bu paradigmanın bu dönemde yıkılacağını umud ediyorum. Sayın Bakanın Eline tebeşir değmeyen, sınıfa girmeyen” hiçkimsenin üst kademede görev yapmasına pek de sıcak bakmadığı görüşü, umudumu arttırmaktadır.
MEB çalışanlarının beklentisi açık ve net!  MEB çalışanları; bu makama bürokrat kimliği ile değil, eğitimci kimliği ile ön plana çıkmış birinin atanmasını beklemektedirler. Sendikalar ve STKlarda bu görüştedir. Doğrusu bu beklentide haksızda değiller. Bakanlığa  Bener CORDON'dan sonra eğitimci ve öğretmen kökenli Müsteşar gelmedi. MEB'e neredeyse 20 yıldır eğitimci Müsteşar gelmiyor. MEB’de ithal bir müsteşarın görev yapması hep yadırgandı. Ama atamaları yapanlar bunu hiçbir zaman yadırgamadı. Bakanlarında eğitimci kökenli olmadığını düşündüğümüzde eğitim gerçekten eğitimcilere bırakılamayacak kadar önemli(!) ironisini akla gelmektedir.
MEB de müsteşarlık makamı aslında köprü bir makamdır. Çalışanlar ile bakan arasında köprü olacak kişinin çalışanların sorunlarını iyi bilmesi, iyi tahlil etmesi, gerekir. Okulu, sınıfı, taşrayı bilmeyen üst yöneticinin bu vazifeyi yerine getirmesi imkânsızdır. Geçmiş yıllarda müsteşara sorunlarını anlatmak için randevu alan STK yöneticilerini, dönemin müsteşarı genel müdürü ile birlikte kabul etmiştir. Çünkü eğitimci olan STK yöneticileri karşısında mahçup olmak istememiştir. Görev yaptığı kurumun sorunlarına çözüm önerisi bulunmayanların faydalı olması beklenemez!
MEB’in iki numaralı kadrosuna eğitimci olmayan bir bürokratın getirilmesi sıkıntı yaratacaktır. Atanan bürokrat bakanlığı tanıyıncaya kadar geçen zamanda sorunlar çığ gibi büyüyecektir. Yönetici atama yönetmeliği ile ilgili problem orta yerde duruyor. Bakanlığın kaybedecek zamanı yok. Projesi olan, bakanlığı tanıyan bir bürokratın Müsteşarlık koltuğuna oturması lazım!Ya da görevdeki müsteşar ile devam edilecek ise net bir tavır sergilenmesi gerekir!

Cengiz ŞAHİN


banner182
Son Güncelleme: 05.04.2013 01:34
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol