banner374
12 Kasım 2012 Pazartesi 12:24
Öğretmen 60 aylığı zorluyor...
Çocuk Gelişim Uzmanı Şenay Yılmaz, şu sıralar yalnızca beş harf öğrenmesi gereken 60 aylık çocukları okuma-yazmaya zorlamanın eğitim hatası olduğunu söylüyor. Yılmaz "Zorlanan çocuk yalancı dikkat dağınıklığına yakalanıyor" diyor
Bu yıl yeni eğitim sistemine geçildi; 60 aylık çocuklara okula başlama zorunluluğu getirildi. Peki, geçen iki aylık zaman dilimi içinde, sistem beklenen sorunları beraberinde getirdi mi? Çocuk Gelişim Uzmanı Şenay Yılmaz; yeni eğitim sistemini mercek altına aldı ve başarılı bir çocuk yetiştirmeyle ilgili sorularımızı yanıtladı: 
 60 aylık çocuklar bu yıl okula rahatça adapte olabildi mi? 
Ailelerin yaş kaygısı ve öğretmenlerin müfredata karşı duydukları tedirginlik nedeniyle ilk aylar biraz zor geçti. Okullarda 66 aylık çocuklar arasında okumayı sökmüş olanlar vardı. Bu noktada öğretmenler "60 aylıkları mı bekleyeceğim" diyerek müfredatı hızlandırdı. Şimdiden 60 aylıklara okuma öğrettiler. Oysa daha beş harf öğrenmeleri gerekiyor. 


MART AYINI BEKLEYİN 
 Rekabetçi öğretmenler çocukların gelişime zarar mı veriyor?
Geçen yılki müfredata göre; Aralık ya da Ocak ayında okumanın sökülmesi gerekiyordu. Ancak bu yılki müfredat, Mart ayını öneriyor. Müfredat son derece titizlikle hazırlanmış, öğretmenlerin buna uyması gerekiyor. Acelecilik ve hırs çocukları okuldan soğutur. Yalnızca 60 aylık çocuklar için değil, 66 aylık olanlar için de bu kadar hızlı bir tempo önermiyoruz. Üçüncü sınıf seviyesini Nisan ayına kadar vermeye çalışan öğretmenler var; kesirleri bile öğretiyorlar. Ama aslında buradaki en büyük problem; o öğretmenleri özellikle bazı anne-babaların tercih etmesi... Bu noktada olan çocuklara oluyor. Performansı yüksek çocuk bile, baskı altında yeteneklerini kullanamayıp başarısız olabiliyor. Çocuklarda kaygı ve yalancı dikkat dağınıklığı oluşabiliyor. 
 60 aylıkken okula başlayan çocukların en çok kendileri mi, yoksa aileleri mi zorlandı? 
Aslında onları en çok kaygılandıranların anne-babaları olduğu kanısındayım çünkü onlar hayatlarından memnun. Ancak minyon yapılı ve zayıf çocuklar biraz daha zorlanyor. Annelerinden tuvalet lavabolarına ulaşmadıkları, haklarını koruyamadıkları gibi şikayetler alıyorum. 6.5 yaş grubunda ise bir sorun yok. Onlar daha kolay adaptasyon sağlamış gibi görünüyor. Öğrenmede çok sorun yaşamıyorlar sadece bazen kalem tutmada zorlanıyorlar. Bu yüzden el kaslarının geliştirilmesi gerekli. 
 Öğretmenler sistemi kabullenebildi mi? 
Hazırlık ve birinci sınıf öğretmenleri sistemden şikayetçi. En büyük sıkıntıları sınıf idaresi; 5.5 ve 6.5 yaş bir arada olunca, onları dengelemekte zorlanıyorlar. "Sıraya bile giremeyen çocuğa nasıl ders anlatalım?" diyorlar. 
ÜÇ ÖĞRETMEN TİPİ: KARARSIZ, YARIŞÇI VE SİSTEM TAKİPÇİSİ
 Yaramaz, uslu ya da bilge çocuk gibi çocuklarımızı ayırırız ya; siz öğretmenler arasında bir sınıflandırma yapsanız nasıl olurdu? 
Benim meslek hayatım boyunca genelde gördüğüm üç öğretmen tipi var. "Mevzuat neyse ben onu uygularım" diyen sistem takipçisi öğretmenler, "Mevzuat bana çok basit kalıyor, benim sınıfım mutlaka birinci olmalı" diyen yarışçı ve rekabetçi öğretmenler, üçüncüsü ise mevzuat ve rekabet arasında kalmış kararsız öğretmenler... Bu üç tip öğretmen de farklı düşünmekte ve farklı hareket etmektedir. 


EL KASLARI İÇİN OYUN HAMURU EGZERSİZİ
 Çocuğun kalemi rahat tutabilmesi için el kaslarının geliştirilmesi gerektiğini söylediniz. Nasıl geliştirilebilir?
Oyun hamurlarını sıkıp bıraksınlar, bu çok faydalı bir egzersizdir. Beş kiloluk su şişelerinin içine bir litre su konabilir ve onlardan şişeyi taşımaları istenebilir. Bu da parmak becerilerini geliştirir. İp çekme oyunu da eller için yararlıdır.


ÖĞRETMEN ROL MODEL OLMALI
 Bir ilkokul öğretmeni çocuğun eğitim hayatını nasıl etkiler? 
Burada öğretmenin hayata bakışı ve öncelikleri önemlidir. Öğretmenin otoriter, serbest ya da mükemmelliyetçi olması çocuğun kişilik gelişimini direkt etkilemektedir çünkü çocuğun anne ve babasından sonra gördüğü ilk otorite öğretmenidir. Doğru bir öğretmen modeli onun hayata bakışını olumlu etkileyeceği gibi, yanlış bir model onu okuldan uzaklaştırabilir.


ALTIN TAKILMASI BÜYÜK BİR HATAYDI
 Okula bu yıl başlayan ve okuma yazmayı erken söken 60 aylık çocuklara altın bile takıldı. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz? 
Tamamen hata! Çünkü diğer çocuklar başarısız olduklarını düşündü. Çocuklara yansıtılmamışsa bile, bunu veliler fazlasıyla hissetti. Eğer evde "Bak senin yaşındaki çocuk okumayı sökmüş, altın aldı" dediyse, yapılan hata daha da büyümüştür. Çocukları birbirleriyle kesinlikle kıyaslamamak gerekir. Bir kere bu durum müfredata göre de bir hata! Mart ayında okuması gereken çocuklara gereksiz yere altın takılmasıyla, öğretmenlere de "Hadi acele edin" mesajı veriliyor. Çocuklara kırmızı kurdele takılırken bile çok dikkat edilmesi ve özenli davranılması gerekir. Öğretmenlerin ve velilerin okumayı sökememesini çocuğun yüzüne vurmaması lazım. "Bak en son sen kaldın" demek çok yanlış!


SABAH

 



banner182
Son Güncelleme: 12.11.2012 12:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol