banner374
29 Haziran 2016 Çarşamba 00:49
Öğretmen Değerlendirmesinde Yaşanan Sıkıntılar
 Son yılarda ilginç uygulamalara imza atan, eğitimi yazboz tahtasına çeviren, henüz bir sistem bulamayan Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir uygulama daha başlattı. Öğretmeleri performansına göre değerlendirecek bir sistem kurdu. Okul müdürleri öğretmenleri değerlendirip not verecek. MEBBİS sistemi üzerinden açılan yeni bir bölüm ile 10 başlık altında 50 sorudan oluşan bu değerlendirme sonunda öğretmenin performans notu oluşacak. Öğretmenler; bu notları MEBBİS sisteminde kendi sayfalarına girerek “Öğretmen Performans Değerlendirme” butonuna tıklayarak görebilirler. 

***

İş, bu safhaya kadar kabul görülebilir. Bir işyerinde amirin çalışanı not vererek değerlendirmesinde herhangi bir yanlış durum yok. Ne var bunda? Diyebilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız. Asıl mesele bu aşamadan sonra başlıyor.

***

2014 yılında 8.000 okul müdürü sebepsiz yere görevden alındı. İlerleyen yıllarda görevden almalar devam etti. Görevden alınan okul müdürlerinin yerine siyasi iktidara yakınlığı ile bildiğimiz sendikaya üye olanlar müdür olarak atandı. Eğitimi siyasallaşmaya götüren sakıncalı bir süreç yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor. Bunun yanlış olduğunu, atamaların puan üstünlüğüne göre yapılması gerektiğini defalarda ifade ettik. Sözlü mülakat sistemi ile yapılan atamalarda torpilin olduğu, sınavdan aylar önce kimin kaç puan alacağı noter onaylı ispat edildi, whatsapp mesajlarıyla kimlere kaç puan verilmesi gerektiği şube müdürleri tarafından komisyonlara gönderildi, müdürlük mülakatına girecek adaylar fişlendi. “Aşırı milliyetçi-Türkçü dikkat edilmesi lazım, muhafazakâr zararsız.” gibi ifadelerle listeler hazırlandığı ulusal basında yer aldı.

***

Birilerine yalvararak, siyasileri araya sokarak, el etek öperek geldikleri bu makamları kişisel hırslarına alet etmeye başlayan okul müdürlerinden adaletli davranmasını açıkçası beklemiyoruz. Başkalarının hakkını yiyerek yani kul hakkına girerek geldikleri bu makamlarda hiç olmazsa işleyişi bozacak tutumlardan uzak durmasını bekleriz. Görünen o ki öğretmen performans değerlendirmelerinde yapılanlar müdürlerin adaletli davranmadığını ortaya koyuyor. Kendilerinin müdür olması sürecinde ortaya koydukları üstün performansı bizden bekliyorlarsa maalesef bu yarışı kazanmamız mümkün değil.

***

Okulun en çalışkan öğretmenine sırf sendikası farklı diye en düşük puanı verecek kadar hadsizlik içine giren bu müdürler, verdikleri notlar ile okullarda huzuru bozduklarının farkında bile değiller. Bu not verme işinde sendikal ayrım yapan okul müdürünü mü ararsın, yaptığı işe bakmaksızın kendisine yakın olana yüksek; hakkını arayan iş yapan öğretmen düşük vereni mi arasın…

***

En ilginciyle bugün karşılaştım. Kendisine verilen notun düşük olduğunu düşünen ve hakkını aramak için itiraz dilekçesi vermek isteyen iki öğretmenin dilekçesinin ilçe milli eğitim müdürlüğünde kabul edilmediğine şahit oldum. Bir konu hakkında Türkiye Cumhuriyeti olan herkesin dilekçe verme hakkı vardır. Ancak hakkını aramak için ilçe milli eğitime dilekçe getiren öğretmen arkadaşlarımızın dilekçeleri kabul edilmedi. Yaptığınız işin doğruluğuna inanıyor olsaydınız o dilekçeleri kabul eder gereken cevabı verirdiniz. Cevapları olmayan insanlar inkâr yolunu seçerler.

***

Düşük not alanlar itiraz ederek hakkını arıyor. Ancak arkadaşlarından yüksek notu olan öğretmenler daha çok sıkıntı yaşıyor. Yandaş, müdürün adamı gibi ifadelere maruz kalan bu arkadaşlar büyük sıkıntı içindeler. Hani derler ya neresinden tutarsan tut elinde kalıyor. Bu da öyle bir iş işte. Düşük not alan da mağdur yüksek not alan da… Arkadaşı arkadaşa kırdırmak bu safhada hiç doğru olmaz. Bakanlık bu değerlendirme sisteminden hemen vaz geçmelidir. Aksi halde okullarda bu uygulama sebebiyle aynı işi yapan insanlar birbirine düşecektir. Zararlı çıkan yine eğitim ve öğrenciler olacaktır.

***

Bu noktada öğretmen arkadaşların uyanık olmasında fayda var. Her öğretmen notuna bakarak değerlendirmede bir yanlışlık görüyorsa itiraz etmelidir. Tamamı öznel olan kişiye göre değişen ve yoruma açık ölçütler ile değerlendirme yapılması zaten yanlıştır.

Bir insan bulunduğu makama yaptığı hizmetler ile güç katmalıdır. Haksız yere oturduğu makamdan güç alarak bulunduğu mevkiyi kişisel hırslarına alet etmemelidir. “Ben bir nota bakarım not mu diye bir verene bakarım adam mı diye.” Not kısmına itiraz ederek yükseltebiliriz; ama o düşük notu verenlere ne yaparsak yapalım onların “ADAMLIK”larını yükseltemeyiz.

 

HASAN ÖNDER

TÜRK EĞİTİM SEN

BALIKESİR/GÖNEN

İLÇE YÖNETİM KURULU ÜYESİ

banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Uğur 6 ay önce

Müthiş olmuş

Avatar
ogretmen 5 ay önce

Ey milli eğitimdeki sesimi duyacak vatandasim..dusurduuzmu sene sonunda birbirimize bizi...ayristirdiniz mi sevilen ve sevilmeyen diye..sendikaffarkına baktılar mi...bu kriterler süreç ister adam beş dakikada eline geleni işaretledi.alsana not..2 ay tatili ettiniz mi zehir.. süt gibi hayalin içine dusurdunuz mü illet sinek iç içe bilirsen uyu uyuyabilrsen.. nefret tohumlari ekildi bir kere..sese duyarlı hale gelen bunyem ne müzik ister ne kendi çocuğunun nazini çekmek ister...uyku isterdim şişen başımız dinlendim ki seneye daha güçlü olalım..ama uykular delindi adaletsiz gömlekler...hazmetmek zor...