banner374
07 Ocak 2014 Salı 15:30
Öğretmen Neden Hep Yerilir; Hiç Övülmez?

 (Öğretmene Hep ÖF Demeyiniz; Biraz POHPOHLAYINIZ...)

Son zamanlarda, hangi cemiyet ortamında bulunursanız bulunun, öğretmenlerle ilgili laf açıldığında bir dokun bin ah işit derler ya işte öyle bir duruma şahitlik ettiğinizi tahmin edebiliyorum. Elbette ki, öğretmenin her cemiyet ortamında şamar oğlanına çevrilerek, düştüğü incitici ve kırıcı durumları tasvip etmiyoruz. Zira; bu durumun hasıl olması yeni nesilleri emanet ettiğimiz öğretmenlere karşı nankörlük olacaktır kanaatindeyim. Pekala, öğretmenlere karşı oluşan olumsuz algıların ve akabinde meydana gelen durumların ortaya çımasında; hülasa öğretmenin hep yerilip hiç övülmemesinde hangi etkenler rol oynamıştır? Tek tek ele almak istiyorum:
 
Siyasetçilerin Öğretmenlere Karşı İmal Ettikleri Yeni Söylemler

Siyasiler, toplumun gözü önünde olan kişiler olmaları ve sözlerinin ise toplum nazarında kabul görmesi hasebiyle konuştukları her sözün sonucunu düşünerek konuşmaları lüzumludur. Zira; söylenecek bir söz ile eğitimde zelzele yaratılabilir ve bir enkaz ile karşı karşıya kalınabilir. Bu bağlamda; öğretmenin çalışma saatinden tutun, özlük haklarına dair birçok konuda öğretmen aleyhinde konuşmalar, toplumun öğretmenin çalışma saatleri üzerinde komik yöntemlerle hesap yapmasına neden olmuştur. Yapılan komik hesaplamada ise öğretmenin yıl içinde yalnızca 15 gün çalıştığı sonucu çıkartılmış ve bu sonuca bağlı olarak toplum nazarında öğretmen mütemadiyen yatan memur olarak görülmeye başlanmıştır. Bu ise beraberinde öğretmenin yerilmesini, sudan sebeplere kadar indirgemiştir.
 
Öğretmen Duruşu Ancak Öğretmen Karakteri ile Olur

Öğretmenler, mesleklerine dair belli değer yargılarını içselleştiremediklerinden dolayı bir karakter ortaya koyamamaktadırlar. Ortaya konacak bir karakter, öğretmenin hem itibar hem de muhatap kılınmasının önünü açacaktır. Öğretmenler odasında, molalarda yapılan sohbetlerdeki dik duruşun sapmaya mahal vermeden haksızlıklara karşı meydanlara tecellisi gerekiyor. Yoksa birkaç öğretmenin ve sendikanın bu yönlü çabası beyhude olacaktır.
 
Olumsuz Öğretmen Örnekleri

Öğretmenlerin yüz kızartıcı suçlarla ilişkili görüntüsü, öğretmenlerin dikkate ve kayda değer pozisyonuna alınmasının önünde handikaptır. Bu handikabın, ancak ve ancak çürük elmaların ayıklanması ile kaldırılacağı aşikardır. Olumsuz öğretmen örneklerinden ziyade basın ve medya kuruluşlarının olumlu öğretmen örneklerini işlemesi, öğretmenin itibarının kazandırılması yolunda takviye güç olarak görülmektedir.
 
Hiyerarşik Düzende Katmanın En altında Bulunması

Büyük balık küçük balığı yer misali makamca üstün olan düşük olandan her daim daha az yergi görür. Zira; üstün makamın kalkanları var iken düşük makamın ona nispetle pek az kalkanı vardır. Öğretmenin ise tek kalkanı kalemidir. Ancak kalemi ile cengaver kesilir. Bir öğretmenin kaleminden başka teminatı yoktur. Bilinmelidir ki, hiyerarşik sınıflandırmalarda katmanın en alt grubuna karşı çığırtkan olunurken, en üst gruplarına karşı gık denmez.
 
Örgütte Örgütlenememe

Öğretmenler odasında aynı tonda ve muhteviyatta çığırtkanlık yapan gıpta edilecek öğretmen örgütlenmesinin; öğretmenler odası dışında dut yemiş bülbüle dönen ayrık öğretmen topluluğuna dönüşmesi elbette ki düş kırıklığıdır. Bu düş kırıklığı, başkalarının sevince gark olması demektir. Her ne kadar kamu görevlileri arasında sendikalaşma oranının en yüksek olduğu hizmet kolu eğitim öğretim yani öğretmenler olsa da, bu örgütlenmenin etkinliği ve etkisi yukarıda anlattığımız nedenlerden dolayı zayıftır. BİR OLUP DİRİ OLAMADIK VE BUNDAN ÖTÜRÜDÜR Kİ DİRLİK İÇİNDE DEĞİLİZ.
 
Öğretmen Cebi, Yangın Yeri

Paran kadar insansın diye amiyane bir tabir vardır. Bu tabiri, paran kadar öğretmensin diyerek öğretmen için uyarlamış oluruz. Aslında, günümüz şartlarında doğru bir uyarlamadır da. Zira; toplum nazarında öğretmenin beynindeki kabarıklık; cebindeki kabarıklıktan daha az değerlidir. Günümüzde, beyin kabarıklığından ziyade cep kabarıklığı göğüs kabarttığı içindir ki, öğretmendeki bu cep yangını devam ettikçe eski tabirle öğretmen kasabın, bakkalın önünden başı eğik bir vaziyette geçtikçe çökecek çökecek çökecek, en nihayetinde küçücük bir hal alacaktır. Yangın yerine döner ceplerim, bu kadar mı kördüğüm maaş ve özlük haklarım diyerek şarkıları kendimize uyarlayarak mırıldanıyoruz.
 
Sonuç olarak, öğretmeni her bakımdan zayıf olarak görür, lanse eder ve bu şekilde de muamele ederseniz, buna bağlı olarak öğretmenin her cemiyet ortamında yerilmesinin de bilerek ya da bilmeyerek önünü açmış olursunuz. Bu açılan yolun sonu çok hayra alamet görünmemekte olup ilgili ve yetkililerin bu mevzu üzerinde kafa yorması bir gerekliliktir diye düşünüyorum.
 
DİPNOT: ÖĞRETMENLER ODASINDA BİLİRKİŞİ, DIŞARIDA 3 MAYMUN ROLÜNDE ZİKZAKLI BİR ÇİZGİDE, MESLEK İTİBARIMIZI DAHA DA ZEDELER VE TOPLUM NAZARINDA DİKKATE DEĞER GÖRÜLMEYİZ.
 
Yahya ASLAN
banner182
Son Güncelleme: 07.01.2014 15:30
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
samimi değilsiniz 3 yıl önce

münferit bir hırsılık olayını öğretmen kuyumcuyu soyarken yakalandı diye vermişsiniz.Eyvallah sözümüz yok ancak adama sormazlarmı iyi de kardeşim memleketi soyup soğana çeviren muktedirlerle ilgili neden tek kelime haber yap(a)mıyorsun.hırsız vatandaş olunca çök tepesine, başbakanın oğlu olunca hep bir ağızdan yedirmeyiz de yedirmeyiz.yuh be(zaten yayınlamayacağınızı da biliyorum ya hadi neyse)