banner374
22 Mayıs 2014 Perşembe 22:03
Öğretmen politikası gözden geçirilmeli

 İlköğretimde bölgeler arasında farklar göze çarpıyor. Türkiye’nin doğu bölgelerinde okul çağında olup okula kaydı olmayan çocukların oranı daha yüksek. İlköğretim düzeyinde 2-3 yüzde puan civarında seyreden bölgelerarası fark, ortaöğretim çağına (14-17) gelindiğinde yüzde 20 puana çıkıyor. Doğu Karadeniz’de 14-17 yaş grubunun yalnızca yüzde 16’sı okula kayıtlı değilken, bu oran Ortadoğu Anadolu’da yüzde 33. Güneydoğu Anadolu’da ise yüzde 36.

İlköğretim Türkiye genelinde zorunlu olan bir eğitim düzeyi olmasına karşın, ilköğretim çağındaki kız ve erkek çocuklarının yüzde 6’sının okula kaydı bulunmuyor. Uygulama ve teşvik ile ilgili yapılanların, bazı ailelerin çocuklarını okula göndermeleri için yeterli olmadığı görülüyor.
Bu durum kadar endişe verici bir diğer sorun da ortaöğretim çağında olup okula gitmeyen öğrencilerin oranının yüksek olması. Rapora göre kadınların okula kayıtlı olmama olasılığı da erkeklere oranla daha yüksek. İlköğretim düzeyinde kız çocuklarının okul dışına kalma olasılığı erkekler ile aynı iken ortaöğretime geçişte, özellikle doğu bölgelerinde 7-8 puanı bulan farklarla, kadınların daha çok okul dışında kaldığı gözleniyor. 
Rapora göre ortaöğretimdeki net okullaşma oranı şöyle: 
Batı Marmara’da kızların yüzde 80’i okula giderken, bu oran Güneydoğu’da yüzde 47. 2012-13 eğitim-öğretim yılında ortaöğretim çağında olan ve kırsal bölgede yaşayan gençlerin okula gitme oranı kentte yaşayanlara oranla 15 puan daha düşük. 2012’de Türkiye genelinde zorunlu olan ilköğretim çağında olup (6-13 yaş) okula kaydı olmayan çocukların oranı yüzde 6. Güneydoğu’da okula gitmeyen öğrenci daha fazla olurken, Batı Marmara’da ilkokul çağında olup okula gitmeyen çocuk oranı yüzde 5, ortaöğretim çağında olup okula gitmeyen oranı ise yüzde 16. Güneydoğu Anadolu bölgesinde okula gitmeyen çocuk oranı daha yükseliyor. İlkokul çağında olup okumayan çocukların oranı yüzde 8, ortaöğretim çağında olup gitmeyenlerin oranı ise yüzde 36.
2012-13 eğitim-öğretim yılında özellikle ortaöğretim düzeyinde, cinsiyetler arasındaki okullaşma farkları çoğu bölgede 3-4 yüzde puanı aşmazken, Güneydoğu, Kuzeydoğu ve Ortadoğu Anadolu bölgelerinde erkek öğrencilerin okullulaşma oranları kız öğrencilere oranla ortalama olarak 7-8 yüzde puan daha yüksek.
Güneydoğu’da erkeklerin yüzde 55’i, kızların yüzde 47’si, Kuzeydoğu Anadolu’da erkeklerin yüzde 56’sı, kızların yüzde 49’u, Ortadoğu Anadolu’da ise erkeklerin yüzde 58’i, kızların yüzde 49’u okula gidiyor.
Türkiye genelinde ortaöğretim düzeyinde devamsızlık sorunu önemli boyutta. Genel ortaöğretimde yüzde 27,4 olan devamsızlık oranı mesleki ve teknik ortaöğretimde yüzde 39,1
Ekonomik durum akademik başarıyı etkiliyor
ERG’den Politika Analisti Işıl Oral ve Eileen McGivney tarafından hazırlanan rapor ile ilgili bilgi veren Işıl Oral özellikle ortaöğretim kademesinde eğitime erişimde cinsiyet ve coğrafi bölgeler arasında büyük farkların olduğunu belirtti. Oral, 1,5 yıl önce araştırma raporunu hazırlamaya başladıklarını belirterek, çalışmanın amacının, Türkiye’de eğitimde kalite ve eşitliğe değinmek ve buna katkı yapmak, bu konuda farkındalık oluşturmak, kalkınma ile her çocuğun kaliteli eğitime ulaşmasını hedeflemek olduğunu söyledi.

Aileleri eğitimli olanların okullaşması yüksek
Işıl Oral (ERG Politika Analisti): OECD’nin 2012 verileri ve Birleşmiş Milletler’in (BM) hane halkı raporu da bu çalışmamızı destekliyor. Rapor verilerine göre eğitime erişim ve okula devam oranlarında ilköğretimde kız öğrenci oranları erkeklere yaklaşıyor. Taşımalı eğitim gibi projeler buna katkı sağladı. 
Anne baba eğitimi arttıkça okullaşma artıyor. Ortaöğretimde ailenin eğitim düzeyinin okullaşma üzerinde ciddi bir etkisi var. Bu yaş grubundaki bireylerin anneleri üniversite mezunu ise okullulaşma olasılıkları yüzde 30, anneleri lise mezunu ise bu oran yüzde 24 artıyor. Babanın lise veya üniversite mezunu olması da yüzde 20’nin üzerinde bir artış yaratıyor. Üniversite mezunu olan aile reisleri, lise mezunu olanlara oranla çocuklarının eğitimine üç kat fazla para harcıyor. Lise mezunu olan aile reisleri ise ortaokul mezunu olanlara oranla çocuklarının eğitimine iki kat fazla yatırım yapıyor. Öğrencinin kardeş sayısı arttıkça ortaöğretimde okullaşma olasılığı yüzde 2 civarında düşüyor. Bu etki ilköğretimde gözlenmiyor.
* Ortaöğretimde ise okullaşma oranı yüzde 75’ civarında. Kız ve erkekler arasında yine fark var. Ortaöğretimde cinsiyete ve bölgelere göre okullaşma oranları arasında kızlar ile erkekler arasında fark bulunuyor. 
* Engelli olan çocukların ilköğretim ve ortaöğretimde kaynaştırma eğitim Bakanlık verilerine göre arttı. Ancak ilköğretim sonrası okula devam sayısı düşüyor. Bu verilere göre 20 gün üzerinde yüzde 10.4, kızların yüzde 9’unda, erkeklerin yüzde 12’sinde ilköğretimde devamsızlık ortaya çıkıyor. Ortaöğretimde ise 10 gün üzerinde Türkiye genelinde yüzde 33. Kızlarda yüzde 24, erkeklerde yüzde 41. 
* Ortaöğretimde 2009- 2010 verilerine göre okul terk oranları erkeklerde daha fazla. 
* 8’inci sınıf matematik  performansında bölgeler arasında farklar var. Matematik yeterlik düzeyleri olarak  bölgelere göre bakıldığında temel düzeyin altında performans olarak Güneydoğu Anadolu yüzde 45 civarında. 
* Evde konuşulan dil ve 8’inci sınıf matematik performansı verilerine göre, evlerinde Türkçe konuşulmayan öğrencilerin ortaöğretimdeki matematik performansı, evlerinde Türkçe konuşulan akranlarının 2 okul yılı gerisinde. 
* Sosyo- ekonomik durumuna göre, lise türlerine göre, fen lisesine gidenlerin yüzde 51’i en yüksek ekonomik dilimde yer alırken bu oran meslek lisesine gidenlerde yüzde 8  düşüyor. 
* Fen liselerinde performans yüksek, meslek liselerinde akademik başarı çok düşük. 
* Ailenin eğitim düzeyi yüksek olan yüksek çocukların okullaşma olasılıkları yüksek. İlköğretimde babanın eğitim düzeyi daha yüksek. Ortaöğretimde anne üniversite mezunu ise çocuğun okullaşma olasılığı yüzde 30. Anne lise mezunu ise bu oran yüzde 24. Aile eğitim düzeyine göre aylık eğitim harcamasına bakıldığında daha çok bilgi ve kaynağa bağlı olarak, aile reisinin eğitim düzeyi lise ve üstü ise eğitime harcama oranı artıyor. Kentlerde bu harcama daha yüksek. Akademik başarı sosyo ekonomik duruma bakıldığında, eğer durumu iyi değilse akademik başarı düşük. Okulun kaynakları, disiplin ortamı, öğretmenlerin de dahil edildiği araştırmada maddi durumu iyi olmadığında başarı düşüyor. Akademik başarı program türlerine göre de farklılık gösteriyor. Bu da başarıyı etkiliyor. Evde Türkçe konuşulması akademik başarıyı olumlu etkiliyor.”
Risk altındaki çocuklara özen gösterilmeli
Batuhan Aydagül (ERG Direktörü): Bu raporda Türkiye eğitim sistemine eşitlik persfektifinden bakmaya çalıştık. Çalışmayı Milli Eğitim Bakanlığı ile paylaştık. PISA sonuçlarına göre, küçük iyileşmeler dahi eğitimde olumlu sonuçlar doğuruyor. Okulda kaliteli öğretmen olduğunda daha fazla iyileşmeler olduğunu görüyoruz. Bakanlık verilerinin istenilen düzeyde paylaşılmadığı için 2013-2014 yılının bütün verilerine ulaşamadık. Eğitimde eşitlik ERG için her zaman öncelikli. Bizler eğitimi izlerken ortalamayı veren göstergelerin ötesinde en zor durumdaki çocukların durumunu anlamaya çalışıyoruz. Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm kamu kurumları politika geliştirirken kız çocuklara, kırsalda yaşayan, yoksul, çalışan, özel gereksimli ve diğer risk altındaki çocuklara özen göstermesini bekliyoruz. Okullar sosyal refah seviyesine getirilmeli, güçlendirilmeli.  Öğretmenden başlayan süreçte, okul müdürü, rehberlik servisi de için içinde olmalı. Çalışan, engelli, Türkçe bilmeyen, durumu iyi olmayan çocuklar için yeni , özel politikalar üretilmeli”
Eğitimde iyileştirme için ERG’nin önerileri
- Eğitime erişim sorunu olan, kırsalda yaşayan çocukların daha fazla eğitim alması sağlanmalı. 
- ADEY(Aşamalı Devamsızlık Yönetimi)’nin tekrar yürürlüğe konulması ve devamsızlık konusunda daha fazla bilgi edinerek önlem alınması gerekiyor. 
- Meslek liseleri işverenle daha fazla işbirliği içinde olmalı
- Tüm okul ve program türlerinde verilen eğitim üst düzeye çıkarılmalı
- Öğretmenlerin özellikle Doğu’da görev süresi uzatılmalı, niteliklerinin arttırılması çalışmaları yapılmalı. Öğretmen politikası gözden geçirilmeli. Verilere dayalı analiz yapılmalı.
- Kurumlar arasında işbirliği yapılmalı
- Erken çocukluk eğitimi ücretsiz ve zorunlu hale getirilmesi gerekiyor.
banner182
Son Güncelleme: 22.05.2014 22:04
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
uzman 3 yıl önce

2000 tl alan bir öğretmen ne düşünür

Avatar
kaz kafalı 3 yıl önce

konu devamsızlık yorum öğretmen maaşı, konu akademik başarı yorum öğretmen maaşı, konu şiddet yorum öğretmen maaşı, ..... ne beklersiniz böyle öğretmenden

Avatar
Mahmut @uzman 3 yıl önce

ne alaka!!okullaşma oranları ve devam devamsızlık ile ilgili çalışma ile maaş ne alaka....

Avatar
hayalet öğrtmnler 3 yıl önce

ücretli öğr adı altında hayali öğretmenlik olduğu sürece daha şok çeker bu çocuklar. benim köyümde sözde öğret var ama kapısı 3 aydır kilitli