banner406
30 Haziran 2017 Cuma 00:33
ÖĞRETMEN STRATEJİ BELGESİNDE GÖZDEN KAÇANLAR

Belge; sözleşmeli öğretmenlik, mülakat, performans değerlendirmesi, öğretmenlere dört yılda bir sınav... üzerinden kıyasıya eleştirildi. Bunun üzerine Bakanlık kendini EBA üzerinden savunma ihtiyacı hissetti. EBA savunması bilindik şeylerin tekrarından ibaretti. Performans kriterleri ve dört yılda bir sınavın daha çok durum tespiti olacağı ve Bakanlığın öğretmenlerle ilgili çalışmalarına ışık tutacağı söylenilerek tepkiler azaltılmaya çalışıldı.

Belge ile ilgili sunum yapılırken Antalya'da yapılan çalıştaya atıf yapılarak eğitim sendikaları ve tüm paydaşların görüşü alınarak Öğretmen Strateji Belgesi'nin hazırlandığı izlenimi verilmeye çalışılmıştır. Ancak gerçek hiç de öyle değildir. Zira paydaşların görüşleri bu belgeye çok sınırlı bir şekilde yansımıştır.

Öğretmeni süper bir varlık yaparak eğitim sorununu kökten çözeceğini düşünenler, öğretmenlerin maddî sorunlarını âdeta görmezden gelmişlerdir. Belgede dezavantajlı bölgelerde görev yapanlara ilave ücret ve kariyer basamakları dışında maddî bir iyileştirme öngörülmemiştir. Belgede mükemmel üstü olması istenilen öğretmen tabir yerindeyse maddiyattan münezzeh görülerek, öğretmenin kendini geliştirmesiyle ekonomik gücü arasında en küçük bir bağ bile kurulmamıştır.

Öğretmenlerin psikolojik teste tabi tutulması konusu kamuoyunda hiç gündem olmadı. Devlet bir taraftan bütün öğretmenleri psikolojik teste tabi tutmayı düşünürken diğer taraftan bu testleri geçmesi imkân dâhilinde olmayanları engelli kontenjanından öğretmen olarak atamaktadır. Ruh sağlığı bütün meslek gruplarında son derece önemlidir ve çalışanların emekli olana kadar ruh sağlıklarını korumaları her zaman mümkün olmayabilmektedir. Ancak insanların ruh sağlığı durduk yerde bozulmamakta, çalışma koşulları ve yönetici tutum ve davranışları... çalışanların psikolojilerini etkilemektedir. Psikolojik test konusu istismara müsait olmakla birlikte illa da uygulanacaksa uygulamaya yönetici sınıfından başlamak yerinde olabilir.

Belgede öğretmene yönelik şiddet de ele alınmış ve şiddete karşı mücadele edileceği, şiddete uğrayan öğretmene hukukî vb açılardan sahip çıkılacağı ifade edilmiştir. Bize göre belgede öğretmenlerle ilgili en olumlu yaklaşım burada göze çarpmadaktadır.

Bize göre uygulamada en sıkıntı doğuracak nokta şudur: Belgeye göre kişinin öğretmenliğe uygun olup olmadığı fakültedeyken tespit edilecek ve uygun bulunmayanlar öğretmenlik dışındaki mesleklere yönlendirilecek. Kulağa hoş geliyor ama uygulma esnasında yer yerinden oynayacaktır. Uygulama çoğu defa hukukî sonuçlar doğuracak ve bir süre sonra da bundan vazgeçilmek zorunda kalınacaktır.

Belgede önemli başlıklardan biri de öğretmenin kendini sürekli geliştirmesi. Bu noktada yıllardır yapılan hizmetiçi eğitim faaliyetlerinin genel olarak çok da fayda sağlamadığına değinmek gerekiyor. Bakanlık iğneyi kendine batırmalı ve bunca masraf edilerek yapılan hizmetiçi eğitimlerinin maksimum fayda üretmesine kafa yormalıdır. Ancak şu da bir gerçektir ki en önemli şey, eğitim süreçleri boyunca kişiye kendi kendini geliştirme alışkanlığının kazandırılması ve bunun yaşam boyu devam eden bir süreç olduğunun öğretilmesidir. Bence eğitim kurumlarımızın en önemli fonksiyonu bu olmalıdır.

Belge nihaî olarak iyi bir eğitim sistemini hedeflemektedir. Öğretmen eğitim sistemi paydaşlarından sadece birini temsil etmektedir. Eğitimin olumlu ya da olumsuz gelişmesini etkileyen faktörler birden fazladır. Günümüzde eğitimde öğretmenin rolü gittikçe azalmaktadır. Eğitim süreçlerini etkileyen diğer faktörler daha ağırlık kazanmaktadır. Öğrenciye yön verme hususunda öğretmenin yerinin ilk sırada olduğunu söylemek artık mümkün değildir. Özlenen eğitim sistemi söz konusu olunca eğitime etki eden diğer faktörlerle ilgili bir stratejiye de ihtyaç olduğu kesindir.

Son olarak yanlışıyla doğrusuyla bir strateji belgesi hazırlanması kayda değer bir durumdur. Daha da önemlisi; eleştirileri dikkate alarak, bütün paydaşları bir araya getirerek belgede düzenlemeler yapmaktır. Hepsinden önemlisi sözleşmeli öğretmenlik, mülakat, performans, dört yılda bir sınav vs derken birileri ayağına sıkıyor da farkına bile varmıyor.

Allah sonumuzu hayretsin.

Erol Ermiş

Eğitim-Bir-Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sınıf öğretmeni 2017-06-30 01:10:06

eğitim öğretimin en önemli ayağı olan öğretmenlerin kendilerini sürekli yenilemeleri,geliştirmeleri isteniyor...mükemmel öğretmen portresi çiziliyor! hayaller avrupa abd vb. gelişmiş ülkelerde eğitim seviyesini yakalayacak öğretmenler yetiştirmek; gerçekler ise o ülkelerdeki öğretmenlerin aldğı ücretin yanından bile geçemeyecek maaşla bunları ülkemizdeki öğretmenlerden beklemek! beklenti yüksek ancak gerçekleştirmeye yönelik maddi hiçbir katkı yok!

Avatar
Oğuz 2017-06-30 11:36:36

Bu ülkede başka bir meslek grubu varmi dır acaba bu kadar kafaya takılan.Yok öğretmenin performansı yok başarısı yok psikoloji.Oturuyolar masa başına akşamdan sabaha biz yaptık oldu zihniyetiyle öğretmenin gıyabında kararlar alınıyor. Kim gelip öğretmene sizin ne derdiniz var diyen yok.Öğretmeni notla degerlendirme zihniyeti devam ettikçe eğitimi sistemimizah de hiçbir olumlu gelişmeler olmaz bilakis gittikce yerin dibine batar.

Avatar
cumali 2017-06-30 19:28:11

ey sendika çok pasifsiniz etkili görünüyor ama hem etkisiz hem de yetkisiz siniz diplomaya yönelik alan değişikliği oldu yalan değişikliği beceremediniz beceriksizsiniz eziksiniz 2019 seçiminde oy yoooooooook