banner374
04 Mart 2014 Salı 11:12
Öğretmen yediği dayakla kaldı
 Funda Mat Balabanuluğ'un avukatları Özlem Yılmaz ve Levent Kütük, müvekkilerinin yediği dayakla kaldığını, verilen cezayı yasa gereği temyiz de edemeyeceklerini söyledi.
Olay 29 Şubat 2009 tarihinde meydana geldi. O dönemde okulun 19 yıllık beden eğitimi öğretmeni olan, 1 çocuk annesi Funda Mat Balabanuluğ, iddiaya göre, öğrencilerden toplanan paraları konuşmak üzere dönemin okul Müdürü Erol Atayık'ın odasına gitti. Makam odasında taraflar arasında çıkan tartışmanın ardından iddiaya göre Müdür Erol Atayık, yumruk ve tekmeyle saldırdığı Balabanuluğ'u dövdü. Aldığı darbeler sonrası gözleri ve yüzü moraran Balabanuluğ, diğer meslektaşlarının araya girmesiyle kurtuldu. Arkadaşları tarafından götürüldüğü hastanede tedavisi yapıldıktan sonra taburcu edilen Funda Mat Balabanuluğ, Müdür Atayık'tan şikayetçi oldu. Balabanuluğ, "Okulun spor zümre başkanıyım. Öğrencilerden toplanan paranın hesabını konuşmak için makam odasına girdim. Beni kovar gibi odasından çıkarmak istedi. Kendinden geçti, yumruk ve tekmelerle üzerime saldırdı. Şikayetçiyim" dedi.

Erol Atayık hakkında, 21'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 'Kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak kasten yaralaması' suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Dava kapsamında ifade veren Funda Mat Balabanuluğ, okul müdürü Atatyık'ın kendisini dövdüğünü anlatıp, şikayetçi olduğunu yineledi. Atayık'ın öğretmenler kurulunda, okul takımında yer alan bir öğrencisini, disiplinsiz olduğu gerekçesiyle takımdan çıkarmasını istediğini, kendisinin de "Böyle öğrencileri spor yaparak kazanmak gerekir" diyerek bu talebi geri çevirdiğini ve aralarında sürtüşme başladığını söyleyen Balabanuluğ, "Hesaplarla ilgili de görüşmek istedim. Evrakı önüne açtım, oturdum. Bana 'Ben muhasebeci değilim. Müfettiş çağırırım' dedi. Ben de 'Müfettiş istiyorum' dedim. Daha sonra bana önce 'Neden sesini yükseltiyorsun' deyip masaya yumruk vurup 'Defol git' dedi. Sol kolumdan beni tutup başımın arkasına yumruklar vurdu. Saçıma taktığım toka kafamda parçalandı. Boğazımı sıktı. Sesimizi duyan sekretere kapıyı kapatmasını söyledi. Ben de ondan yardım istedim. Daha sonra odaya gelenler beni elinden aldılar" dedi.

Erol Atayık ise böyle bir olaya adının karışmış olmasından dolayı üzgün olduğunu ve Funda Mat Balabanuluğ'dan özür dilediğini belirtti. Okulda spor çalışmaları için öğrencilerden para toplandığını, paraları harcama yetkisi olan Balabanuluğ'un usulsüz harcamalar yaptığını ileri süren Atayık, bu nedenle aralarında tartışma çıktığını iddia etti. Atayık, "Odama gelip benimle görüşmek istedi. Elindeki bir belgeyi yırtıp attı. Odadan çıkmasını istedim. 'Erkeksen dışarı çıkar da görelim', 'Şerefsiz, üzerime çok geliyorsun' dedi. Bu da yetmiyormuş gibi üzerime gelip bana vurmaya çalıştı. Ben de kendisini iteledim. Yüzü sehpaya çarpmış olabilir. Karşılıklı el kol hareketleriyle arbede yaşandığı doğrudur, ama kendisine yumrukla vurmadım" dedi.

Cumhuriyet Savcısı, Erol Atayık'ın nitelikli kasten yaralama suçunu işlediği gerekçesiyle 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Hakim, sanığı önce 2 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ardından da suçu haksız tahrik altında işlediğini belirtip cezasını 10 ay hapse indirdi, cezayı günlüğü 40 liradan 12 bin lira paraya çevirdi. Öğretmen Balabanuluğ'un avukatları kararın temyizi için başvurdu. Yargıtay 3'üncü Ceza Dairesi, mahkemenin kararını, sanık amir olduğu için esastan bozdu.

Bozma kararının ardından, 21'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde tekrar görülen duruşmaya sanık Erol Atayık ile avukatlar katıldı. Hakim Celal Atay, sanığı önce 3 yıl hapis cezasına çarptırdı, cezayı haksız tahrikten 1 yıl 6 aya, iyi haldende 1 yıl 3 aya indirip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Kararı değerlendiren öğretmen Funda Mat Balabanuluğ'un avukatları Özlem Yılmaz ve Levent Kütük, müvekkilerinin yediği dayakla kaldığını, daha önce verilen cezanın daha ağır olduğunu, şimdi ise kararı yasa gereği temyiz bile edemiyeceklerini söyledi.

Balabanuluğ, dava sürerken rapor alınması için kolları mühürlü olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmişti. Öğretmenin Adli Tıp Kurumu'na bu şekilde gönderilmesi büyük tepki çekmiş, Bakanlık da bu olayın ardından, mağdrurların bu şekilde gönderilmesini yasaklamıştı.




DHA
banner182
Son Güncelleme: 04.03.2014 11:13
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
dmk657 3 yıl önce

devlet memurları kanununa göre fiili saldırı memuriyetten çıkarılma cezası değilmiydi beni yanlış hatırlıyorum

Avatar
belli sendikadan olana hayır @dmk657 3 yıl önce

adamlar dokunulamaz ...