banner374
16 Kasım 2012 Cuma 13:50
Öğretmen Yetiştirme Modeline İhtiyaç Var !

Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Naci Cangül, "Türkiye'nin geleceği ile ilgili bu sistem değişikliğine yönelik tartışmaların sisteme yönelik bilimsel veriler ışığında değil, politik düşüncelere göre yapıldı." dedi.

    Her olayın farklı bakış açılarıyla değerlendirilebileceğini belirten Cangül, gelişmiş ülkelerde okula başlama yaşının 3-4 olduğunu, bu açıdan bakıldığında 4+4+4 uygulamasının doğru göründüğünü; diğer yandan bu yaşa eğitim ve öğretim verebilecek yetişmiş öğretmen kaynağının olmadığı düşünüldüğünde ise uygulamaya olumsuz bakılabileceğini dile getirdi.

    Bireylerin temel alışkanlıkları kazanmaya başlama yaşının 2 olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Cangül, “Öğrenmenin en yoğun yaşandığı yıllarda çocukların uzman eğitimciler yerine aileyle birlikte olduklarını görüyoruz. Kişilik gelişimlerinin neredeyse tamamlandığı yıllarda okula başlanması durumunda da beklenen yararın sağlanamadığı ortada. Ülkemizde anne-babaların çocuklarına kıyamadıklarını ve koruyucu davrandıklarını, bu nedenle de çocukların yirmili yaşlara geldiğinde bile birçok konuda tek başlarına hareket edemediklerine şahitlik ediyoruz. Bu da çocukların bağımsız karar verme reflekslerinin gelişmemesine sebep oluyor” dedi.

    Eğitim sistemimizde 4+4+4 dışında çok önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Cangül, karar verme mekanizmalarının acele hareket etmeden tüm paydaşların görüşlerini alması ve bunlar ışığında gerekli hazırlıkları yapması gerektiğini vurguladı. Cangül, bu anlamda en olumlu gelişmenin geçmişte ilk ve ortaöğretimi düzenleyen Milli Eğitim Bakanlığı ile yüksek öğrenimi düzenleyen Yüksek Öğrenim Kurumu'nun (YÖK) görüşmeye ve hatta ortak çalışmaya başlaması olduğunu söyledi.

    Yeni sistemin beraberinde yıllardır süregelen öğretmen yetiştirme sistemini de tartışmaya açtığını anlatan Prof. Cangül şunları kaydetti: “1933'den 1980'de eğitim fakültelerinin kurulmaya başlamasına kadar geçen dönemde öğretmen yetiştirmenin ana kaynağı olan fen edebiyat fakülteleri, bunun sonrasında altyapı ve insan kaynakları eğitim fakültelerinden hiç de kötü olmamasına rağmen öğretmen yetiştirme konusunda zaman zaman sürecin dışında kaldı. Bunun doğal sonucu olarak da temel bilimlerin hem öğretildiği hem de araştırıldığı akademik birimler olan fen edebiyat fakültelerinin son 2 yıldaki tercih edilirlikleri ciddi oranda azaldı. Bu durumun sebep ve sonuçları iyi tahlil edilmeli. Bu amaçla YÖK ve MEB ortak çalışmasına veri sağlama amaçlı birçok adım atıldı ve birçok rapor hazırlandı. Bunlar arasında Millî Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen yetiştirilmesi ve istihdamı çalışmalarına akademik katkı sağlamak üzere FEDEK ve Fen-Edebiyat Dekanlar Konseyi bir rapor hazırladı.”

    RAPORDA NELER VAR?

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da sunulan raporda; yeni öğretmenlerin, mezun oldukları fakülteye göre değil, mutlaka meslek sınavındaki başarı şartına göre seçilmesi ve meslek sınavında başarılı olamayan hangi fakülteden mezun olursa olsun, öğretmenlik mesleğine kabul edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Öğretmenlik hakkının, öğrencilerin fen edebiyat fakültelerini tercih etmelerinin en önemli sebeplerinden biri olduğunun belirtildiği raporda; “Öğretmenlik hakkının alınması durumunda bu kurumların zayıflayacağı, hatta kapanma noktasına geleceği ortadadır. Bu durumun Türkiye'de temel bilimlerin zayıflamasına yol açacağı ve Türkiye'de bilimsel hayatın olumsuz etkileneceği; eğitim fakültelerinin pek çoğunda alan derslerinin ya fen edebiyat fakülteleri öğretim üyeleri tarafından ya da bu fakültelerin bünyesinde verilmesi sebebiyle fen edebiyat fakültelerinin zayıflamasının eğitim fakültelerini de doğrudan etkileyeceği aşikardır. Alan bilgisi yönünden fen edebiyat fakültesi mezunlarının eğitim fakültesi mezunlarına nazaran daha zayıf yetiştiklerini söylemenin mümkün olmadığı, dolayısıyla fen edebiyat fakültelerinde okuyan öğrencilerin de eğitim fakültelerinde okuyan öğrencilerimiz gibi makûl ölçüler içinde pedagoji derslerini kendi fakültelerinde almalarına imkân verecek yeni bir düzenlemenin getirilmesi gerekmektedir. İnsanî ve kanunî haklardan kaynaklanan bu eşitlik talebinin karşılanmasının kurumlar arasındaki olumsuzluğu sona erdireceği gibi meslekî ve sosyal âhenge de hizmet edecektir.”

    Türk millî eğitim sisteminin 4+4+4 şeklinde kademelendirilmesinin problemi büyük ölçüde çözeceğinin beklendiğini anlatan Prof. Dr. İsmail Naci Cangül, bu sistemin son 4 yılı hatta ikinci 4 yılı için, yani liseler ve ortaokullar için öğretmenlerin fen edebiyat fakülteleri mezunları arasından seçilmesinin tüm bu sorunların çözümü için atılacak önemli bir adım olacağını kaydetti.


banner182
Son Güncelleme: 16.11.2012 13:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol