banner374
21 Ekim 2012 Pazar 21:19
'ÖĞRETMENDEN ÖĞRENCİYE FİZİKİ İSTİSMAR OLABİLİR!'
Dershaneler kapatılmalı mı? Son ayların en büyük tartışma konularından biri bu. Bana kalırsa, ‘Dershaneler kapatılacak’ demeci yanlış anlaşıldı. Zira Başbakan bununla kıt aklıma göre aslında şöyle demek istedi: Her öğretmen bir ders, her ev bir dershane olacak!
Başbakan Erdoğan’ın “Dershanecilik olayını kaldıracağız.” çıkışı, henüz inişe geçmiş değil. İnsanımız her konuda hemen iki kutba ayrılmayı millî bir görev sayar. Her iki tarafın ‘sağduyusu’, bir konuda tercihini kullandı mı artık çıkılan yoldan geri gelmek zor olur. Bir taraf ‘kaldırılsın’ dedikçe, karşı taraf ‘kaldırılmasın’ diye argümanlar öne sürer. İki serçe dövüştükçe, yastıkçıya tüy düşmeye devam eder anlayacağınız. Lakin kulağa pamuk, süngü ile konulmaz deyip mevzuya arabulucu sıfatıyla giriyorum. Gerçi bana pek de güvenmeyin derim. Zira bu işi bana bırakırsanız, “Devlet hastaneleri varken niye özel hastane açılıyor? Onlar da kapatılsın!” diye feryat ederim.



Önce ‘dershaneler kapatılacak ve çocuklar da şeker yiyebilecek’ fikrini savunanlara kulak verelim. “Deve gitti, sen kulağını mı arıyorsun birader?” diye çıkışanlar olacaktır amma mevzu, hatırladığım kadarıyla, Başbakan’ımızın Anadolu’da bir annenin çocuğunu dershaneye göndermek için hayvanını ve altınlarını sattığını öğrenmesi ile patlak verdi. Tabii olaya bir siyasetçi gözüyle bakınca insanların dişinden tırnağından artırdığı ile çocuğunu okutma çabasına destek olup söylem geliştirmek kolaylaşır. Hâliyle dershanelerle ilgili vasiyet planı yapmak elzemdir.  Yalnız her vasiyet ölüm getirmez. Çocuğunu okutmak için hayvanını ve altınlarını satan bu teyzenin de, “Gerekirse ceketimi satar çocuğumu okuturum.” diyen amcanın da bu çabalarında okullarda verilen eğitime güvenmeme ve çocuğunun daha iyi yerlere gelmesi için dershaneye gönderme arzusu yatmaktadır. Elbette dershane olayı her ailenin bütçesi için külfettir. Keşke herkese eşit eğitim imkânı olsa da dershanelere ihtiyaç duyulmasa, ihtiyaç duyuluyorsa da para bulunsa... Neyse ihtimaller üzerinden yorum yapmadan, tali yola sapmadan devam edelim.


12 Eylül darbe döneminde askerî yönetimin bile kapatamadığı dershaneleri bitirmek için önce sınav sisteminin kaldırılması lazım. Çünkü sınav varsa, dershane de mutlaka olacaktır. Peki, sınavın kalkması mümkün mü? Üniversite sınavını kaldırdık diyelim, her üniversite kendi sınavını yapmaya başladı. Kulağa hoş geliyor. Lakin her okul aynı eğitim standardında olmadığı için doğudaki bir ilden ortalama bir öğrencinin bu sınavı kazanma şansı yüzde kaçtır? Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan fırsat eşitsizliğinin dik âlâsı olmaz mı bu? Bugün iyiliğim üzerimde, hadi ona da bir çözüm uydurayım. Her lise kendince YÖK olsun ve okulun sonunda bir sınav yapsın, bu sınav notuna dört yıl içinde öğrencinin aldığı notların ortalaması da ilave edilsin. Gayet adil değil mi? Bana sorarsanız değil. Bu noktada öğretmenin adaletine nasıl güvenilir? Şimdi bu cümleden öğretmen arkadaşlarımız niza çıkarmaya kalkmasın, ama insanın olduğu her yerde suiistimalleri göz ardı etmemek lazım. Kaldı ki böyle bir şeyin olmadığını varsaysak bile, öğrenci sınav notlarını artırmak ve başarı notunu yükselmek ya da gireceği üniversitenin sınavına hazırlanmak için bu kez özel ders almaya ihtiyaç duyacaktır. Dershaneler kapalı olduğuna göre bunun için ya kendi öğretmenine ya da bir başka öğretmene başvuracaktır. 100 puanlık soru şu: Sizce öğretmeninden özel ders alan bir öğrencinin okuldaki ders notlarının, ders alma gücü bulunmayan bir öğrenciden yüksek olma ihtimali yüzde kaçtır? Cevap aşikâr değil mi? Okunu atan, yayını asar arkadaş!


Hadi iyi niyetimizi muhafaza edelim ve bu işi Millî Eğitim Bakanlığı’nın koordine ettiğini ve öğrencinin özel dersleri ya da düşük meblağlar ödeyeceği etütleri başka okuldan getirilen öğretmenlerle çözdüğünü düşünelim. Peki, bu öğretmenlerin okul dışında ekstradan ders vermeye zamanları, sınav sistemini takip etmeleri, bir sürü test hazırlamaları ve öğrencileri okuldaki derslerden sınavlara hazırlamaları mümkün müdür? Dershane öğretmenleri kadar pratik tecrübe ve birikime sahip olmaları için kaç yıllarını vermeleri gerekir? Hepsi muamma. Bunlar çözülse bile daha iyi okula gitmek isteyenler bu kez özel derslere yönelecektir kaçınılmaz olarak. Al sana karaborsanın feriştahı! Öğretmenlerin çoğu işi gücü bırakıp öğrenci kovalamaya, evlerde birebir ders vermeye ya da grup hâlinde ayarladığı öğrencilerle biraz daha az ücrete evlerde ders vermeye başlayacaktır. Oldu mu sana her öğretmen bir dershane!


Şu an ülke genelinde dershane sayısı 4 bin civarında. Öğrenci sayısı ise 1 milyon 250 binlerde. Burada 50 bin civarında öğretmen görev yapıyor. Bunların vergisi de çatır çatır alınıyor bildiğim kadarıyla. Alınmıyorsa bu devletin suçu zaten. Dershaneler kapatıldığı an özel dersler ile açılan ev-dershanesi 4 binden 400 binlere çıkacak. Öğretmen sayısı da bir bu kadar olacak ister istemez. Üstelik zarfla takdim edilen ders başı ücretlerden bir kuruş da vergi alınması mümkün olmayacak. Öğretmenlik kutsaldır, vergi de... Ama bu sistemin önü açılırsa vergi de kutsal olmaktan çıkacak. Abanın kadri yağmurda bilinir, yağmura tutulmadan bilebilmek ise ayrı bir zanaat.


Bu durumda ‘Unun çoksa bazlama ye, yağın çoksa gözleme’ deyip geçmek mümkün. Ama sıkıntılar bu kadarla kalmaz... Asıl konuşulmayan ve pek dillendirilmeyen en büyük sıkıntı, çocuğuna özel ders aldıran ailelerde yaşanacak. Nasıl mı? Misal, hiç tanımadığınız bir öğretmen evinize özel derse gelecek ve her an yanlarında bulunamayacağınız için çocuğunuzun zihni ya da fiziki istismara uğramayacağından ne kadar emin olabileceksiniz? Çocuğunuzun başına bir şey gelmeyeceğinin garantisi var mı? ‘Yuh artık!’ diyebilirsiniz. Haklısınız, gazetelerin üçüncü sayfalarını okumaktan gözüm kararabiliyor bazen. Kusura bakmayın, taşa çıkan keçinin ağaca çıkan oğlağı oluyor işte, ne yaparsınız...


O zaman işin maddi boyutuyla ilgili kulağınıza kar suyu kaçırayım. Dershaneler fırsat eşitsizliğine yol açıyor, doğru. Parası olmayan okuyamıyor, o da doğru. Bir dershanenin ortalama fiyatı yıllık olarak ne kadar? Türkiye geneli 6. sınıf ücreti ortalama 1200 lira. Bir üst sınıfta 1400, ortaöğretim imtihanına katılacak 8’lerde 1700, üniversite sınavına katılacaklarda da ortalama 2 bin 500 ila 3 bin lira arası. Bunu birçok aile dişinden tırnağından artırıp verebiliyor. Veremeyen de var elbette, burslu imkândan yararlanıp bu ücreti yarı yarıya düşüren de var, hiç vermeyen de... Peki dershaneler kapatıldığında ne olur dersiniz? Şimdi elimize hesap makinesi almanız gerekiyor işte. Aslında hesap ortada ya, siz yine de bana inanmayın. Gerçi saati 100 liraya ders veren kalmadı ama hadi saatini 100 liradan hesap edelim. Rekabet artacağı için fiyatlarda indirim yaparlar artık öğretmen arkadaşlarımız. Bir öğrenci haftalık 4 ila 6 saat arası takviye ders almak zorunda olsun. Bu da 40 hafta sürse, 160 saat eder. Ne yaptı, çarptın mı? 16 bin lira etti mi? Bu rakam sadece haftada bir saat üzerinden 4 dersin fiyatı. Bir dershanede verilen 4-5 katı ders sayısının dört katı. ‘Fırsat eşitliği bu’ dersen hesap ortada.


Dershaneleri kapatmakla birlikte adrese dayalı eğitim sistemi de konuşulan ve dillendirilen uygulamalardan biri. Yani kenar mahallelerde, ücra köylerde oturuyorsanız öyle çocuğunuzdan İstanbul Erkek Lisesi filan hayal etmesini değil, Cem Karaca’nın ‘İşçisin sen işçi kal’ şarkısını dinlemesini isteyebilirsiniz. Hükümetin ileri gelenleri bu adrese dayalı sistemi çok sevmiş olacak ki hayatın her alanına yaymaya kararlılar sanki. Bu gidişle yakında ‘herkes neredeyse orada ölecek ve oraya gömülecek’ derlerse şaşırmayacağım. Bu olsa olsa ‘Esmere al bağla, karşısına geç ağla’ sendromudur.


Dershaneleri kaldırmasına kaldıralım da önce şu eğitimi bir ayağa kaldıralım derim. Zaten eğitimi düzelttiğiniz, kaliteyi artırdığınız ve normal okulda okuyan birinin sınavı kazanabilecek donanımda yetiştiği bir ortamda hangi dershane ayakta kalabilir Alla’sen! Hadi dershaneleri bir oldu bitti ile kaldırdık, KPSS ve TUS ne olacak? Memur olarak atanacak adayların önüne ha bire sınav koyup duran hükümet adamlarının buna çözüm önerisi nedir acep? Kavukla çarık birbirine nasıl uyacak?


İpin uzunu, sözün kısası makbuldür. Diyecek laf çok amma, yerim dar. Bu ‘dershaneleri kaldıralım’ teklifi, evinin damından komşu düğününü seyreden vatandaşın gaza gelip elindeki pompalı tüfekle ateş açmasına ve ‘Damada jest yapmak istedim’ demesine benziyor. Gerçi benim ne dershanem var ne de yakın gelecekte dershaneye göndereceğim çocuklarım… ‘Çarşıda mum pahalı, körün neyine’ veciz sözünün kapsamına giriyorum. Dolayısıyla mevzuya bir atasözüyle düğüm atıp konuyu kapatayım: Bedava nasihat almayan, pahalıya nedamet alırmış...


Twitter’dan sordum: Dershane kapatılsın mı?


@mstfkrmc kapatılmadan korkmamak lazım. Sonuçta kapatılan Refah Partisi’nden bir başbakan bir de cumhurbaşkanı çıktı...


@SlhaSrkya Eğer eğitimin piyasalaşmasına engel olacaksa kapatılsın ama olmayacak...


@HsNkLf Dershaneler bu ülkede eğitim eşitliğini sağlayan kurumlardır. Robert Koleji veya Bilkent Üniversitesi’ne eskiden sadece burjuva giderdi. Hakkâri ve Mardin’deki dershanelerden yüzlerce Galatasaray Liseli ve Boğaziçi Üniversiteli çıkıyorsa bu başarı dershanelerindir.


@KeskinMelahat Kapatılsın, kayıt dışılık artsın, haksız rekabet çoğalsın, herkesin özel öğretmeni olsun. Üniversite sınavı da kaldırılsın.


@NurefsanIraz Dershane öğretmenlerini açıkta bırakmayıp istihdam etmek ve eğitime kalite kazandırmak suretiyle kapatılmalı.


@alipektas_ Bu ülkede önlem alınmadan bir şey kapatılır ya da yasaklanırsa ya merdiven altına iner ya da kaçağı olur.


@ABnoktaliC 2 yıl gittim, kapatılmazsa 2 yıl daha giderim. Kapatılsın tabii! Köyümü özledim.


@BsrPuloglu Kapatmak ne derece bir çözümdür? Önce okulların eğitim sistemlerindeki eksiklikler çözülmeli ki ihtiyaç kalmasın.


@kaygusuz_seref Özel hastaneler de kapatılsın, devlet hastaneleri var! Su firmaları da... Şebeke suları neyimize yetmiyor! Rantiyeye hayır!


@mealtintop Kapatılmalı, ama kendiliğinden. Okullar öyle olmalı ki onlara gerek kalmasın.


@Kadiriyibak Kesinlikle olmaz. Referanduma gidilsin. Halk ne diyorsa o!


@talhahahaha Kapatılmamalı, önce adamakıllı bir eğitim sistemi yapsınlar, öğrenciler dershaneye gitmeye ihtiyaç duymasın.  


@kbolukbasi Akşam yatarken kapatılsın.


@osmanyagmur1 Dershaneler kapatılınca özel ders merkezi açmayı düşünenlerdenim:) Ne para kırarım ama! Hem vergi de olmaz!


@yilmazsahin Devlet acaba açıkta kalan öğretmenleri ne yapacak? 70 yaşındaki hocalar yeni sistemi nasıl anlayıp anlatacak?


@demzem Dershaneler, fakir-orta sınıf çocuklarına, eğitim yarışında yardımcı olmak için ihtiyaçtır. Dershaneler gayri adil eğitim sisteminin bir tamamlayıcısıdır.  


@bidurunya Liberal ya da serbest piyasa ekonomisinde onca insanın ruhsatını iptal etmek pek akıllı bir şey değil. Yatırımcıyı korkutur.


@mhclr Dershaneler kapatılınca ne iş yapacaksınız hocam? Öğretmen: Onu sen düşün evladım, çünkü özel derse paran yetmeyecek!


@bkenes Kapatılsın tabii? Niye mi? Hiç... Sadece canım öyle istiyor bugün... Keyfimin kâhyası mısınız?


@ahmetberatpars Bakan Dinçer, gerekirse öğrencilere halk eğitim merkezlerinde özel ders vereceklerini söylüyor. Çözüm bu mu yani!


@mfcatal Başarıya burs verip orta hâlliye imkân sunan dershanelerin kapanması, tek zenginlere yarar. Dershaneler kapanırsa özel ders hocasına para yetiremeyen Doğu’nun çocuğu üniversite yüzü göremez, açılımlar boşa gider.


@yuskur Babam ‘Zenginlik maskaralık mı?’ derdi. Özel hoca da yasaklanacak mı?


@SGsevgican Fakir bir ailem vardı. Dershanemiz taksitlendirme olsun, yönlendirme olsun hep elimden tuttu.


@mfcatal MEB kitaplarındaki testlerle, okuldaki sözde rehberlik saatiyle, SBS’yi ve üniversiteyi kazanan varsa kapatılsın. Devlet fakir öğrenciyi düşünüyorsa, başarılı öğrenciyi burslu okutan dershaneyi vergiden muaf tutsun.


@Bnymnprn Dershanelerdeki birikim çöpe atılmamalı.


Dershane olmasa özel ders aldırmam mümkün değil!


Güler Üçtepe (Bahçelievler): Dershanede bir oğlum var, 6. sınıfta. Büyük oğlum ise üniversitede okuyor. Dershane sayesinde kazandı üniversiteyi. Çünkü o devlet okulunda okudu. Sekizinci sınıfta dershaneye vermiştim, tecrübesizdim, geç kaldığımı sınavlara girince anladım. Sınıfta iyi olmasına rağmen, çocuğun her şeyi eksilere düştü. Danışman hocası sayesinde iyi yerlere geldi, eksiklerini kapattı, özel liseyi kazandı. İkinci çocuğumda daha iyi gördüm bunu ve şu an 6. sınıftan itibaren dershaneye gidiyor. Evet dershanelerin ücreti bütçemiz için külfetli, eşim işçi sonuçta. Ancak biz fedakârlık yapıyoruz. Dershanemizden de memnunuz, o fedakârlığa katlanıyoruz. Başarılı olunca indirim de yapıyorlar. Dershane olmasa özel ders aldırmam mümkün değil, aldıramam yani. Dershane daha mantıklı, orta gelirli bir aile bir şekilde ödeyebilir bunu. Ancak özel ders bizi aşar. Dershane daha sosyal ortam sağlıyor. Çocuğumla birebir ilgileniyorlar. Gönül rahatlığı ile yolluyorum, gözüm arkada kalmıyor. Evde dursa televizyon ve bilgisayar başında olur. Sürekli biz uyarmak zorunda kalırız bu şekilde. Öğretmenlerin söylemesi daha etkili ve onu dinliyorlar, daha çok ders çalışıyorlar.


Çocuğum özel okulda, ama yine dershane şart!


İbrahim Coşkun (Bahçelievler): Benim bir çocuğum dershanede. Dershanelerde pazarlık payı söz konusu olduğu için bütçemize göre anlaşmak mümkün, orta yol bulunuyor. Özel dersler ise malumunuz. Amcamın kızı matematik öğretmeni ve özel derse gidiyor, saatine 100 lira alıyor. Dershaneler kapatılsa ve biz de özel ders verdirsek, bir derse mecburen aylık 400 lira ödeyeceğiz. Başka dersler de aldırınca bu rakam dershanelerin dört katına çıkacak. Millî Eğitim okullarında verilen eğitimin yeterli olduğunu düşünmüyorum. Çok eksikler var, programları sınav sistemine uymuyor. Ya da öğretmen rahatsız oluyor, gelemiyor, dersler aksıyor. Hâliyle veli olarak mecburen özel derse ihtiyaç duyacağız. Benim çocuğum koleje gidiyor ve burslu okuyor. Burada devlet okullarından daha iyi bir eğitim verilmesine rağmen yine de takviyeye ihtiyaç duyuyoruz. Dershanelerde tekrar olduğu ve test usulü olduğu için akılda daha kalıcı öğreniyorlar. Dershane olmazsa hafta sonu çocuğumuz ya bilgisayar başında ya da sokakta olacak. Oysa dershanelerde sosyal olarak okul dışındaki arkadaşlıklar dışında başka arkadaşlıklar ediniyor. Halı saha aktiviteleri oluyor, çocuğun hayatından bir monotonluğu da çıkarmış oluyor.


Dershane, çocuğu sokaktan ve bilgisayardan koruyor


Mehmet Akif Özer (Bağcılar): Benim iki çocuğumdan bir dershanede. Dershanelerin kapatılması aile bütçemize maddeten katkı sağlar ama maneviyat olarak sağlamaz. Çok üst tabaka çocuklarını özel okula gönderiyor ve iyi bir eğitim almalarını sağlıyorlar. Ancak bizim gibi gelir seviyesi düşük aileler yeterli eğitim aldıramadıkları için mecburen dershaneye göndermek durumunda. Mevcut eğitim sistemiyle bu nasıl olacak? Çocuğum okulda başarılı olmasına rağmen 47 kişilik sınıfta 40 dakikada ne alabilir ki? Öğretmen dersini bile kontrol edemez, ‘merhaba’ dese ders bitiyor zaten. Dershane kaldırılırsa ileride bu aile bütçesine külfetli olur. Özel ders aldırmak zorunda olacağız. Her özel ders hocasına göre yeni müfredat ortaya çıkar. Şimdi dershaneler Millî Eğitim müfredatına uygun en azından. Özel dersin saat ücreti 100 lira. Senelik bir derse üç bin lira vermek lazım. Bu da 5 katı ödediğimin. Bunu vermem mümkün değil. Ayrıca çocuk okul ortamı dışında başka bir ortam görüyor. Farklı arkadaşlar ve hızlı ve farklı eğitim sistemi çocuğun zihnini açıyor. Çocuğum dershaneye gitmese sokak çocuğu olacak. Evimiz de site değil ki, bahçede oynasın, spor aktivitesi yapsın.


Boşta kalan çocuk, kötü alışkanlıkların müptelası olur


Yavuz Güllük (Şirinevler): Benim bir çocuğum dershaneye gidiyor. Öncelikle, devlet okullarının eğitim öğretim seviyeleri yeterli de değil, kaliteli de değil. İstanbul’da bile iyi bir semtte, fiziki şartları neredeyse mükemmel olan devlet okulu da var, aynı sınıfta 70 çocuğun okuduğu devlet okulu da. Buralarda okuyan çocuklar için fırsat eşitliğinden bahsetmek imkânsız. Anadolu’da da durum farksız. Bizler, çok büyük bütçeler ayırmadan çocuklarımızın eksikliklerini tamamlayabileceği dershanelere göndererek bu farkı gidermeye çalışıyoruz. Dershaneler olmazsa özel okullar ve özel ders seçenekleri gündeme gelecektir. Her iki durum da velilere büyük yük. Ayrıca kayıt dışı ekonomi daha da büyüyecektir. “Dershaneleri kaldırıyorum” demekle olmaz. Bu durumu yeni bir düzenle ikame etmek lazım. Aksi takdirde kaos çıkar ve her zaman varlığıyla övündüğümüz gençlerimiz başımıza sıkıntılar açar. Konuyla alakalı dershanelerin çocuklarımızı meşgul etmesi ve bazı kötü alışkanlıklardan uzak tutmasından da bahsetmek gerekiyor. Hafta sonunda boşta kalan ergenlik çağındaki çocukların kontrolü daha da zorlaşacak; bazı kötü alışkanlıklara müptela olması kolaylaşacaktır.

Salih Zengin
AKSİYON

banner182
Son Güncelleme: 21.10.2012 21:19
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol