banner374
11 Mayıs 2013 Cumartesi 10:09
Öğretmenler Eleştirel Eğitimin Neresinde?
 Eğitim bilimi ve eğitimin sorunlarıyla yakından ilgilenen birçok kişi için hiç
de yabancı bir isim olmayan Dünyaca ünlü filozof Edgar Morin, “Geleceğin
Eğitimi İçin Gerekli Yedi Bilgi”1 başlıklı kitabında, “eğitimde paradigma
değişimi” önermektedir. Keza Türkiye'deki eğitim fakültelerinde görev alan
öğretim üyesi ve görevlileri de eğitim konusunda akademik çalışmalar yapıp
yayınlamakta ve düşüncelerini, önerilerini başta öğretmenler olmak üzere,
konunun ilgilisi kesimlere duyurmak için çabalamaktadırlar. (Bu çalışmalardan
biri de Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi'nin ATAUM
Salonlarında, 15-17 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek olan “Eleştirel Eğitim
Konferansı”dır ki aşağıda bu toplantıya değineceğim.)
Ne var ki, açıkça söylemek gerekirse, bu yayınların ve çalışmaların özellikle
öğretmenler arasında yeterli ilgiyi görmediğini belirtmek gerekir. Yalnızca tek
tek öğretmenler nezdinde değil, aynı zamanda onların sendikaları nezdinde
de… Çünkü her iki kesimin de eğitime, eğitim bilimi alanındaki gelişmelere,
eğitim politikalarındaki değişime ilişkin ilgisi yüzeysel ve göstermeliktir.
Özellikle sendikalar açısından bu ilgi, eğitim politikalarındaki değişim söz
konusu olduğunda iktidara yakınlık ve uzaklıklarına göre şekillenmektedir.
Eleştirilerinin de desteklerinin de asıl itici gücü iktidarlarla olan yakınlık ve
uzaklıklarıdır.
Öğretmenin Toplumsal Sorumluluğu
Oysa insana, topluma ve dünyaya çok yönlü, çok boyutlu ve parça-bütün
ilişkileri açısından bakabilmesi gereken öğretmenlerin eğitim alanındaki
gelişmeleri yakından takip etmesi, hem bireysel entelektüel gelişimleri hem
de öğrencilerine ve içerisinde yaşadıkları ve bir parçası oldukları topluma
karşı sahip olmaları gereken sorumluluk bilinci anlamında elzemdir. Çünkü
sosyal sorumluluk bilincine sahip bir öğretmenin mevcuda kapılanıp kalması
ve her yapılana “amenna” deyip kabullenmesi, eğitim alanında yapılanları,
sormadan sorgulamadan, eleştirel bir analize tabi tutmadan, yalnızca kendisinin
iktidara yakınlığına ya da uzaklığına göre alkışlaması veyahut de külliyen
reddetmesi doğru değildir. Dolayısıyla öğretmeler, üye oldukları sendika
yöneticileri ne yaparsa yapsın, aynı dili konuştukları topluma ve öğrencilerine
karşı sorumluluklarını bir an bile unutmaksızın düşünmeli, davranmalı, asla
“kuyunun dibindeki kurbağa”ya dönüşmemelidir. Öğretmenleri, özellikle eğitim
alnında sürekli uyanık kalmaya teşvik edecek, hem dünyada hem de Türkiye'de
farklı yaklaşımlarla, düşüncelerle karşılaşmalarına, sorup sorgulamalarına
olanak sağlayacak çalışmaların başında, alternatif eğitim ve Eleştirel Pedagoji
çalışmaları yer almaktadır. Bu alanda yapılan çalışmaların, yayınlanan kitapların
okunması, konferansların izlenmesi öğretmenler başta olmak üzere eğitimle
ilgili herkes için gerekli ve yararlıdır. Bunlardan biri de önümüzdeki günlerde
Türkiye'de gerçekleşecektir.
Eleştirel Eğitim Konferansı
Eleştirel Pedagoji Dergisi ve Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri
Fakültesi'nin işbirliğiyle, 15-17 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek olan
“Eleştirel Eğitim Konferansı”na Dünya'nın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye'den
eğitim bilimleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan birçok ünlü akademisyen
katılacak.
Aralarında Peter Mclaren, Dave Hill, Peter Mayo, Panagiotis Sotiris, Wayne
Ross, Jerry Kacur, Sandra Mathison, Kostas Skordoulis, Ravi Kumar, George
Grollions, Lina Render gibi, farklı ülkelerden gelen çok sayıda eğitim bilimci
ve akademisyenin yanı sıra, Türkiye'den de Fatma Gök, Rıfat Akçabol, Kemal
İnal, Fevziye Sayılan, Meral Uysal, Ahmet Duman, Ayhan Ural, Ahmet Yıldız,
M. Serdar Değirmencioğlu gibi isimlerin bulunduğu katılımcılar, konferans
süresince eğitimi birçok açıdan değerlendirecek ve bu konudaki çalışma ve
düşüncelerini, izleyicilerle paylaşacak.
Türkiye'de Öğretmenlik Mesleğine Ne oluyor?
Öğretmenleri çok yakından ilgilendirecek olan “Eleştirel Eğitim Konferansı”nda
yer alan çok sayıdaki konu başlığından biri de “Türkiye'de Öğretmenlik
Mesleğine Ne Oluyor?”.
Türkiye'de öğretmenlik mesleğindeki olup bitenlerin ve değişimin konu
edinildiği oturum, 16 Mayıs Perşembe günü, Ünal Özmen'in başkanlığında ve
eğitim bilimci akademisyenler Zafer Kiraz, Sedat Uysal, Ahmet Yıldız, Derya
Ünlü'nün katılımıyla gerçekleştirilecek.
Öğretmenler Kabuklarını Kırmalı
İçerisinde yaşadığı ve aynı dili konuştuğu topluma ve onun çocuklarına karşı
sorumluluk bilincini taşıyan her öğretmen, işinin yalnızca derse girip çıkmak,
müfredat doğrultusunda belirlenen davranışları, kazanımları öğrencilere
kazandırmaktan ibaret olduğunu düşünmemeli.
Aksine eğitim alanında yapılan her politika değişikliğinin ne kadar küçük
olursa olsun, açık ya da örtük bir biçimde, aslında dünya-evrensel boyuttaki
gelişmelerle ilişkili ve bunlar doğrultusunda toplumsal anlamıyla siyasal-
ideolojik hedefler içerdiğini bir an için bile aklından çıkarmamalı.
Öğretmenler, her daim uyanık olmalı; kendi derdine, günlük maişet kaygısına
düşüp dalgınlaşan ya da bir biçimde uykuya dalanlar ise uyanmalıdır. Aksi
halde, öğretmenlerin dalgınlığı toplumun uykusuna; uykuları ise toplumun iflah
olmaz kötürümlüğüne neden olur.
 
Atalay Girgin
banner182
Son Güncelleme: 11.05.2013 10:09
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
deniz 4 yıl önce

öğretmene destek olmaya gelince tık yok.ne devletten ne toplumdan.ama sorumluluk yüklemeye gelince öğretmen çuval mı her sorumluluğu tepesine tepesine basacak kadar.ne kadar ekmek o kadar köfte bundan sonra.

Avatar
hatice demir 4 yıl önce

çok ilginç bir yaklaşım ,burda da bir riyakarlık var. eleştiresel bir öğretmen düşünemiyorum,hele bir eleştirisel bir yazı yaz da görelim seni.! ,nerelere uçururlar bir görün.o cesaret işidir işi..kaldidi ki küçücük karşit düşünceye tahammülleri bile yok.idarecilerin.ben yazdım siteden atıldım bütün yazılarım silindi buna ne demeli..