banner374
26 Kasım 2012 Pazartesi 13:40
Öğretmenler için zorunlu hizmetten muafiyet mahkeme kararları ve dilekçe

06.05.2010 tarih ve 27573 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği tarih olan 06.05.2010 tarihinden önce sözleşmeli öğretmenliğe başlayıp akabinde KPSS sınavı ile kadrolu öğretmenliğe atananların yönetmeliğinin “Zorunlu çalışma yükümlülüğü süreleri” başlıklı 27. maddesi hükümlerine göre zorunlu hizmet yükümlülüğünden muaf tutulma talebine yönelik açılan davalarda yürütmeyi durdurma ve iptal karaları verilmektedir.

Dilekçe örneği için tıklayınız.

1-Adana 2. İdari Mahkemesinin 2012/841 Karar ve 2012/1514 Esas sayılı ve 15.10.2012 tarihli kararı için tıklayınız.

Türk Eğitim Sen üyesi bir öğretmen tarafından açılan davada Adana 2. İdare Mahkemesi;

“Olayda; her ne kadar Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 27'inci maddesinin ikinci fıkrasında, bu yönetmeliğin yayımı tarihinden sonra bakanlık öğretmen kadrolarında göreve başlayanların zorunlu çalışma yükümlülüğüne tabi oldukları düzenlemesine yer verilmişse de, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunun “öğretmenlik” başlıklı 43 maddesinde, adaylık dönemini başarıyla tamamlayanların mesleğe öğretmen olarak atanacakları hükmüne yer verildiği, dolayısıyla sözleşmeli veya kadrolu öğretmen ayrımın yapılmadığı, sözleşmeli statüde öğretmen olarak görev yapmakta iken yine öğretmen olarak memur kadrosuna atananların yaptığı görevde herhangi bir değişiklik olmadığı, sadece tabi olduğu personel rejiminde bir değişiklik olduğu, bu itibarla zorunlu hizmete tabi personelin belirlenmesinde, sözleşmeli öğretmenler ile kadrolu öğretmenler arasında farklı uygulama yapılmaması gerektiği, kaldı ki, 632 sayılı KHK uyarınca davacıdan yaklaşık bir yıl sonra kadroya geçenlerin sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirdikleri sürelerin kadrolu öğretmenlikte geçmiş gibi değerlendirilerek zorunlu hizmetten muaf tutuldukları, KPSS sınavı sonucuna göre kadroya geçen davacının zorunlu hizmete tabi tutulması halinde Anayasamızın 10.maddeisnde yer alan eşitlik ilkesine aykırı olacağı kuşkusuz olduğundan, dava konusu işlemin, davacının sözleşmeli öğretmen olarak görev yaptığı hizmet süresin öğretmenlik mesleğinde geçmiş sayılarak zorunlu hizmetten muaf tutulması isteminin reddine ilişkin kısmında hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamaktadır.” ifadelerine yer vermiştir.

2- Mardin İdare Mahkemesinin 2011/1267 Esas sayılı yürütmeyi durdurma kararı için tıklayınız.

Türk Eğitim Sen üyesi bir öğretmen tarafından açılan davada Mardin İdare Mahkemesi;

“Olayda, davacının 15.01.2010 tarihinden beri 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli olarak öğretmenlik görevini yürüttüğü, görevine devam ettiği sırada kadrolu pozisyona atandığı, her ne kadar kadrolu pozisyona yapılan ataması ilk atama olarak isimlendirilse de, atandığı görevin daha önce yürüttüğü kamu görevinin devamı niteliğinde olduğu ancak sadece istihdam şeklinin değiştiği anlatıldığından, 657 sayılı kanunda belirtilen adaylık süresini sözleşmeli statüde ve fakat Öğretmenlik görevinde yürüten ve bu süre içerisinde, temel. Hazırlayıcı ve uygulamalı eğitime tabi tutulan davacının, kadrolu olarak atandığı öğretmenlik görevinde sözleşmeli statüde çalıştığı sürenin adaylık eğitimi süresinden sayılmamasında ve bu nedenle özür grubu atamalarından faydalandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” ifadelerine yer vermiştir.

3. Mardin İdari Mahkemesinin 2011/309 Karar ve 2010/1160 Esas sayılı kararı için tıklayınız.

Eğitim Bir Sen üyesi bir öğretmen tarafından açılan davada Mardin İdari Mahkemesi; “Olayda, davacının 06.09.2007 tarihinden beri 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli olarak öğretmenlik görevini yürüttüğü, görevine devam ettiği sırada, arada herhangi bir kesinti olmaksızın kadrolu pozisyona atandığı, her ne kadar kadrolu pozisyona yapılan ilk atama olarak isimlendirilse de, atandığı görevin daha önce yürüttüğü kamu görevinin devamı niteliğinde olduğu ancak sadece istihdam şeklinin değiştiği anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'da belirtilen adaylık süresinden fazla olan bir süreyi sözleşmeli statüde ve fakat öğretmenlik görevinde yürüten ve bu süre içerisinde temel, hazırlayıcı ve uygulamalı eğitime tabi tutulan davacının, kadrolu olarak atandığı öğretmenlik görevinde tekrar aday memur olarak değerlendirilmesinde ve bu nedenle özür grubu atamalarından faydalandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” ifadelerine yer vermiştir.

4- Van 1. İdari Mahkemesinin 2011/446 Esas sayılı yürütmeyi durdurma kararı için tıklayınız.

Türk Eğitim Sen üyesi bir öğretmen tarafından açılan davada Van 1. İdari Mahkemesi; “Olayda, davacının 18.09.2009-13.12.2010 döneminde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesine göre sözleşmeli öğretmen olarak görev yaptığı; görevine devam ettiği sırada, arada kesinti olmaksızın ilk atama yoluyla kadrolu statüsüne kavuştuğu, her ne kadar kadrolu statüsüne yapılan atama ilk atama olarak isimlendirilse de atandığı görevin daha önce yürüttüğü kamu görevinin devamı niteliğinde olduğu, 657 sayılı Kanunda öngörülen adaylık süresinden daha fazla bir süre görev yaptığı, bu süre içerisinde temel, hazırlayıcı ve uygulamalı eğitime tabi tutularak bu eğitimi başarıyla tamamladığı anlaşılan davacının kadrolu öğretmen olarak atandığı öğretmenlik görevinde tekrar aday memur olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı gibi davacının özür grubu atamalarından faydalandırılması isteminin de hiçbir değerlendirme yapılmaksızın doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 35. maddesinin aynı yönetmeliğin 14. ve 15. maddelerine ilişkin hükmü gerekçe gösterilerek reddedilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” ifadelerine yer vermiştir.

5- Diyarbakır 2. İdari Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı için tıklayınız.

Eğitim Bir Sen üyesi bir öğretmen tarafından açılan davada Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi, yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararında ; “…657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 54. Maddesi'nin ikinci fıkrasında ‘Aday olarak atanmış devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz' hükmüne, aynı kanunun 36. maddesinin Ortak Hükümler başlığı altında yer alan C/6 bendinde “Bu kanunun 4. ve 237. maddesinin (e) fıkrasına göre sözleşme ile istihdam edilenlerin, memuriyete geçirilmeleri halinde, sözleşmeli olarak geçirdikleri hizmet süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir” ifadelerine yer vermiştir.

6- Diyarbakır 2. İdari Mahkemesinin 3 adet yürütmeyi durdurma kararı için tıklayınız.

Türk Eğitim Sen üyesi bir öğretmenler tarafından açılan 3 davada Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi, yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarında: “Olayda ise, davalı idarece aksi yönde bir iddiada bulunulmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, 07.09.2010 tarihinde Mardin iİi Ömerli ilçesi Mehmetçik İlköğretim Okulunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak göreve başlayan ve kadrolu öğretmenliğe atandığı 01.06.2011 tarihine kadar olan süre içerisinde 657 sayılı Yasanın 55. maddesinde öngörülen temel eğitim ile hazırlayıcı eğitime tabi tutulduğu anlaşılan ve Kamu Personel Seçme Sınavı sonucuna göre kadrolu öğretmenliğe atandığı 1.6.2011 tarihinden itibaren davalı idareye başvuruda bulunduğu 20.9.2011 tarihi itibariyle bir yıllık adaylık süresini tamamladığı açık olan davacının, 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadrolu öğretmenliğe atanmamış olsa bile, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde geçirdiği hizmet sürelerinin aynı Yasanın 36. maddesinin Ortak Hükümler başlığı altında yer alan C/6, bendi hükmü gereği kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle, söz konusu hizmet sürelerinin de göz önünde bulundurularak anılan Yasanın 54 ila 58. maddeleri çerçevesinde adaylık süresine ilişkin bir değerlendirme yapılması, başarılı olduğunun anlaşılması halinde asli memurluğa atanması ve buna bağlı olarak mevzuatla tanınan diğer haklardan (özür grubuna bağlı il ipi veya il dışı atama, vs) yararlanmasının sağlanması gerekirken, adı geçenin başvurusunun, 632 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kadroya geçmediğinden bahisle reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” ifadelerine yer vermiştir.

7-Batman İdari Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı için tıklayınız.

Anayasa'nın 10. maddesinde herkesin ayrım gözetilmeksizin eşit olduğuna, devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduklarına, 128. maddesinde kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceğine, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hak ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceğinin anayasal güvence altına alındığına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ‘Uygulamayı İsteme Hakkı' kenar başlığını taşıyan 17. maddesinde ‘Devlet memurları bu kanun ve bu kanuna dayanılarak yayınlanan tüzük ve yönetmeliklere göre tayin ve tespit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendilerine uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler' kuralına yer verildiğine dikkat çekilen Batman İdare Mahkemesinin yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararında;

“657 sayılı Kanun'da kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği düzenlenmekte olup, sözleşmeli personelin de genel anlamda kamu görevlisi olduğuna kuşku bulunmadığı gibi sözleşmeli olarak görev yapmakta iken kadrolu olarak yeniden atananların unvan ve görevinde bir değişiklik ve bir kesintinin bulunmadığı, 657 sayılı Kanun'un sistematiği gereği aynı görevin iki farklı statüde yerine getirildiği açıktır. Bu hukuki ve fiili durum birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan davacının kadrolu olarak atanması üzerine mesleğe yeni başlıyormuş gibi değerlendirilerek adaylık sürecine alınması, özlük ve parasal haklarının önceki hizmeti yokmuş gibi düzenlenmesi, kademe ve derecesinin eski görevi dikkate alınmadan belirlenmesi, kadrolu öğretmenlerin faydalandıkları zorunlu hizmet muafiyeti ya da özür grubu atamalarından faydalandırılmaması vb. diğer uygulamaların eşitlik ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, Siirt İli Baykan İlçesi Kız Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda sözleşmeli okul öncesi öğretmeni olarak, sonra da aynı okula kadrolu öğretmen olarak ataması yapılan davacının, sözleşmeli öğretmen olarak görev yaptığı sürenin dikkate alınarak hizmetinden sayılması, kademe ve derece ilerlemesinin yapılması ve kamu görevine ilk başladığı 13.09.2006 tarihi esas alınarak sözleşmeli öğretmenlikte geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylık, derece ve kademe ilerlemesinde, adaylığının kaldırılmasında değerlendirilmesi, zorunlu hizmet uygulamasından muafiyet tanınması ve asıl memurluğa mevzuatla tanınan diğer haklardan (özür grubuna bağlı il içi ve il dışı atama vs.) yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” ifadelerine yer vermiştir.

Ahmet Kandemir

 

 

 

 

 

memurlar.biz


banner182
Son Güncelleme: 26.11.2012 13:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol