banner374
24 Şubat 2013 Pazar 17:28
Öğretmenler Mağdur Edildi
 "Öğrencilere Serbest Kıyafet Uygulamasından Geri Adım Atılmamalıdır"



Gündoğdu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, öğrencilerin kılık-kıyafet yönetmeliğini değiştirerek okullarda tek tip üniforma uygulamasına son verdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

“2013-2014 eğitim-öğretim yılında başlanacak serbest kıyafet uygulaması şu an itibarıyla bazı okullarda fiilen uygulanmakta ve yeni değişikliğe uyum için okul yönetimleri esnek davranmaktadır. Bu değişikliği içine sindiremeyen elbisesi sivil ama beyni üniformalı bazı kesimler, ‘Akmerkez-Mahmutpaşa ayrımı olur' diye korku ve kaygı pompalamakta, doğu bloğu ülkeleri ve komünist ülkelerde bile kalmayan tek tipçiliğe kılıf aramaktadır. Okulları rant kapısı olarak gören ve okul ticareti yapan bazı odaklar ise üniformalı eğitimin devam etmesi için bastırmaktadır. Bunlar, fakirliğin kusur olduğundan, okul formalarının kusur örttüğünden ve faziletlerinden bahsederek, en büyük kusurun fakirlikte değil, fakire yaklaşımda yattığını ve beyin fukaralığı olduğunu ıskalamaktadırlar. 168 saat olan haftanın 30 saatinde giyilen okul üniforması ile fakirliğe çare bulanlara sesleniyor ve ‘fakirlik eğer bir kusur ise o kusur kantinde, cep telefonunda, formanın kalitesinde, ayakkabıda, silgide, çantada, bahçede, mahallede, sokakta devam ediyor' diyoruz. Toplumda fakirliği kusur olarak görenler olabilir. En büyük kusurun bu kusurlu anlayış olduğundan hareketle, toplumdaki bu özürlü algıyı değiştirmesi gereken eğitimcilere korku ve kaygı pompalayanlara soruyoruz: Dershaneye giden öğrencide serbest kıyafet sorun olmuyor, mahallede sorun olmuyor, hayatın hiçbir alanında sorun olmuyor da haftanın otuz saatinde mi sorun oluyor? Sivil kıyafete geçişte, birkaç hafta yaşanabilecek disiplin algısının değişmesi ve serbest kıyafete alışmaya yönelik uyum sürecini geri adım attırmak için sermaye olarak görenleri Bakanlık dikkate almamalı ve atılan özgürlükçü adımdan asla geri dönülmemelidir. 

Değiştirilen öğrencilerin kılık-kıyafet yönetmeliğindeki başörtülü öğrencilere ders ve okul merkezli, defolu özgürlük anlayışı ise yeniden gözden geçirilmeli, inancının gereğini yaşamak ve birey olmak isteyen öğrencinin önüne bariyer koyma anlayışını devlet kökten terk etmelidir. Eğitimde özgürleştirici adımlar, sadece tek tip kıyafetten vazgeçmekle kalmamalı, devam etmelidir. Karma eğitim dayatması kaldırılmalı; velilere, öğrencilere seçme özgürlüğü tanınmalı ve demokratik hakları iade edilmelidir. Okullarda ve bütün eğitim kurumlarında öğrencilerin ve çalışanların dini vecibelerini yerine getirebilecekleri ortamlar oluşturulmalıdır.”

4+4+4 Yeni Eğitim Sisteminin Altyapısı Güçlendirilmelidir

18. Milli Eğitim Şurası kararı gereği, 28 Şubat dayatması olan 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim uygulamasından vazgeçildiğini ve 4+4+4 yeni eğitim sisteminin uygulamaya konulduğunu anlatan Gündoğdu, “Okula ve topluma uyum, sistemli bilgi, hayata ve yüksek öğretime hazırlık şeklinde üç aşamalı olarak tasarlanan yeni eğitim sisteminde hedeflenen amaca ulaşmak için eğitim yatırımları artırılmalı, sistemin fiziki ve müfredata ilişkin altyapısı güçlendirilmelidir. Yeni eğitim sisteminin hayata geçirilmesi sürecinde yaşanan işçilik hataları ile diyaloğa kapı aralamayan ben bilirim edasındaki Bakanlık merkezli yaklaşımlar eğitimcilere ve velilere sıkıntılar yaşatmıştır; mağduriyet grupları oluşturmuş, eğitimin ve eğitimcinin kimyasını bozmuştur. Bakanlıkta paydaşların önerilerine tepki ile yaklaşılan bir dönem kapanmış, çalışanların iş huzuru ve iç huzuru için paydaşların hafızasının sürece dâhil edildiği yeni bir dönem başlamıştır” diye konuştu.

Öğretmenlik Mesleğine Ekonomik Açıdan Verilecek Değer, Mesleğin İtibarına Olumlu Katkı Sunacaktır

666 sayılı KHK ile eşit işe eşit ücret uygulaması kapsamında yapılan iyileştirmelerde öğretmen ve öğretim elemanlarının kapsam dışında tutulmasıyla ortaya çıkan tablonun, öğretmenlik mesleğine verilen değeri tartışmaya açtığını vurgulayan Ahmet Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eşit işe eşit ücret uygulaması ile farklı kurumlarda aynı unvanda çalışanların aldıkları ücretlerde yapılan dengeleme, yıllardır söylemeye çalıştığımız bir hakikati de ortaya çıkarmıştır. Hamasete gelince ‘emsaliniz yok ama eşit işe eşit ücrette emsalinizi bulamadık' denilen öğretmenlere 666 sayılı KHK'nın tek katkısı, öğretmen maaşlarının düşük oluşunu bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarmış olmasıdır. Bakanlık merkez teşkilatı, taşra teşkilatı dâhil ilgili bütün birimlerin, eğitime yapılan bütün yatırımların amacı; sınıftaki öğretmenin işini kolaylaştırmak ve öğrenciye nitelikli eğitim vermesine yardımcı olmak içindir. Öğretmenlik mesleğine ekonomik açıdan verilecek değer, mesleğin itibarına olumlu katkı sunacaktır. Ayda bin 800 lira alan öğretmen, öğrenciye değil ay sonunu nasıl getireceğine yoğunlaşmakta; rüyasında öğrenciyi değil, bakkalı, ev sahibini, manavı, elektrik ve su faturasını görmektedir. Hükümetin öğretmeni gördüğü oranda öğretmenin rüyası değişecek, öğretmen sınıfa ve öğrenciye odaklanabilecektir. 666 sayılı KHK'da unutulan öğretmenler, görülmeyi ve anlaşılmayı beklemektedir.”

Bakanlık Eğitim Çalışanlarının Sorunlarını Görmekle Yetinmemeli, Acilen Çözümler Getirmelidir

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın, göreve gelmesinin üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen il içi ve il dışı özür durumuna bağlı yer değişikliği hakkını vererek öğretmenlerin aile bütünlüğünün sağlanması için attığı adımları son derece önemsediklerini ifade eden Gündoğdu, “Aile bütünlüğü sorunu devam eden bin 518 eğitimcinin de aile bütünlüğünün sağlanmasını istiyoruz. Bununla birlikte öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği başta olmak üzere, Eğitim Kurumları Yönetici Atama ve Yer Değiştirme, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği yönetmeliklerinde gerekli değişikliklerin bir an önce yapılarak, öğretmenlerin yer değişikliğinde yaşadıkları sorunların giderilmesini; sınava dayalı yönetici atama sürecinin bir an önce başlatılmasını; şube müdürü, şef ve memurluğa yükselmek için görevde yükselme sınavının yapılmasını; mühendis, tekniker ve teknisyenliğe geçiş için unvan değişikliği sınavlarının açılmasını istiyoruz. Genel idare hizmetleri, teknik hizmetler ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanları için, öğretmenlerde olduğu gibi, atama ve yer değiştirme yönetmeliği çıkarılarak yer değişikliklerinde yaşadıkları keyfiliğin kaldırılmasını istiyoruz. 4/C'li çalışanlar kadro beklemekte, aldıkları sefalet ücreti ile ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Farklı istihdam şekillerinin tamamen ortadan kaldırılmasının zamanı geldi, geçti bile. 4/C kapsamında yapılan istihdama son verilmesini istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki çift başlı rehberlik ve denetim sisteminin kaldırılarak birleştirilmesini, rehberlik ve denetim mekanizmasının güçlendirilmesini istiyoruz. Çünkü sorunları olmayan eğitim çalışanları, sorunları olmayan eğitim sistemini inşa eder” şeklinde konuştu.

banner182
Son Güncelleme: 24.02.2013 17:28
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
omer 4 yıl önce

ahmet gundogdunun derdı hıc bır zaman atanamayan ogretmenler olmadı

Avatar
sınıf öğretmeni 4 yıl önce

eski bir eğtm-birsenli olarak sizden nefret edyrm.herseyi mahfettiniz,öğretmen ,öğrenci ,eğitim sistemi......

Avatar
1518 4 yıl önce

es durumundan kalan 1518 kisi icin gosterdiginiz hassasiyete tessekkur edeiz

Avatar
1518 4 yıl önce

es durumundan kalan 1518 kisi icin gosterdiginiz hassasiyete tessekkur edeiz