banner374
19 Kasım 2015 Perşembe 11:53
Öğretmenler Mutlaka Bu 25 Filmi İzlemeniz Gerekiyor!
 Birbirinden kaliteli yapımların bir araya geldiği, öğretmenlerin severek izleyeceği mükemmel filmleri yayınlıyoruz. Bu filmleri izledikten sonra çok şey değişecek...
#25 Can Dostum (Good Will Hunting - 1997)

Will Hunting (Matt Damon) Massachuset üniversitesinde çalışan bir hademedir. Aynı zamanda çok zeki ve öğrenmeyi seven biridir. En yakın çocukluk arkadaşları ile bilikte zaman zaman Mahalledeki diğer genç gruplar ile kavgaya ederler. bu yüzden başı kanunla derttedir ve son yaptığı kavgadan dolayı hapise gönderilir. Daha önce Will'in yeteneğini fark edip araştıran üniversite profesörü bir şartla Will'e kefil olup hapishaneden çıkarılmasını sağlar. Tek şart Will'in bir terapist tarafından tedavi edilip içindeki öfkenin dindirilp iyileşmesini sağlamaktır. Will terapist Robin Williams ile birlikte hayatını yeniden yönlendirmeye başlayacak, en yakın arkadaşı Ben Affleck ve yeni tanıştığı kız arkadaşı bu konuda ona destek olacaklardır.


#24 Tepetaklak Nelson (Half Nelson - 2006)

Şehir merkezinde yoksulların gittiği bir lisede öğretmen olan Dan Dunne, sıradışı bir eğitmendir. Özel hayatında uyuşturucu alışkanlığı ile baş etmeye çalışan biridir. Öte yandan dersler sırasında özgür düşünceye sahip çıkan, öğrencileri ile sağlam bağlar kurabilen bir tiptir. Okul ortamındaki bu duruşunun aksidir özel hayatındaki kaybeden rolü. İki ayrı dünyada yaşarken ve bu dünyaları birbirinden ayrı tutmayı başarırken bir gün işler hesap ettiği gibi gitmez ve öğrencilerinden Drey, onu yakalar. O öğretmenini kimseye şikayet etmek niyetinde değildir. Bu sırrı saklaması sonucunda aralarında daha yakın bir bağ kurulur.


#23 Sakıncalı Düşünceler (Dangerous Minds - 1995)

Eskiden asker olan Louanne Johnson (Michelle Pfeiffer) sorunlu öğrencilerin bulunduğu bir sınıfta ilk defa öğretmenlik yapacaktır. Okulun en başarısız ve serseri öğrencilerinin bulunduğu sınıfta ilk zamanlar yılgınlık içine düşen Louanne Johnson sonrasında neler yapacaktır? İzlemenizi tavsiye ederiz.


#22 Small Change (1976)

#21 Kopma (Detachment - 2011)

Genellikle sorunlu öğrencilerin bulunduğu okullarda görev alan Henry, bir yandan özel hayatında yaşadığı sorunlarla ilgilenirken, diğer taraftan yeni öğrencileriyle güçlü bir bağ kurmaya çalışacaktır. İnsan ilişkilerini işleyen ve eğitim sorunlarını ele alan gerçekçi filmlerden birisi olan Kopma, bugüne kadar yapılmış en başarılı psikolojik filmlerden biri.


#20 To Sir, with Love (1967)

Asıl mesleği olan mühendislikle ilgili bir iş bulamayan Mark Thackeray (Sidney Poitier) mecburiyet karşısında Londra'nın kenar mahallelerinden birindeki bir lisede öğretmen olarak işe başlar. Bu genç, deneyimsiz üstelik de siyahi olan yeni öğretmenle, her biri başka okullardan kovularak buraya gelmiş disiplinsiz öğrenciler arasında beklenen sürtüşme başlar. İdealist öğretmen Thackeray zor yolu seçererek, çekip gitmek yerine öğrencilerin sorunlarına eğilerek onlarla arkadaş olmayı dener. Bu mücadelesinde meslektaşlarından Gillian Blanchard (Suzy Kendall) onu yalnız bırakmaz.


#19 Özgürlük Yazarları (Freedom writers - 2007)

Özgürlük Yazarları, 2007 yapımı bir Amerikan gençlik, drama filmidir. 9 Mart 2007'de Türkiye'de de yayınlanmıştır. Filmde, Hilary Swank, Scott Glenn, Imelda Staunton ve Patrick Dempsey'de rol almışlardır. Filmde Long Beach, Kaliforniya'da Woodrow Wilson Classical High School öğrencileri ve öğretmenleri Erin Gruwell'in Freedom Writers Diary isimli kitabı konu alınmıştır. Filmin yönetmeni Richard Lagravenese'dir.


#18 Süpermen'i Beklerken (Waiting for Superman - 2010)

Amerika'nın eğitim sistemi hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, mutlaka izlemeniz gereken bir belgesel.


#17 Bir Öğrencim İçin (Not One Less - 1999)

Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin'de büyük yoksullukların yaşandığı küçük köylerden birinde, ilkokul öğretmeni izin alınca yerine küçük bir kız geçici öğretmen olarak atanır. Bu utangaç genç kız, öğrencilerinden biraz daha yaşlıdır ve yoksulluk içinde kıvranan ailesine birazcık yardımcı olabilmek için bu görevi kabul etmiştir. Bu zor görevi yürütmeye çalışırken öğrencilerinden biri yakındaki bir şehre kaçar.


#16 Bayan Jean Brodie'nin Baharı (The Prime of Miss Jean Brodie - 1969)

Uygun adım yürüyenlere, liderlerin gölgelerinde büyüyenlere ve kendi gözlerinde yücelenlerin sefaletlerine dair trajik bir komedi.


#15 Goodbye Mr. Chips (1939)

#14 Yerdeki Yıldızlar (Like Stars on Earth - 2007)

Harfleri sayıları algılama problemi yaşayan Ishaan çevresi ve ailesi tarafından tembel geri zekalı muamelesi görür. Çalışmayı öğrenebilmesi için yatılı okula verildikten sonra tanıştığı resim öğretmeni ile değişen hayatı ve başarısını anlatan bir film. Ishaan derslerinde başarısız, yaptığı işlerin çoğunda tutarsız bir çocuktur, yazı yazmayı ve okumayı 3.sınıfta olmasına rağmen öğrenememiştir, kitabı her açtığında kelimeler sanki dans ediyor gibi gelir ona. Bu başarısızlığın sonucunda içine kapanık ve karamsar bir ruh haline bürünür, mutluluğu ve özgürlüğü insanlardan uzaklaşmakta bulur. Annesinin ilgisine karşın babasının katı tutumu Ishaan'ın zihinsel dünyasında gidiş gelişler yaşamasına sebep olur. Tam her şeyden ümidini kesmişken resim öğretmeni Ishaan'ın hayatını tam anlamıyla değiştirir.


#13 Koro (The Chorus - 2004)

Film savaş sonrası Fransa'da 1949 yılında geçer. İşsiz müzik öğretmeni Clement Mathieu (Gérard Jugnot) gelen bir teklif üzerine yatılı erkek öğrencilerden oluşan bir okulda işe başlar. "Suyun Dibi" (Fond de l'Etang) adı verilen okulda tamamen birbirlerinden farklı karakterlerden oluşan ve oldukça asi tavırlar sergileyen genelde kimsesiz fakir öğrenciler bulunmaktadır. Okulun müdürü (François Berléand) ise öğrencilere karşı oldukça sert davranmakta, hücre cezası ve dayak gibi acımasız cezalar vererek disiplini sağlamaya çalışmaktadır. Bu gibi cezalar ile hiçbir sonuca varılamayacağını düşünen Clement, cezaların caydırıcı olmak bir yana öğrencilere ispiyonculuğa özendireceğini ve aralarındaki çatışmanın artacağını düşünür. Aklına gelen en iyi çözüm, en iyi bildiği iş olan müzik sayesinde öğrencilere ulaşarak onlara farklı bir dünyanın kapılarını aralayabilmek olur.


#12 Babam ve Ustam (Padre padrone - 1977)

Film, yirmi yaşına kadar okuma yazma bilmediği halde şimdi bir dil bilimi uzmanı olan Sardunyalı çoban Gavino Ledda'nın gerçek öyküsüdür. Babası, Gavino'yu henüz altı yaşındayken okuldan alır. Başka seçeneği yoktur; eğitim, zenginlere özgü bir ayrıcalıktır ve Gavino çoban olmak zorundadır. Okuldan alınınca, çocukluğunu ve ergenlik çağının büyük bölümünü dağlarda babasının koyunlarını güderek ve sade bir yaşam sürerek geçirir. Gavino, yıllar sonra ordudayken lise diplomasını alır ve üniversiteye gitmeye karar verir. Eve döndüğünde babası onu yine çoban yapar, ama Gavino adadan anakaraya dönmeye kararlıdır.


#11 Hababam Rock (School of Rock - 2003)

School of Rock, Jack Black'in başrolde olduğu, rock müzik hakkında bir komedi filmidir. Gitarist olma hayalleri kurarak 30'unu bulmuş bir adamın hayatın gerçekleri ile yüzleşmesi ve es kaza sözleşmeli öğretmen olarak görev aldığı okulda içindeki Rocker ruhu dışarı çıkartmasını konu alıyor.


#10 The Forbidden Education (2012)

#9 The first grader (2010)

84 yaşında ilkokula yazılan Kenyalı Kimani Maruge'nin gerçek hikayesi. 2002 yılında Kenya hükümeti ilköğretimin parasız olacağını ilan eder. Küçük bir dağ köyündeki ilkokulun yeni bir öğrencisi vardır artık; 80'lerindeki Kimani Maruge (Oliver Litondo) Yıllarca ülkesinin özgürlüğü için savaşan bu yaşlı adam, şimdi eğitim görmek için okul sırasına oturmuştur. Öğretmen Jane Obinchu (Naomie Harris), Maruge'nin bu çabasını canı gönülden destekler.


#8 Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society - 1989)

1959 yılında geçen film, John Keating (Robin Williams) adlı çok başarılı ve bir o kadar da farklı olan edebiyat öğretmeninin çok disiplinli bir erkek okulu olan Welton Academy'de (takma adı Hell-ton) öğretmenlik yapmaya geldiğinde başlar. Bay Keating, çoğu baskı altında olan öğrencileri edebiyat ve şiirin bambaşka dünyasıyla tanıştırır. Onlara özgürlüğü, hayatı yeniden anlamayı, dünyaya farklı açılardan bakmayı öğretir. Ancak Welton Akademisinin felsefesine tam örtüşmeyen bu ders anlatımı akademi yönetimi tarafından da gözden kaçmayacaktır. 


#7 Olmak ve Sahip Olmak (To Be and to Have - 2002)

Fransız köy hayatına yönelik sevgi dolu bir ağıt olan bu incelikli, bilge ve eğlenceli film, yürek burkacak denli güzel ve insana büyük keyif veriyor. Fransa’da ulaşım ve olanaklar bakımından kıyıda köşede kalmış yerleşim merkezlerinde, yuva yaşından ilkokul son sınıf seviyesine kadar köyün bütün çocuklarının tek bir öğretmen gözetiminde biraraya getirildiği “tek sınıftan oluşan okullar” hâlâ var. Dışlanmışlıkla dünyaya açılmak arasında kalan bu karışık küçük gruplar, iyisiyle kötüsüyle gündelik hayatı paylaşmakta.Bu belgesel film de, Auvergne’in göbeğindeki bir köyde, bu tür okullardan birinde çekilmiş. Filmde okulun rutinine ve ritmine şahit olurken öğrencilerin farklı kişiliklerini keşfediyoruz. Öğretmenleri Bay Lopez sabrıyla, şefkatiyle, küçük öğrencilerine kendini tamamen adamış olmasıyla gözümüzde kahramanlaşıyor. Giderek, bu okulun Fransızlara has bir geleneğin cisimleşmiş hali olmanın ötesinde, köy yaşamının aynası olduğunu fark ediyoruz.
 
#6 Tehlikeli Oyun (The Wave - 2008)

Almanya'da bir okulda öğretmen olan Rainer Wenger (Jürgen Vogel), bir hafta süren proje haftasında "Anarşi" dersine girmek istemesine rağmen, kendisine "Otokrasi" verilir. Derste, günümüz Almanya'sında otokrasi yönetiminin Hitler ardından bir daha söz konusu dahi olmayacağını düşünen öğrencileriyle farklı bir ders işleyip, derse olan ilgilerini arttırmak için onlara farklı bir tecrübe yaşatmayı amaçlayan öğretmen, onları sosyal bir gruba dönüştürmeye başlar. Kendisini lider ilan eden Wenger, önce birey olarak değil, grup olarak hareket etmeyi öğretir. Bunu haddinden fazla benimseyen öğrenciler, bir gruba ait olmanın sevinciyle farklı bir oluşuma dönüşmeye başlarlar: herkesin beyaz gömlek giymesi, grubun bir logosunun olması, hatta bir çeşit selamlaşmanın bile bulunmasıyla Dalga üyeleri arasındaki tüm farklar neredeyse yok olur.

Ergenlik çağlarında olmanın verdiği hormon dengesizliği ve aile düzensizliğinden dolayı çoğu öğrenci için oluşturdukları Dalga (Die Welle) adı verilen sosyal grup ellerindeki tek varlık olur. Birbirlerinin arkasını kollayıp kendi düşüncelerini paylaşmayanlarla karşı çatışmalara girmeye başlayan gençler, gitgide yayılmayı amaç edinirler. Öyle ki, okulda Dalga grubuna üye olmak artık popüler bir hâl almaya başlar.

Daha önce otokrasi dersine kısa süreliğine katılan ancak, yapılanların saçma bir fikir olduğunu düşünüp ayrılan Karo ve Mona, Dalga hareketine karşı duruş sergilemeye başlarlar ve Dalga'yı kötüleyen "Stop Die Welle" başlıklı bir ilan bastırıp ortalığa dağıtmalarıyla grubun tepkisini kendileri üzerine yoğunlaştırırlar. Sutopu karşılaşmasında tribünlere alınmayan Karo ile Mona, bir yolunu bulup tribüne girerler ve ortalığa fırlattıkları ilanlarla tribünleri karıştırırlar ve maçta kavga çıkmasına sebep olurlar. Öğrencilerin lider vasfıyla seslendikleri Herr Wenger (Bay Wenger), deneyinin ulaştığı noktanın zarar vermeye başladığını ilk başta karısının onu terk etmesiyle fark eder. Öğrencilerden Dalga hareketiyle ile ilgili yorumlarını okuduğunda, genç ergenlerin olaya kendilerini ne kadar kaptırdığını anlar ve geç olmadan yarattığı hareketi bitirmeye karar verse de, bu o kadar da kolay değildir.


#5 Karatahta Ormanı (The Blackboard Jungle - 1955)

Dadier şehir merkezindeki Kuzey Manual Lisesi'nde öğretmendir. Irkçılık, cinsel gerginlik, şiddet, çeteler, ilgisizlik bu okulda 50 yıldır hüküm sürmektedir. Gleen Ford ideallerine sıkı sıkıya bağlı ve bunun bedelini de çok ağır ödeyen öğretmen Dadier rolünde göz dolduruyor. Richard Brooks'un yönettiği "Blackboard Jungle" sürükleyici ve güçlü bir yapım. Etkili "Rock Around The Clock" ile başlayan film, aynı zamanda türünde rock'n'roll'u ilk kez kullanan film olarak da bilinmektedir.


#4 Hal ve Gidiş Sıfır (Zero for Conduct - 1933)

Bir yatılı okulda eğitim gören Caussat ve Bruel için tatilin sona ermesi ve okula dönüş vaktinin gelmesi tam bir kabustur. Zira okuldaki hayatları, hapishane mahkumlarından farksızdır. Bir hayli üzücü ve anlamsız şeyler yaşadıkları bu okulda diğer arkadaşlarıyla bir araya gelirler ve kutlama gününe denk gelen bir tarihte okulun yönetimi ve katı kurallarına karşı isyan çıkarırlar. Sinemada çocuklar ve gençler üzerinden işlenen anarşi konusunun öncüllerinden biri olan film Jean Vigo imzası taşıyor. Fransız hükümeti tarafından uzun bir süre yasaklanan film kendisinden sonra gelen birçok yapıta ilham vermiştir. Hal ve Gidiş Sıfır 1933'deki ilk gösteriminde değişik tepkiler aldı ve kısa bir süre sonra halk arasında huzursuzluk yaratacağı korkusu ile yasaklandı. 1945 yılında tekrar gösterime girdiğinden bu yana sinemanın dönüm noktalarından biri olarak kabul edildi. 

Filmden bir replik: 
" savaş ilan edildi.
kahrolsun öğretmenler!
yaşasın devrim!
özgürlük ya da ölüm!
yükselmeli bayrağımız, 
yarın sağlam duracağız,
çürümüş eski kitaplar, 
konserve kutuları ve pis kokulu botlarla savaşacağız!"


#3 The Wild Child (1970)

Truffaut'nun sağır ve dilsizler için kurulan bir enstitüde çalışan doktor Itard'ı canlandırdığı filmde, ormanda bulunan ve konuşmayı bilmeyen Victor adlı bir vahşi'nin uygarlığa döndürülme macerası anlatılıyor. Enstitünün sert yöntemlerinin Victor'u daha da uzaklaştıracağını düşünen Itard onu evine almaya karar veriyor.


#2 Sınıf (The Class - 2008)

Sınıf, Fransız yazar François Bégaudeau'nun 2006 tarihli romanından sinemaya uyarlanan bir film. Film 61. Cannes Film Festivali'nde büyük ödül olan Altın Palmiye'yi kazanmıştır. 21 yıldır bu ödülü kazanan ilk Fransız filmidir.


#1 The Enigma of Kaspar Hauser (1974)

Film, Kaspar Hauser'in (Bruno Schleinstein) hikâyesini işler. Kaspar hayatının ilk on yedi yılını zincire vurulmuş bir şekilde, küçük bir odada tüm zamanını sadece oyuncak bir atla geçirir. Siyah bir palto ile silindir bir şapka giyip, kendisini besleyen meçhul bir adam haricinde dış dünyadan tamamen mahrum bırakılmıştır.

1828 yılının bir gününde aynı meçhul adam Kaspar'ı yıllarca kaldığı odadan çıkarır ve birkaç kelime ile yürümeyi öğrettikten sonra Nürnberg'e götürüp, eline de bir mektup vererek onu terk eder. Şehirde tüm merakları üzerine toplayan ve bir sirkte de sergilenen Kaspar, Profesör Daumer (Walter Ladengast) tarafından kurtarılarak normal bir insana dönüştürülmeye çalışılır.

Kaspar bir süre sonra okuma ve yazmayı öğrenerek kendini mantık ve din konularında geleneklere karşı bir yaklaşım sergileyerek geliştirir. Ancak onu en çok memnun eden şey ise müziktir. Kaspar günün birinde kendisini Nürnberg'e getiren meçhul adam tarafından fiziksel saldırıya uğrar ve başına darbe alır. İyileşmesine rağmen gizemli bir şekilde tekrar saldırıya uğrar. Bu kez göğsüne darbe almıştır.

Yatağında dinlenirken Sahra Çölü'nde gördüğü göçebe Berberiler'le alakalı düşlerini yanındakilere tarif eder ve hayatını kaybeder. Kendisine bir otopsi yapılır. Yapılan otopsi sonucunda Kaspar'ın karaciğerinde ve beyinciğinde biçim bozukluğu tespit edilir.
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol