banner374
10 Haziran 2014 Salı 11:04
Öğretmenlere Disleksi Eğitimi
 Disleksi üzerine yıllardır çalışmalar yapan Kütahya Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Uğur Alıç ve Maarif Müfettişi Ali Aslan'ın konuşmacı olarak katıldığı seminerde, bazı çocuklara, başta aileleri olmak üzere birçok kimse tarafından “senden adam olmaz, kalın kafalı, yüz kere söyledim hala anlamadın, sen okuyamazsın, bak yaşıtların okudu sen adam olmadın” şeklinde söylendiği, bu tür çocukların da kendilerini işe yaramaz hissetmeye başlamasıyla tamamen eğitimin ve toplumun dışına itildiğini belirterek, her çocuğun bir birey olduğunu ve her çocuğun öğrenme durumlarının farklı olduğunu belirttiler.
Disleksinin bir hastalık olmadığını, belirtilerinin vaktinde tespit edilmesiyle çocuğun akranlarıyla arasındaki farkın büyük ölçüde kapanacağını belirten konuşmacılar, Dislektik olan ünlülerden de söz ettiler. Öğretmenlerin ilgiyle dinledikleri disleksi konusunda, bol bol soru da sormalarıyla karşılıklı sorun tespitleri de yapıldı.

İskilip Kaymakamı Şuayib Gürsoy'da, Uğur Alıç ve Ali Aslan'ı makamında kabul ederek; “Sayın Hocalarımız 3 saat eğitim vermek için 6 saatlik yoldan geldiler, kendilerine teşekkür ediyorum. Hocalarımızın İskilip'e gelmeleri konusunda çaba harcayan Mobbing ile Mücadele Derneği Temsilcimiz Mahmut Hocamıza da Eğitime yaptığı katkıdan dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın daha iyi koşullarda eğitim öğretim görmesi öğretmenlerimizin kişisel gelişimleri için çalışmalarımız devam edecek” dedi.

DİSLEKSİ NEDİR?

Disleksi, en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biridir. Ancak zeka ile hiçbir alakası yoktur. Asıl sorunları hafıza ve dil ile ilgilidir. Disleksi olan kişiler her şeyi unutur ve dil ile ilgili derslerde sıkıntı çektikleri bilinmektedir. Yani disleksi olan kişilerde zeka geriliği yoktur. Bilakis çoğunluğu zekidir. Hatta bir kısmı üstün zekalı, dahi insanlardır. Ünlü olanlarda vardır; Albert Einstein, Walt Disney, Leonardo Da Vinci, Bill Gates bunlardan bazılarıdır.[kaynak belirtilmeli] Disleksi ile ilgili ilk bulgular, 1896 yılında bir İngiliz doktor olan W. Pringle Morgan tarafından elde edildi ve British Medical Journal'da yayımlandı. Morgan makalesinde 14 yaşında olan Percy adındaki erkek çocuğunun her zaman akıllı ve zeki bir tutum içinde olduğunu, yaşıtlarıyla kıyaslandığında oyunlarda hızlı olduğunu ve arkadaşlarından geride kalan hiçbir yönü olmadığını, ancak okuyamadığını belirtiyordu. Bu dönemlerde disleksinin görme sistemiyle ilgili olduğu düşünülüyordu. Çünkü, disleksinin en belirgin özelliklerinden biri harflerin ve kelimelerin karıştırılması ve tersten algılanmasıydı. Bu bakış açısından yola çıkan bir düşünceyle disleksiyle baş etmek için göz eğitimleri yaptırılıyordu. Daha sonra yapılan çalışmalar ise disleksinin görmeyle ilgili bir bozukluk olmayıp dil sistemiyle ilgili bir bozukluk olduğunu ortaya koydu. Bugün göz eğitiminin disleksiyle yaşamayı kolaylaştırmadığı da artık kesinlikle kabul gören bir gerçek. Bugünkü bilgilerin ışığında, disleksi, fonem adı verilen dil birimlerinin birbirinden farklılıklarının ayırt edilmesi sırasında ortaya konmasıdır.
banner182
Son Güncelleme: 10.06.2014 11:05
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Arzu 3 yıl önce

keşke bu eğitim tüm il ve ilçelerde verilse çünkü bu konuda öğretmenlere yeterli bilgi verilmiyor.