banner374
29 Şubat 2016 Pazartesi 22:03
Öğretmenlere İtibar mı dediniz? Başımız Sağ olsun!
 “Ben mi çok karamsarım acaba?” diye düşünüp “kalemimi bırakayım” diyorum sonra eskiler, öğretmenin “krallık günleri” geliyor aklıma ve yazıyorum. Birçoğunuzun “ne olmuş ki öğretmenlerin haline?” dediğinizi duyar gibiyim. Keşke ben de bu kadar iyimser olabilseydim ama olamıyorum. Benim penceremden durum çok da iyimser gözükmüyor çünkü. Mesleki itibarımız gözlerimizin önünde gün be gün eriyor, yok oluyor. Aynı geminin içindeyiz, yol alıyoruz ve belki de fark edemiyoruz gemimizin içten içe su aldığını, kendi penceremizden kendi durumumuzu sağlıklı değerlendiremiyoruz veya…

Öğretmenler olarak birlik beraberliğimiz yok ne acı ki! Dün toplumun kanaat önderleri konumundaki bizler bugün kendi aramızdaki birlik beraberliğimizi bile sağlayamıyoruz. Utanarak söylüyorum: Okullarda birbirimizi dahi çekemiyoruz, gruplaşma, mobbing, dedikodu da cabası. Sayısız, hem de hala mantar gibi türeyen eğitim sendikaları aramızdaki olmayan birlik beraberliğin, bölünmüşlük ve parçalanmışlığın en önemli ispatı aslında. Hiçbir sendika öğretmenlerimizi “öğretmenlik çatısı – eğitim paydası” altında toplayamıyor maalesef. Her bir sendika adamcılık, torpil, iş takibi, adam k-ayırma - koltuk peşinde, yalan mı? Dün hak – hukuk gözetenler dahi bugün farklı işler peşine düşmüş. Bizler ise hala o sendikadan bir diğerine başvuru formu koşuşturuyoruz. Herkesin kendince bir açıklaması var elbette, kimisi kendini güvende hissetmek isterken, bir diğeri şahsi çıkarının, bir diğeri babasından gördüğü ve hiç sorgulamadığı ideolojisinin peşinde.  

Toplum nezdinde de, öğrenci gözünde de eski değerimiz, söz hakkımız yok. Verdiğimiz emeğin karşılığı hemen açığa çıkmadığı için bizim de kendi mesleğimizin saygınlığına olan inancımız gün be gün azalıyor çünkü toplum bizi ihtisaslı birer çocuk bakıcısı olarak değerlendiriyor ve maalesef çalışma koşullarımızı çok sağlıklı değerlendiremiyor.

 Her gün paylaşım platformlarında öğrenci - veli şiddetini, şımartılmış öğrencilerin karşısında çaresiz - biçare kalan öğretmenlerin yurdun dört bir yanından yankılanan feryatlarını okumak beni derinden üzüyor, içimi acıtıyor. Teknolojik gelişmeler, öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarının benimsenmesi, 12 yıllık zorunlu eğitim, sosyal gelişmeler hiçbirisi bu mesleğe saygının yitirilmesi için bir gerekçe olamaz oysa… Yoksa toplum olarak bizler eğitimi mi hafife almaya başladık da öğretmenlerimizi dünkü kadar değerli görmüyoruz? Ya da öğretmenlik mesleğinin saygınlığının bu denli yitirmesinin başka bir açıklaması var mı, öğretmenlerimize verdiğimiz değer aslında eğitime verdiğimiz değerin bir yansıması değil mi? İyi düşünmek lazım!

Diğer meslek gruplarına bakıyorum da kıskanıyorum ne yalan söyleyeyim. Doktorları, polisleri, imamları, uzman çavuş ya da astsubayları düşünün mesela. Dün öğretmenlere gıpta edenlere bugün öğretmenler olarak gıpta eder hale gelmedik mi? Artık çuvaldızı kendimize batırmanın zamanı çoktan geçmedi mi? Aldığımız her kuruş ücretin her platformda dillendirilmesi aslında öğretmenlik mesleğine karşı bir saygısızlık değil mi?

Bir milyonluk bir camia, dile kolay tam 1.000.000. Güzel ülkemin mutlu yarınları ve kendi hakkı, özlük hakları, saygınlığı, itibarı için kenetlenmiş, tek beden, tek yumruk bir “bir milyon” düşünebiliyor musunuz? Ben düşünmek istiyorum ama yapamıyorum. Önce “keşke” diyorum, sonra dertleştiğim herhangi bir öğretmenin ufak - tefek çıkarları, ince hesapları geliyor aklıma, “olmaz” diyor ümitsizliğe kapılıyorum…

 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                          Gürdal KARABIYIK                                                                                                                              
Kamuajans.com
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Yunus 10 ay önce

Kaleminize sağlık hocam cok guzel bir yazi olmus. Sizin de dediginiz gibi meslegin itibari gunden gune azaliyor. Bunun en buyuk sebebi de bana gore toplum icerisindeki ogretmen rolunun tarihsel surec icerisinde degisime ugramasi. Cumhuriyetin kurucu ogretmenlerinden sinava hazirlayici teknisyen ogretmen rolune kadar geriledik. Ne yazik ki ogretmenin basarisi ogrencilerini sinavlara ne kadar iyi hazirladigiyla olculur oldu. Bunun yaninda biz ogretmenlerde de suc var elbette. Bircugumuz meslegimizin kutsalligini ve sayginligini kavrayamiyoruz. Hal ve hareketlerimize, konusmalarimiza, kilik kiyafetimize ozen gostermiyoruz. Ben kaybolan itibarimizi kazanmak icin oncelikle ogretmenler olarak bizlerin bir seyler yapmamiz gerektigine inaniyorum. Itibar kazanmak istiyorsak onu haketmeliyiz diye dusunuyorum. Saygilarimla.

Avatar
m.ali 10 ay önce

Acı ama gerçek.YİNEDE ÜMİTSİZ VE KARAMSAR OLMAMAK GEREKİR.

Avatar
gökalp arslan 10 ay önce

sendikaların öncelikle bu konuyu ele alması ve gündemlerinin birinci sırasına oturtması gerekiyor.