banner374
18 Eylül 2012 Salı 09:44
Öğretmenlere 'nal, at, insan'lı hikaye
 Van'daki programın ardından Erciş ilçesine giden Balıbey, depremden sonra ilçede inşa edilen okulları gezerek  çalışmalarla ilgili yetkililerden bilgi aldı.

Daha sonra Reşit Çelik İlköğretim Okulu'nda düzenlenen programa katılan Balıbey, burada yaptığı konuşmada, Van ve Erciş'te eğitimle ilgili yapılan yatırımları gördüğünde bir mucizeye tanıklık ettiğini söyledi.

Devletin büyüklüğünü ve yüceliğini Erciş'te bir kez daha idrak ettiğinin altını çizen Balıbey, şunları kaydetti:

''Çanakkale, Kurtuluş Savaşı ruhu burada canlanmış. Hayırseverlerimizin yaptırdığı okulların muhteşem okullar olduğunu gördüm ve çok sevindim. Geçen sene burada öğretmenlerimiz, çocuklarımız vardı. Siz bunların acısını bizden daha iyi yaşadınız. O çocukları enkazlardan çıkardınız. Ama onlar bugün yoklar. O bayrak bugün sizlerin elinde. Onların anne ve babaları o acıları yüreklerine gömdü. Ama onlar şehitlik mertebesine yükseldiler ve bu eğitim bayrağını dalgalandırdılar.

Pazartesi günü biz 36 bin 800, daha sonra da 3 bin 200 öğretmen atadık. 10 Eylül'de atadığımız öğretmenlerin 11 Eylül akşamına kadar yüzde 73'ü göreve başladı. Hakkari'ye de gittiler ve göreve başladılar. Dünyanın her yerinde o güzel insanların aynısı varsa, burada da bayrağımızı dalgalandırıp her yere gidiyorlar. Ben bu meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.''

-''Biz 90 yılda yakalanan bir şansa sahibiz''

''Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir insanı, bir insan da bir ülkeyi kurtarır'' diyen Balıbey, konuşmasına şöyle devam etti:

''Her şey bir çiviyle başlar. Eğer siz burada bir çivi olarak kendinizi kurtarmak istiyorsanız buradan çıkacaksınız. Bundan başka şansınız yok. Eğer buradan okuyarak çıkmak istiyorsanız çalışın. Buralar fakir yerler, buralarda paranız, malınız, mülkünüz yok. Anne ve babalarınızın hali ortada. Ama Cenab-ı Allah'ın verdiği zekanızı iyi kullanırsanız kurtulmuş olursunuz.''

Türkiye nüfusunun yüzde 50'sinin genç, yüzde 30'unun ise okuyan nüfus olduğunu, bunun da Türkiye için 90 yılda bir yakalanan bir şans olduğunu anlatan Balıbey, ''Biz 90 yılda yakalanan bir şansa sahibiz. Genç nüfus beyin rezervimiz var. Ya eğiteceksin ya katlanacaksın. Biz eğer sizleri eğitemezsek, maalesef kardeşin kardeşe silah sıktığı bir ortam var ve serseri bir mayın gibi her yere gider, örgütün eline düşer. İstanbul'un göbeğinde bir SAT komandosunu, bir tinerci çocuk kalbinden vurdu. Ama biz sizleri iyi eğitirsek, ülkemizin en seçkin insanları olursunuz'' diye konuştu.

-Derslik sayısı geçen yıla oranla arttı-

Kaymakam Barbaros Baran ise deprem nedeniyle ilçe genelinde 10 binden fazla binanın zarar gördüğünü, bununla birlikte 12 okulun kullanılamaz duruma geldiğini anımsatarak, geçen yıl eğitim öğretimin aksamaması için hayırseverler tarafından 4 prefabrike okul yapıldığını, bunun haricindeki kullanılabilen okullara da öğrencilerin taşımalı sistemle aktarıldığını ifade etti.

Depremden önce 235 derslikle eğitim hizmeti verilen ilçede, bu yıl 354 derslikle eğitim öğretime başlandığına dikkati çeken Baran, derslik sayısı açısında geçen yıla oranla daha iyi durumda olduklarını, ancak dersliklerin fiziki dağılımının ihtiyaca cevap vermediğini dile getirdi.

Öğrenci ve velilerden bu yıl için sabırlı olmalarını isteyen Baran, gelecek yılın Erciş ve öğrenciler açısından daha umut verici olduğunu sözlerine ekledi.

Programa İlçe Cumhuriyet Başsavcısı Kerem Arabacı, İl Milli Eğitim Müdürü Ali İhsan Sayılır, İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Ahmet Erdoğan, idareciler, öğretmen ve öğrenciler katıldı.

Kaynak: AA

banner182
Son Güncelleme: 18.09.2012 09:44
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
sn balı bey 4 yıl önce

bu söyledikleriniz doğrudurretmenlere karsı nalina da vur mihina da politikasiyla ortada ne nal kalir ne mih öğretmene saygi öncelikle olmalidir

Avatar
nasıl oluyor anlamıyorum 4 yıl önce

binlerce öğretmeni mağdur edip sonra "bak öğrenciyi iyi yetiştirirsen çivi, nal, at, insan vs. kurtarır memleketi" demek nasıl bir psikolojidir acaba?