banner406
30 Kasım 2017 Perşembe 17:10
"Öğretmenlerin %52’si alan dışı çalışıyor"

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından 24 Kasım Öğretmenler Günü çerçevesinde düzenlenen “21.Yüzyılda Öğretmen Yetiştirmek: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu konferansa Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayati Akyol konuşmacı olarak katıldı. MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda düzenlenen konferansta konuşan Prof. Dr. Akyol, Türkiye’deki eğitim sistemiyle ilgili değerlendirmelerini paylaştı. Yunus Emre’yi hatırlatıp, “Bir dergaha 40 yıl doğru odun taşıyanların torunları olarak bu günlere nasıl geldik?” sorusunu yöneltip, mevcut eğitim ve öğretmen alımları sisteminin sorunlarla dolu olduğunu iddia etti.

Milli Eğitim Bakanlığının, bazı üniversitelerle ortaklaşa gerçekleştirdiği Öğretmen İstihdam Projeksiyonları, Stratejileri ve Sistemlerini Geliştirme Projesi’nin sonuçlarını açıklayan Prof. Dr. Hayati Akyol, devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin %52’sinin alan dışı çalıştığını, 800 farklı alandan sınıf öğretmenliğine öğretmen atandığını aktardı. Türkiye’de 1 Milyondan fazla öğretmen adayının atama beklediğini de hatırlatan Akyol, “Kendimize çeki düzen verilmesi lazım. Bu sistemdeki ahlaksızlıkların düzeltilmesi gerekiyor. Bu memleketin gençliğine ihanet ediliyor. Herkes öğretmenliğe yönlendiriliyor, 1 Milyon kişi atama bekliyor ama 20 bin kişi alınıyor. Bu ihanet değildir de nedir?” dedi.

Az maliyetle çok öğretmen yetiştiriliyor

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesinin düzenlediği 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinlikleri kapsamında, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayati Akyol, “21. Yüzyılda Öğretmen Yetiştirmek; Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu konferansında öğrencilere ve öğretmenlere seslendi. 

2100 Yılına doğru dünyanın yarısından fazlasının Çin, Hindistan ve Afrika’da yer alacağının öngörüldüğünü belirten Prof. Dr. Akyol, “Biz de Batı’ya çalıştığımız kadar, Doğu’ya da çalışmaya gayret edeceğiz. Buralarda çalışmak için dillerini öğreneceğiz, çalışmanın yollarını arayacağız, eğitimde oralara ulaşmaya çalışacağız.” dedi.

Konuşmasının önemli bir bölümünü, teknolojinin hızla ilerlediği son 20 yıla ağırlık vererek sürdüren Akyol, “Türkiye’de öğretmen yetiştirme kısa zamanda, az maliyetle çok kişiye ulaşmak olarak görülüyor.” deyip, uygulamanın yanlış olduğunu vurguladı.

Öğretmenlerin %52’si alan dışı çalışıyor

Nabi Avcı’nın Milli Eğitim Bakanı olduğu dönemde bazı üniversitelerle birlikte “Öğretmen İstihdam Projeksiyonları, Stratejileri ve Sistemlerini Geliştirme Projesi” yapıldığını belirtip, projenin sonuçlarıyla ilgili bazı bilgileri paylaşan Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayati Akyol, “Öğretmenlerin %52’sinin alan dışında çalıştığı görülüyor. Yani A alanındaki bir öğretmen B alanında eğitim veriyor. Bu cumhuriyet dönemi öğretmen yetiştirme sisteminin iflası demektir. Bu uygulamalar hala devam ediyor. Norm fazlası öğretmen, formasyon veya sertifika programıyla özel eğitim öğretmeni yapılıyor. 800 farklı alandan sınıf öğretmenliğine öğretmen atandı. Formasyonla bütün bölümlere öğretmenliğin kapısı açılmış.” dedi.

Gençliğe ihanet ediliyor

2016 Yılında 455 Bin kişinin öğretmen olma umuduyla KPSS’ye girdiğini, atanan öğretmen sayısının ise 49 Bin olduğunu dile getiren Akyol, “Gerisi meydanlarda tehlikeli bir potansiyel güç olarak bekliyor. 92 Eğitim ve Eğitim Bilimleri Fakültesinde öğretmen olma amacıyla 228 Bin kişi eğitim görüyor. Fen, Edebiyat, İlahiyat ve Toplum Bilimleri Fakültelerine devam edenlerle birlikte 653 Bin öğretmen adayı var. Pedogojik formasyon alanlarla birlikte bu rakam 1 Milyon’u aşmaktadır. 1 Milyon’dan fazla öğretmen adayı atama bekliyor, 2018 Yılında 20 Bin öğretmen atanacak. Bu hesapla baktığımızda 20 yıl bu ülkenin öğretmen atamaya ihtiyacı yok. Ben iyimser davranayım, 10 yıl öğretmene ihtiyaç yok. Kendimize çeki düzen verilmesi lazım. Bu sistemdeki ahlaksızlıkların düzeltilmesi gerekiyor. Bu memleketin gençliğine ihanet ediliyor. Herkes öğretmenliğe yönlendiriliyor, 1 Milyon kişi atama bekliyor ama 20 bin kişi alınıyor. Bu ihanet değildir de nedir? Neden ayağınızı yorganınıza göre uzatmıyorsunuz? Nedeni popülist politikalar.” diyerek, hata yapıldığını ifade etti.

Eğitemde yanlışlar yapılıyor

Aday Öğretmen Yetiştirme Programıyla ilgili de görüşlerini paylaşan Akyol, “Öğretmen fakülteden mezun oluyor, göreve başladıktan sonra 1 yıl boyunca 654 Saat bu öğretmene ders veriliyor. Bu 654 saat, eğitim fakültesindeki 20 eğitime tekabül ediyor. Eğitim Fakültesinde verilen eğitimden farklı birşey verilmiyor. Bu çok yanlış bir uygulama.” dedikten sonra, 4+4+4 Eğitim Sisteminin de yanlış olduğunu savunup, ortaokula liseye giden öğrencilerin arasında okuma bilmeyenlerin olduğunu söyleyip, bunu da eğitime yapılan ihanetlerin ürünü olarak gördüğünü açıkladı.

Eğitimde yapılan yanlışlar Osmanlı’nın sonu oldu

Konferansın açılışında konuşan MAKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Durmuş Acar, Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitime verdiği öneme vurgu yaparak, “Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonra medrese kuruyor. Daha sonra zaman zaman gidip oradaki hocalarla istişarelerde bulunuyor. Bu istişareler sırasında, ‘Padişahım buraya sürekli istişarelere geliyorsunuz, size bir mekan tahsis edelim’ diyorlar. Medresenin yöneticisi olan hoca kabul etmiyor ve bunun olması için Fatih Sultan Mehmet’in belli sınavları geçmesi gerektiğini söylüyor. Fatih Sultan Mehmet orada sınavlara girerek, yeterliliğe eşirince orada kendisine oda bulabiliyor. 

Eğitime ve öğretime önem veren cihan sultanı döneminden sonra yeterince eğitime önem vermemişiz ki devletimiz gittekçe zaafiyete uğramış. Bu 1900’lere kadar sürmüş ve ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’te eğitime büyük önem vermiş. Dünya üzerinde rekabet acımasız. Ne kadar kaynağımız olursa olsun yetişmiş insan gücümüz yoksa hayatımızı sürdürmemiz mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığına 2002 Yılında 10 Milyar TL kaynak ayrılırken, 2017 Yılında 63 Milyar TL kaynak ayrılıyor. Nesillerin yetiştirilmeye ihtiyacı var, bunu da öğretmenlerimiz yetiştirecek.” dedi.

MAKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Sibel Karakelle ise, öğretmenliğin önemini bahsettiği konuşmasında, “Öğretmenlik bilgi yanında tecrübe kazanma, gençliği geleceğe yani istikbale hazırlama mesleğidir. Öğretmenlerimiz, istikbalimizin mimarlarıdır. Bizler, Akif’in Nesli olarak, onbinlerce öğretmen adayımızı doğru, açık fikirli, üretken aynı zamanda da sorumlu fertler olarak yetiştirmeye gayret gösteriyoruz.” sözleriyle görüşlerini paylaştı.(burdurgazetesi)

Bahtiyar Turan

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Öğretmen 2017-11-30 21:28:12

Çok doğru eğitim fakültesi mezunu kişiler hep farklı mesleklere yöneliyor atamaları çok olmadığı için. Kamuda bir çok öğretmenlik yapmayan eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerimiz var. Ve mebe geçişleri yok bunlar memur öğretmenler. Meb bünyesine geçmek istiyorlar daha önceki yıllarda olduğu gibi

Avatar
kiya 2017-12-01 18:16:23

Sınıfçı 4270 kişi beden eğitimi öğretmeni oldu.ondan sonra beden eğitimi ataması yok.hakkımız zehir zıkkım olsun inşAllah!