banner374
24 Nisan 2012 Salı 10:47
ÖĞRETMENLERİN NİTELİĞİ DÜŞÜK
 Onbinlerce öğrencinin YGS’de sıfır puan almasının ardından sorumlu aranmaya başlandı. Sendikalar ardı ardına açıklamalar yaptı, yazarlar konuyu ele alan değerlendirmeler yaptı…
İlköğretimden öğrencilerin yetersiz gelmesi, liselerde sınıfların kalabalık olması, ücretli öğretmenlerin derse girmesi, lise türlerinin fırsat eşitliğini bozması, dershalener, ÖSYM,YÖK, bakanlığın istikrarsız politikaları, öğretmenlerin niteliğinin düşük olması, maaşlarının yeterli olmaması nedeniyle motivasyonsuz olmaları,…..    

Aranan sorumlu hâlâ bulunamadı.
Bundan birkaç yıl önce de benzer sorgulamalar olmuştu. ÖSYM yine çalışma yapmıştı. Değişen bir şey yok.  Sıfır alanların sayısıhızla artamaya devam ediyor. Bir de ortaöğretimin zorunlu eğitim kapsamınaalındığını düşünürseniz önümüzdeki yıllarda sıfır puan alan öğrenci sayısınınbir milyonu bulması muhtemel….

Ortaöğretimde okullaşma oranımız % 68 civarında. Liselere kaydolan bu öğrencilerin % 40’a yakını daha 10. Sınıfa geçemeden okuldan ayrılıyor. Daha anlaşılır olması için vahimtabloyu gözle görülür kılalım. 2010 yılında liseye kaydolan öğrenci sayısının 1.489.395’tir. Bu öğrencilerden 881.515’i sınıfını geçerek 10. Sınıfa devamederken 607.880’ i sınıfta kalarak okuldan ayrılmıştır. 10 ve 11. Sınıflarda dakalarak okuldan ayrılan öğrencilerin oranı eklenince sonuçta liseyi kaydolan öğrencilerin yarısı dahi bitirememektedir. Asıl sorun liseyi bitime başarısı göstermiş bu gençlerin YGS’de hâlâ sıfır puan alıyor olmaları. Liseyi bitiremeyen diğer gençlerin durumunu varın siz tahmin edin artık…..

Liselerde eğitim çöktü. Bu kötü gidişat zamanında neden fark edilmedi? Bunun sorumlusu kim?
Devlet, eğitim kurumlarının devletin istediği şekilde ve düzeyde öğrenci yetiştirip-yetiştirmediğinin  kontrolünü müfettişler aracılığıyla yapar. Müfettişlerin durum tespitini zamanında yapıp bu konuda gerekli önlemlerin alınması için uyarılarda bulunması gerekirdi.Bunun yapılması için denetim sisteminin doğru yapılanması ve işlemesi gerekir.İlköğretimler açısından sıkıntı yok çünkü her yıl denetim görüyorlar. Üstelik İlköğretim zorunlu olduğu ve okuma-yazma öğrenene herkesin mezun olduğu halde başarı oranı liselerden daha yüksek.Liselerde ise durum farklı. Açıldığından bu güne kadar hiç denetim görmemiş liseler var. Bazı liseler ise son denetimlerini 10-15 yıl önce geçirmişler. Bu liselerde eğitim okul yönetiminin kontrolünde ve devlet gidişattan habersiz.
MEB 300 Bakanlık müfettişiyle bunu başaramadığını sonunda fark ederek Liselerin teftişini  eğitim denetmenlerine verdi. Ancak gerekli mevzuat düzenlemeleri henüz tamamlanmadığı için il eğitim denetmenleri liselerde denetime başlamadı.  Bu arada Sayın Bakanının talimatıyla  Bakanlıkta denetim sistemine ilişkin bir çalışma yapılıyor. Nisan ayında bitirilmesi gereken denetim sistemi önerisi henüz oluşturulamadı.

Sayın bakana tavsiyemiz şudur:
Denetim sistemi, Bakanlığın sinir sistemidir. 300 Bakanlık müfettişiyle sistemin felç olduğu netleşmiştir. Bu nedenle denetim sistemi “EĞİTİM MÜFETTİŞLİĞİ” adı altında tek yapıda birleştirilmeli, derhal bir seçme sınavı yapılarak bütün lise türlerinde çalışan öğretmen ve yönetici arkadaşlarımızdan bin civarında müfettiş yardımcısı alınmalı. Bunlara eğitim yönetimi ve denetimi alanında yüksek lisans eğitimi verilmeli. Müfettişlerin belirli alanlarda uzmanlaşmaları sağlanmalı, ülkemizdeki bütün liseler ve görev yapan bütün öğretmenlerin tamamı iki yıl içinde denetlenerek öğretmen yeterliklerine ilişkin değerlendirme yapılmalı, ihtiyacı olan öğretmenlere Bakanlıkça ciddi eğitimler verilmelidir.
 
Doğan CEYLAN
Müfettişler Derneği Başkan

banner182
Son Güncelleme: 24.04.2012 10:47
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Mehmet 5 yıl önce

doğan ceylan anlaşılan derneğine üye müfettiş sayısını arttırmak istiyor. bu kadar insafsızlık olamaz olmamalı. zamanında öğretmenlik yapan insan eğitimin tek ayaklı olmadığını nasıl bilmez yada bilmezlikten gelir. suçu öğretmenlere atmak en basit iş. modaya uymuş doğan ceylan.