banner374
05 Ağustos 2012 Pazar 18:40
OKUL GÜÇLENDİRMELERİNDE MÜTEAHHİTLERİ KİM KORUYOR?
İstanbul’da, beklenen depreme karşı son yıllarda okul binaları güçlendiriliyor. Yapılan testler sonrası güçlendirilmesine karar verilen okul binaları, boşaltılarak ihaleyi alan firmalara teslim ediliyor. Böylece, yakın veya uzak, uygun bir okula taşınan okullar açısından çok zor bir süreç başlıyor. Bu işlem, misafir okulu da ev sahibi okulu da olumsuz olarak etkiliyor. Öğrenciler, aileler, öğretmenler inşaatın bir an önce tamamlanmasını beklemeye başlıyor. Güçlendirme işleminin genellikle beş ay gibi bir sürede tamamlanması planlanıyor ve şartnameye aksi halde cezai müeyyidesi ekleniyor.
“Çok eski ve günümüz şartlarında amacına hizmet etmeyen okul binalarının, güçlendirme yerine yıkılıp yenisinin yapılmasının daha isabetli olacağı, ayrılan kaynağın yerinde kullanılmadığı ve güçlendirme işleminin binalar açısından çok da normal bir işlem olmadığı.” konularında yoğun eleştiri alan bu uygulamada, ülkemize özgü birçok aksaklık yaşanıyor. Kullanılan malzeme ve yapılan işin kalitesi, şartnameye uygunluğu, kullanım alanlarının daralması ve ilk bir yıl içerisinde yaşanan onlarca problemin yanında en önemlisi de yaşanan gecikmeler can sıkıyor. Şu anda bazı okullarda beş ayda bitmesi gereken çalışmalar on iki aydır devam ediyor ve biteceğine dair bir umut ışığı da yok. (Örnek: Kartal Sabri Taşkın İlköğretim Okulu) 

Depremin oluşturduğu acıları en ağır şekilde defalarca yaşamış olan insanımız, bu acıların tekrar yaşanmaması için her türlü fedakârlığı yaparken, bu uzun sürecin her aşamasında sorumluluk alan kişi ve kuruluşların son derece duyarlı olması beklenmektedir. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Özel İdaresi ve Müşavir firmalar; müteahhitler ve taşeronlarının, devletin parasıyla devletin okullarını rezil etmesine izin vermemelidir.

İşini düzgün yapan firmalara söyleyecek sözümüz olamaz. Ancak bu müteahhit ve taşeron sisteminin sorgulanması gerektiği gün gibi aşikar. Bu süreçte müteahhit firmanın yaptığı, ihale edilen bir işi herkesçe malum bazı yöntemlerle alıp, taşerona yeniden ihale etmekten ibarettir. Bunun böyle olduğunu herkes biliyor. Burada işin yanına hiç uğramadan, asıl işi yapan taşeronun çalıştırdığı işçinin alın terine hak etmeden ve emek harcamadan ortak olan müteahhidi devreden çıkarmak gerekmektedir. Madem işi taşeron yapıyor, devlet müteahhidi değil taşeronu muhatap alsın o zaman. Bunun yasal alt yapısı bir an önce oluşturulsun. Çünkü işi en az karla alan taşeron, müteahhidin arada paraya ortak olmasıyla işi bitirecek parayı bulamıyor.

Bu çarpık iş yaptırma sistemi düzeltilmelidir. Aksayan ve işi bitiremeyeceği aşikâr taşeronlar için daha cesur ve hızlı kararlar verilmelidir. Okulları TOKİ gibi güven veren kuruluşlar yapmalı veya güçlendirmelidir. Okullar, konutlardan daha öncelikli, ortak kullanılan yerlerdir. 

Talat YAVUZ

Eğitim Bir Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı

 

banner182
Son Güncelleme: 05.08.2012 18:40
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol