banner374
01 Ekim 2012 Pazartesi 09:43
OKUL ONARIMLARI NİÇİN YAZ TATİLLERİNDE YAPILMAZ
 
Enerji dolu çocuklarımız ve gençlerimizin hayatlarının büyük bir kısmını geçirdikleri mekanlardır, okullarımız. Bu enerjinin harekete dönüşümünün disiplin altına alınması işlemi hep okullarımızda yapılmaktadır. İşte bu yüzden duvarlar, kapılar, pencereler sık sık zarar görür.

 

Hatta okul yönetimi, öğretmenler ve diğer çalışanlar da sık sık veli, öğrenci yakınları ve öğrenci kaynaklı saldırılara uğrarlar. Onlar da sık sık doktora giderler.

 

İnşaat bilgisi zayıf olan idarecilerin bulundukları okullarda çatı bile zarar görmektedir. Öyle okullarımız vardır ki, burada kırılan bir kiremidin zamanında değiştirilmemesinden dolayı bütün çatı değiştirilmek zorunda kalınmaktadır. Ayrıca onarım zamanının kısa olmasından ve başka sebeplerden dolayı işler kalitesiz yapılmaktadır. İşte bu yüzden okullar en çok kalitesiz onarım geçiren kamu binalarıdır.

 

 

 

Bizzat Yaşanmış Bir Olay

 

Bir ilçede çalışmaktaydım. Köy okullarımızdan birine okulların yaz tatiline girmesine iki hafta kala İlçemiz İl Genel Meclisi üyelerinin gayretleriyle büyük onarım ödeneği çıktı. Aynı zamanda büyük onarımın yapılacağı okulun bulunduğu köyden olan İl Milli Eğitimde şube müdürü olan arkadaşım aradı ve onarımın mutlaka okullar açılmadan bitirilmesi için özel gayret göstermemizi istedi. Ben de O’na dedim: “Hocam burası Türkiye. Okullar açılmadan onarımın başlaması hiç mümkün olur mu!?” Dediğim çıktı. Bütün gayretlerimize ve her şeyi en hızlı bir şekilde yapmamıza rağmen onarım okullar açılana kadar başlayamadı.

 

 

 

Nasıl mı?

 

Ödeneği alınca hemen durumu Bayındırlık (şimdiki Çevre ve Şehircilik) İl Müdürlüğüne ilettik. Mühendis arkadaşlar geldiler, keşif yaptılar. Yaklaşık maliyet hesabı falan filan. İhaleye hazırlık. İhale süreci. İhale. Sözleşme. İş yerinin müteahhide teslimi… Bütün bu yasal zorunlulukları yerine getirene kadar okullar açıldı.

 

İnşaatın nasıl yapıldığını bilmiyorum. Çünkü sayın kaymakamımız inşaata benim bakmamı istemiyorlardı. Onarım bitti. Geçici kabul yapıldı. Okulda eğitim öğretim başladı.

 

 

 

İnşaat Kalitesi

 

Aradan zaman geçti. Bayındırlıktan iki mühendis, müteahhid ve bizden de bir kişi inşaata giderek kesin kabul işlemlerini tamamlamak istiyorlardı. İlçe milli eğitim müdürü ve diğer şube müdürü arkadaşlardan her hangi biri gidemeyince ben gittim.

 

Daha okula girişte tuhaflıklar başladı. Okulun sokak giriş kapısının olduğu taraftaki duvar ile çatının birleştiği yerde 4-5 metre uzunluğundaki tahta eskiydi. Bir tahtaya tamah ederek inşaattan sökülen tahtayı tekrar kullanmışlardı. Bu eğri tahtaya sıvayı da uydurunca duvar da bu eğrilikten nasibini almış ve çok çirkin bir görüntü oluşturmuştu.

 

Okulun bahçesine girdik. Tören alanı betonu olarak yapılan yerde sadece çakıl yığını olarak görülüyordu. Üzerinden bir kış mevsimi geçince beton, betonluktan çıkmıştı.

 

Okul binasının çevresindeki tretuar betonu resmen çamurdandı. Tören alanı betonu gibi dağılmıştı. Müteahhit ve inşaat mühendisleri betonu savundular. İşte bu 200 doz betonmuş da böyle olurmuş da… Halbuki mal ortadaydı. Çamurla betonu birbirinden ayıran rengiydi. Benim ısrarlı tavrım üzerine mühendislerden biri elini daldırdı çamur eline geldi.

 

Okulun içine girdik. Bazı sınıfların tabanı koridora göre daha alçaktı. Bu kod farkının 10 santimetreyi bulduğu sınıflar vardı. Sınıfların sıvaları dökülmeye başlamış. Kapılarda bir tuhaflık. Tabandaki süpürgelik fayanslarının yükseltileri farklı, düz değil. Müteahhidin savunması ise bunların böyle olmasında kaymakamın kendisine ekstra harcama çıkarması olmuştu. Süpürgelik fayanslarının boyutlarının farklı olmasının harcamayla ne alakası vardı. Bunların kesildiği aparatı bir kere ayarlandığında hepsini aynı boyda kesiyordu. Farklı boyutta olması için araç aparatın ayarlarını ayrıca değiştirmek gerekiyordu.

 

Ben bu şekilde bir kesin kabulü teslim almadım. Mühendisler benim bahsettiğim eksiklikleri tamamlamaları için müteahhide 2 aylık süre verdiler.

 

Sonrasını bilmiyorum. Çünkü bir daha o okula gitmedim.

 

 

 

Burada Hata Kimde

 

İlçenin seçtiği İl Genel Meclisi Üyeleri tamamen iyi niyetli olarak okulun büyük onarımı için ödenek ayırmışlardı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ihale ve diğer işlemleri tam ve zamanında yapmıştık.

 

Dürüst olmak, iyi niyetli olmak, çalışkan olmak yetmiyordu. İşi bilmek, doğru yerde, doğru zamanda, doğru işi yapmak da önemliydi. Nasıl ki gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenirse sonrakilerin de doğru olması mümkün değildi. Onarım işlerinde de ödenek ayıranlar yasal süreci dikkate almadığında ondan sonraki işler de zamansız yapılacaktı. 

 

 Ali COŞKUNER

 

Mardin İl Temsilcisi
banner182
Son Güncelleme: 01.10.2012 09:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol