banner374
22 Haziran 2014 Pazar 01:27
OKUL YÖNETİCİLERİ HANGİ İŞLEMLERİ YAPACAKLAR
 6528 sayılı kanunun 22. Maddesi ile değiştirilen 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “Okul ve Kurum Müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi üzerine, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcıları ise Okul veya Kurum Müdürünün inhası ve İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi üzerine Vali tarafından dört yıllığına görevlendirilir. Bu görevlendirmelerin süre tamamlanmadan sonlandırılması, süresi dolanların yeniden görevlendirilmesi ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Bu fıkra kapsamındaki görevlendirmeler özlük hakları, atama ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmaz.” hükmü ile yine aynı kanunun 25. maddesi ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 10 Madde’nin 8. Fıkrasında yer alan “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halen Okul ve Kurum Müdürü, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcısı olarak görev yapanlardan görev süresi dört yıl ve daha fazla olanların görevi, 2013-2014 ders yılının bitimi itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erer. Görev süreleri dört yıldan daha az olanların görevi ise bu sürenin tamamlanmasını takip eden ilk ders yılının bitimi itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erer.” Denilmektedir. Anılan hükümlerin iptali amacı ile CHP tarafından Anayasa Mahkemesine, yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılmıştır.

Anayasa Mahkemesi tarafından 11.06.2014 tarihinde yapılan görüşme sonucunda 6528 sayılı yasanın 22. maddeyle değiştirilen 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37/8. Maddesi ve aynı yasanın 25. maddesi ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 10. maddenin (8) numaralı fıkrasının yürütmeyi durdurma talebinin reddine karar verilmiştir.

Verilen karar nihai olmayıp dava henüz esastan karara bağlanmamıştır. Kısacası; halen Anayasa Mahkemesinin ilgili kanun maddelerini iptal etme gibi bir ihtimali bulunmaktadır.

 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 10 Madde’nin 8. Fıkrası uyarınca görevleri sona erdirilenler için görevlerine son verilmelerinin gerekçesi olan yasa maddesi halen yürürlükte olduğundan süreç bu yönü ile devam edecektir. 

Okul ve Kurum Müdürü, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcısı olarak görev yapanlardan görev süresi dört yıl ve daha fazla olanların görevlerine son verilmesi işleminin yasa ile düzenlenmesi bu durumda olan kişilerin hak arama hürriyetini açıkça engellemektedir. İlgililerin bu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesine direk iptal davası açma hakları bulunmamaktadır. Bu durumda Anayasa Mahkemesinin vereceği karar bu durumda olan yöneticiler için hayati önem taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesi tarafından davanın esastan incelenmesi neticesinde verilecek nihai kararın olumsuz olması durumunda yöneticilerin bu konuda yapabileceği tek şey göreve son verilme işleminin tebliği veya öğrenilmesi  ile birlikte 60 gün içinde idari dava açmak şartıyla tüm iç hukuk yolları tükendikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürmektir. Başka hiçbir hukuki yol bulunmamaktadır.

Asıl sıkıntı ise bu maddenin ileride iptal edilmesi durumunda ne olacağı ile ilgilidir. Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesinin kararları geriye yürümemektedir. Yani; bir yasa maddesinin iptal edilmesi durumunda iptal kararı Resmi Gazetede yayımlanıncaya kadar geçen sürede bu maddeye bağlı yapılan işlemler Anayasa Mahkemesi tarafından verilen muhtemel bir yürütmeyi durdurma veya iptal kararından etkilenmemektedir.

 Bu durumda Anayasa Mahkemesinin muhtemel iptal kararından yararlanabilmek için ilgililerin göreve son verilmesi işleminin tebliği veya öğrenilmesi ile birlikte 60 gün olan dava açma süresi içerisinde görevden alma işlemi ve bu işlemin dayanağı olan kanun maddesinin Anayasa’ya aykırılığı iddiası ile İdare Mahkemelerinde iptal davası açmaları gerekmektedir.

(Örnek Dava Dilekçesi için Tıklayınız)

 

İlgililerin açtıkları iptal davası devam ederken, Anayasa Mahkemesi tarafından verilecek bir iptal kararı iptali istenilen idari işlemin gerekçesini ortadan kaldıracağı için, açılan davanın lehe sonuçlanması söz konusu olabilecektir. Böylece idare mahkemesi tarafından iptal edilen görevden alma işlemi göreve iadeyi gerektirecektir. Kısacası, açılan idari davada asıl amaç, Anayasa Mahkemesi tarafından verilecek muhtemel bir iptal kararından yararlanmayı sağlaması olacaktır.

Her ne kadar, Anayasa Mahkemesi kararların geriye yürümese de, daha önce Danıştay 5. Dairesinin 27.06.2013 tarih ve E.2012/11204, K.2013/5558 kararı ile, 4672 sa­yı­lı kanunun ge­çi­ci 3. mad­de­si­nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali neticesinde, yasanın iptal edilen hükümlerine istinaden görevine son verilen BDDK üyelerinin açtığı davada, göreve iade kararı verilmiştir.

Danıştay'ın daha önce AYM'nin aldığı bu iptal kararını gerekçe yaparak, verdiği göreve iade kararı bir içtihat niteliğinde değildir. Danıştay’ın bu eski kararını kullanıp kullanmayacağına da yine Danıştay karar verecektir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin vereceği iptal kararının dava açmayan ilgililer hakkında sonuç doğurup doğurmayacağı ile ilgili henüz içtihat niteliğinde bir yüksek mahkeme kararı olmadığından net bir açıklama yapmak mümkün olamamaktadır.

Bu nedenle, dava açmak için Anayasa Mahkemesinin muhtemel iptal kararı beklendiği takdirde, açılan davaların reddedilmesi gibi bir ihtimal söz konusu olabilecektir. Bu riske karşı ilgililerin görevlerine son verildiği tarihten veya yerine birinin görevlendirildiğini öğrendikleri tarihten itibaren yasal süre içinde dava açmaları ve bu davaları devam ederken Anayasa Mahkemesi tarafından verilecek bir iptal kararından yararlanması söz konusu olabilecektir.

6528 sayılı kanun ile yapılan değişikliklere uyum kapsamında 10 Haziran 2014 tarihli Resmi Gazetede Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik yayımlanmıştır. Yayımlanan yönetmelik ile birlikte yapılacak görevlendirme işlemlerinin takvimi ve usulüne ilişkin kılavuz da yayınlanmış ve süreç başlamıştır.

        Görevlendirme işlemlerinin uygulanması sırasında, idarenin yapacağı hatalı değerlendirmelere de dava açılabilecektir. Ancak; açılan bu davalar, yasa ile yöneticilik görevinin sona erdirilmesi işlemlerinin iptaline ilişkin değil, yöneticilik görevlendirmelerinin yapılması esnasındaki hukuka aykırılıklara ilişkin olacaktır. Örneğin,

-Yönetmeliğe göre müdürlüğe görevlendirme; görev süresinin uzatılması ve ilk defa veya yeniden görevlendirme şeklinde yapılmaktadır.  Müdürlükte dört yıllık görev süresini dolduranlar ile görev yaptıkları eğitim kurumunda sekiz yıllık görev süresini dolduran müdürler, Ek-1’de yer alan Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri Değerlendirme Formu üzerinden değerlendirilecektir. Ek-1’de yer alan Form üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda 100 üzerinden 75 ve daha üstü puan almaları halinde, il millî eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile görev süreleri uzatılacaktır.

Bu nokta da mevcut okul müdürlerinin Ek- Değerlendirme formunda objektif bir değerlendirme yapılmaması sebebi ile görev süresi uzatılmayabilecektir. Veyahut görev süresinin diğer eğitim kurumlarında uzatılması için başvuruda bulunan müdürlerin görev süreleri, tercihleri de dikkate alınarak Ek-1 Değerlendirme formundan aldığı puan üstünlüğüne göre uzatılacağından, hak ettiği puandan düşük puan alması halinde istediği başka bir okulda görevlendirilmesi engellenmiş olacaktır. Hukuka aykırı olan bu işlemde iptal davasına konu edilebilecektir.

-İlk Defa ve Yeniden görevlendirilecekler için ise ilk defa ve yeniden müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunanlar, Ek-2’de yer alan Form üzerinden değerlendirme komisyonu tarafından değerlendirilecektir. Yapılan değerlendirme sonucunda oluşan puan sıralamasına göre en yüksek puan alandan başlamak üzere, boş eğitim kurumu müdürlüğü sayısının üç katı aday sözlü sınava alınacaktır. Buradaki değerlendirmede sonucu sözlü sınava giremeyen adaylarda idari yargıya dava açma hakkına sahiptir.

-Yine sözlü sınava giren adaylar başarı puanın altında aldıkları puanlar için ve hak ettikleri puanı alamadıklarını düşündükleri puanları için sözlü sınavdan aldıkları puanların iptalini de yargıdan isteyebilecektir.

Bu süreçte yukarıda verilen örnekler gibi kişiye özel birçok farklı uygulama söz konusu olacaktır. Tesis edilen işlemde hukuka aykırı hususların yer aldığını düşünen kişiler işlemin tebliği veya öğrenilmesi ile birlikte dava açma süresi olan 60 gün içinde iptal davası açabilecektir.

Türk Eğitim-Sen olarak üyelerimize her türlü hukuki yardım yapılacaktır.

banner182
Son Güncelleme: 22.06.2014 01:27
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
uygulama 2 yıl önce

yıllardır bilgili üstünlük havası vardı. şimdi öğretmenlik nasıl yapılır uygulasınlar da görelim