banner374
09 Mayıs 2013 Perşembe 08:16
Okul Yöneticilerine Yine Suçlu Bulundu
 Eğitim Bir Sen ŞanlıurfavŞube Başkanı İbrahim Coşkun, okullar ve öğretmenler konusunda eskiye özlem duyan hiç kimsenin şu anki açmazların sebepleri arasında kendilerini saymadıklarını belirterek, “Yaşanan hiçbir sorunda sorumluluk kabul etmeyen bürokratik anlayış her zaman kolaya kaçarak suçu öğretmen ve yöneticilere atıyor. Senelerden beridir Bakanlık düzeyinde devam eden itibarsızlaştırma, velileri okullara karşı kışkırtma ve yönetmeliklerle uygulama alanını daraltma, eğitim sorunlarını içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Ne yazık ki, bu politikasızlığın sonuçları okullara yapılan saldırıları artırmış, suça meyilli öğrenciler için rehabilite edici hiçbir önlem alamayan yönetici ve öğretmenler veliler tarafından hakarete ve darp girişimlerine maruz kalmıştır” dedi.

Söz konusu politikaların sonuçlarının ilde başarılarıyla en son adından söz ettiren Vakıflar 2002 ilkokulu/ortaokulu yöneticilerini mağdur ettiğini ifade eden Coşkun, şunları söyledi: “Okuldaki başarı ve huzur ortamını korumaya çalışan okul yönetimi, bir taraftan öğrencilerin motivasyonunu artırmaya çalışırken, diğer taraftan bu ortamı bozabilecek her durum için önlem almışlardır. Okuldaki birçok öğrenciyi darp eden, sınıf ortamında öğretim yapılmasını engelleyen bir çocuğumuz ve bütün çağrılara rağmen okula gelerek yardımcı olmayan velileri için şu anki ‘İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ uygulanabilir hiçbir yaptırım içermemektedir. Biz sendika olarak öğrencilerimizin her ne şartta olursa olsun eğitim ortamına kazandırılmasını önemsiyoruz. Bunu sağlamak için eğitimde ödül-ceza dengesini iyi ayarlamak gerekmektedir. Eğitimin içinde olmadığı halde eğitimcilerden daha fazla konuşan kimi aymazlar, ödülün de, cezanın da temel mantığının öğrencileri eğitim ortamına kazandırarak eğitim yuvasının içinde tutmayı amaçladığını bilmediklerinden cahilce konuşabiliyorlar.”

Okul yönetiminin, yönetmelik gereği bir öğrenci hakkında verilen öğretmen ve öğrenci dilekçeleri sonrasında başlattığı disiplin uygulamasını yönetmelik hükümleri çerçevesinde uygulamasına, öğrencinin ailesinin okula gelerek çocuğunun yaptıklarından dolayı yöneticilerden özür dilemesine ve çocuğuyla nasıl bir çare bulacağı konusunda kendisinin de şaşkın olduğunu vurgulamasına rağmen bazılarının yargısız infazda bulunarak alışılageldiği gibi okul yöneticilerini suçlu bulduğunu dile getiren Coşkun, “Aile yönlendirmeyle savcılığa şikâyette bulunmuş, yöneticilerimiz de nasıl olsa adaletin önünde gerçeklerin ortaya çıkacağına güvenerek avukat dahi tutmamışlardır. Disiplin cezası alan çocuğumuzla ilgili basın açıklamasında yer vermek istemediğimiz çeşitli iddialarla ilgili olarak yöneticilerimizin okul bütünlüğünde eğitim-öğretim ortamının kalitesini düşürmemek adına attığı adımları, mesnetsiz, şahitsiz, gerçekle ve mantıkla hiçbir ilişkisi olmayan iftiralarla suç duyurusuna konu edinmek tek kelimeyle vicdansızlıktır” diye konuştu.

“Hâkim karşısında nasıl olsa gerçekler ortaya çıkar diye bekleyen yöneticilerimiz ne yazık ki, iddiaları ispatlayabilecek hiçbir kanıt ortada yokken, hatta suç duyurusuna konu edilen olayla ilgili yöneticilerin şahitleri varken bir şamar da adil, tarafsız, bağımsız mahkemeden yemişlerdir” diyen Coşkun, “Yargı yolu kapalı olmak üzere her yöneticiye 3’er bin TL para cezası verilmiştir. İddiaların saçmalığı şu cümlelerde saklı; güya bu çocuğumuza yöneticilerimizden biri bağırmış, diğeri saçlarını çekmiş, okul müdürü de tekme sallamış… Tesadüfe bakın ki, yöneticilerimizin savcıya verdiği ifade metinleri dahil olmak üzere verilen karar, daha yöneticilere iletilmeden cümlesi cümlesine bir internet sitesinde yayınlanmış ve yine öğretmenler topluma düşman olarak işlenmiştir. Eğitime bu kadar düşmanca yaklaşılan bir ortamda başarı sağlamak mümkün mü, takdiri kamuoyuna bırakıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sendika olarak, öğrencileri dayakla, işkenceyle hizaya getirmeye çalışan bir anlayışın karşısında olduklarını vurgulayan İbrahim Coşkun, sözlerini şöyle tamamladı: “Şu anda kamu kurumları içerisinde saldırıya açık hale getirilen tek kurum okullarımızdır. Bunun sorumluluğu Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, TBMM’de, Bakanlar Kurulu’nda, valiliklerde ve toplumun tüm kesimlerindedir. Sorumluluğu bulunan tüm kesimleri duyarlılık göstermeye çağırıyoruz.”

banner182
Son Güncelleme: 09.05.2013 08:16
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol