banner374
30 Ağustos 2012 Perşembe 04:01
Ömer Dinçer Neden Milli Eğitim Bakanı Oldu?
 
Ömer Dinçer,  kamu   yönetiminde   yeniden  yapılanmanın Türkiye’deki mimarıdır.  Kamu  personel rejimi  çalışmalarında  kilit isimlerden biridir.

 

Teorisi kısaca şudur; talep varsa satılacak şey de olmalıdır. Devlet  sosyal  alanlardan çekilmeli, özelleşmeli,  rekabete   yol  açmalıdır.

 

Devlet sırtındaki tüm yükü boşaltmalıdır.  Rekabet  ve  performans  belirleyici olmalıdır.

 

Bu, AKP Hükümeti’nin de temel görüşüdür.

 

Bu yaklaşım, hükümetin el attığı her alanda kolayca başarıldı. Sadece  sağlık  ve  eğitimde  bu iş “hemen” ol(a)madı.

 

Sağlıkçıların  yüksek  eğitimli  olmaları, alternatifsiz ve vazgeçilemez bir  hizmet  veriyor olmaları bir süre için bu işi zorlaştırdı.

 

Eğitimde  ise ne kadar eleştirilirse eleştirilsin  ülkenin  en örgütlü sendikalarının olduğu kesim eğitimciler idi.

 

İLK ADIM, İTİBARSIZLAŞTIRMA

 

Sağlıkta  önce  doktorların  üzerine  oynandı ;  paragöz   doktor , bıçak  parası , özel  muayenehane  gibi sorunlu noktalarla  sağlıkçıların  halk gözündeki itibarı zedelendi. Zamanla da  hastane  birlikleri,  aile  hekimliği, tam gün vb. uygulamalarla Genel  Sağlık  Sigortalı “paran kadar sağlık” dönemine geçildi.

 

Sağlıkta işlem tamam!

 

EĞİTİMDE HEMEN OLMADI

 

Eğitimde  işler umulduğu gibi gitmedi. İki bakan “harcanmasına” rağmen tam anlamıyla başarılı olunamadı. Hatta en temel amaç olan sözleşmeli öğretmenlikte geri adım bile atıldı.

 

Yenilgi  kabul edilemezdi. Madem olmuyordu, o zaman  eğitimin  başına bu işin teorisyenini getirmeyi akıl ettiler.  Eğitimci  olmamasına rağmen bizzat işin kitabını yazan kişiyi Milli  Eğitim  Bakanı yaptılar.

 

Ardından  sağlıktaki  taktikle işe başlandı.

 

Önce mesleki itibarsızlaştırma; başarısızlar, yatıyorlar, maaşları haketmiyorlar,  tatilleri  uzun, çalışmıyorlar…

 

Başarıldı.

 

İkinci adım şimdi devam etmekte.  Çalışma  alanında kaos (4+4+4, norm fazlası, il emri vb.), işleyişin tıkanması ve halkın gözünde  eğitime  olan inancın yitirilmesi… Mesleki yıldırma/bıktırma…

 

Son adımda öğretmenlerin yerel  yönetimlerce /belediyelerce (el sıkışarak, sözleşme yaparak) işe alınması, çeşitli  performans  kriterleriyle de!!! gerekirse işlerine son verilmesi noktasına gelinecek.

 

AMAÇ  EĞİTİMSİZ  BİR TOPLUM MU?

 

Elbette amaçsız bir iş olmaz.

Devlet okulları dağ gibi birikmiş sorunlarla başbaşa bırakılırken, bir taraftan da başarısız olan/olacak devlet okullarına alternatif yaratılmakta.

Bir yanda 4+4+4 ile darmadağın bir  eğitim  sistemi ve okullar, diğer yanda herşeyiyle sistemli, tıkır tıkır işleyen özel okullar.

Halkçı söylemlerle süslenen dershaneleri kapatacağız meselesi ise şundan ibaret; yeşil sermayenin büyük dershanelerine (dershaneler kapatılacağı için) özel okul olma  yolu  açılacak, tabii belli kriterlerle de küçük rakipler önce piyasadan temizlenecek.

 

ÖZEL OKULA  MÜŞTERİ  GEREK

 

Onca özel okula müşteri gerektiği için başta başarılı öğrenciler “sosyal devlet” tarafından ücretleri karşılanarak özel okullarda okutulacak. Özel okullara müşteri yaratılmış olunacak ve kontenjanlar zaten başarılı olan öğrencilerle doldurulacak.

 

Bir süre sonra devlet okulları ile özel okulların başarıları kıyaslanacak ve sistemsiz, darmadağın, sorun yumağı olmuş başarısız devlet okullarının artık gereksiz bir “yük” olduğu sonucuna varılacak.

 

Eeee, bunca öğretmen ne olacak?

 

Sokağa atacak halleri yok ya!

 

Onu da Tekel işçilerinin akıbetini araştırarak öğrenebilirsiniz.

 

Olmaz demeyin…

 

Son yıllarda olmaz dediğiniz neler olmadı ki bunlar olmasın!
banner182
Son Güncelleme: 30.08.2012 04:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
test yorumu 4 yıl önce

test yotrumu

Avatar
ya bırakın bunları.... 4 yıl önce

adam sürekli sağ gösterip sol vuruyo.
kendisi tam bir badem bıyık düşmanı ve milli görüşçüdür. ister inanın ister inanmayın ben bu işin içindeyim biliyorum

Avatar
BİZ ÖĞRETMENLER BAŞTA YANLIŞ YAPTIK!!!!!!!!!! 4 yıl önce

evet bi̇z öğretmenler neden tekel isci̇leri̇ne , doktorlara yapilan haksizliği şuanki̇ sendi̇kalarimizla tepki̇ gösteri̇p, destek olmadik şi̇mdi̇ sira bi̇zi̇m başimiza geldi̇ ve bundan sonrada bi̇ze destek olmayanlarin başina gelecekti̇r.sadece eği̇ti̇m sendi̇kalri deği̇l tüm si̇vi̇l toplum kuruluşlari ve türki̇ye geneli̇ndeki̇ sendi̇kalarin ortak bi̇ tepki̇ göstermesi̇ gereki̇yore

Avatar
Emin Hocaoğlu 4 yıl önce

bu adam milli eğitim bakanı olduğu müddetçe eğitimden sözedilemez verimden sözedilemez. esasen hükümette iş çığırından çıkmış. başbakanın özel kalemine veya kendisine mail yoluyla dahi ulaşamıyorsunuzç çünkü milletle aralarına mesafe koymaları gerek değilmi millet köle onlar yönetici. öğretmen itibarsızlaştırıldı, şaağılandı, geleceğe güvenle bakamaz hale sokuldu şimdi de öğretmenleri harcamanın peşindeler.

Avatar
öğretmenadayı 4 yıl önce

çok güzel bir yazı dizisi ve kafamda ki birçok soru işaretine de cevap oldu.devamını bekliyorum...

Avatar
ali kavak 4 yıl önce

tamamen buişin özetidir...

Avatar
Hüseyin Yaşar Tıkız 4 yıl önce

ben istanbulda yaşıyorum.son günlerde pıtırak gibi heryerde açılan özel okullar dikkatimi çekiyor.açılan okulların çuğunu doğa ve fetih kolejleri oluşturuyor.sosyal devletin sıradan her vatandaşına sunması gereken fırsat eşitliğinin iki temel alanı sağlık ve eğitimde fırsat eşitliği sizlere ömür.ama merak etmeyin ölmek üzere iken acile giderseniz para almıyorlar.yani ölmek beleş.eğitimde de okumak paralı,cehalet beleş.neymiş 'türkiye cumhuriyeti laik,demokratik,sosyal bir hukuk devletidir'miş.adamlar özellikle anayasanin bu maddesini pislemek için ellerinden geleni yapiyorlar.

Avatar
biri 4 yıl önce

neden milli eğitimden biri değilde başka bir adam meb in başında diye düşünüp duruyordum. esasen sadece bu bile eğitim camiasına başlı başına bir hakarettir.