banner374
19 Mart 2013 Salı 08:19
Ortaöğretim Ve Yeniden Yapılanma
 Değerli eğitimciler; her ne kadar bakanlık makamı el değiştirmiş olsa da bu makamda söylenen sözlerin bakanın kişisel düşüncesinden ziyade bakanlık görüşü olduğundan hareketle bir takım değerlendirmelerde bulunmak istedik. Eleştirmek kolay olanı; oysa bizler her zaman eleştirirken yol göstermeyi de düstur edinen bir sendika olarak yetkili olmasak da söz konusu eğitimin geleceği olduğunda kendimizi söz söylemeye de yol göstermeye de yetkili ve sorumlu görüyoruz. Sayın Bakan ne demişti? “SBS'yi kaldıracağız, Lise türünü 4 e indireceğiz, nüfusu 500 binin altında olan yerlerde Fen Liselerini, Anadolu Öğretmen Liselerinin ise tamamını kapatacağız; sürecin sonunda da dershaneler kendiliğinden kapanacak…” Eğitimin içerisinde bulunduğu mevcut duruma bakılınca değişimin kaçınılmaz olduğu muhakkaktır. Ancak değişime öncelikle zihniyet değişimi ile başlamak gerekiyor. Değişimin ana unsuru olan eğitimcilerin bu konudaki fikirlerini almadan yapılacak değişiklikler değişime gebe kalacaktır. Her fırsatta, “biz eğitimcilerin temsilcileri olan sendikalarla görüşüyoruz.” deseler de eğitimciler çoğu zaman bu görüşmelerden bihaber durumdadırlar. Bizce, değişimler tüm eğitim sendikalarının temsilcilerinin bulunduğu ortamlarda tartışılıp karara bağlanmalı, Şura kararları ise bir sendikanın tasarrufuna bırakılmadan tüm katılımcıların ortak görüşü ile alınmalıdır.

 

Öğrencilerimizin daha çocuk yaşlardan itibaren gençliğini dershane yollarında sınavdan sınava koşarak geçirdikleri malumumuz. Eğer biz öğrenciye ihtiyacı olan eğitimi okullarda veremezsek dershane kaçınılmaz bir sondur ve maalesef de durum böyledir. Bizim, dershaneleri nasıl kapatacağız yollarını aramaktan ziyade, öğrencilerimize nasıl daha nitelikli bir eğitim verebiliriz çabası içerisinde olmamız gerekiyor. Biz kurumlarımızı güçlendirir öğrencinin ihtiyaçlarına cevap verir hale getirirsek ve buna rağmen dershaneye gitmek isteyenler olursa ona da mani olmaya gerek yok. Nasıl ki dershaneler bir sürecin sonunda bu kadar yaygın hale geldiyse, ihtiyaç kalmadığında da zamanla kendi geleceklerini tayin edeceklerdir. Kaldı ki geçtiğimiz yıllarda bakanlık eliyle dershanelerin bulunduğu yerlerde SBS YGS LYS kurslarının halk eğitim merkezleri tarafından açılması zorlaştırılıp, dershanelerin teşvik edilmesi sağlanırken, bugün kapatılmaya çalışılması da bir garip durumdur.

 

Öncelikle, liseye yerleşmede öğrenci ilgi, beceri ve akademik başarısının gözetilmesini, lise türünün de; Fen, Akademik, Meslek ve Özel Liseler olarak 4 e çekilmesini olumlu buluyoruz. Ancak Fen Liselerinin 500 bin nüfusun altındaki yerlerde kapatılması, akademik eğitim alacak öğrencilere, özetle beyin takımına bir engel teşkil edecektir. Bu nedenle bu sayı 100 binlere çekilebilir. Dönüşecek olan Anadolu ve Öğretmen Liselerinin yerini, Akademik Liselerin yerine ağırlıklı olarak Meslek Liselerinin alması da olumlu olacaktır. Hatta 4+4+4 sisteminde mesleki ortaokulların da açılarak öğrencilerin 4. ve 8. sınıf sonlarında ilgi ve yeteneklerine göre başarılı olabileceği mesleğe ya da alana uygun okullara zorunlu olarak kaydının yaptırılması sağlanmalıdır. Böylece mesleki okullardaki öğrenci sayısı artacağından dershaneye olan talep de azalacaktır. Unutmayalım ki “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” ve henüz bu mesele çözülmüş değil.

 

Sayın DİNÇER Fen Liseleri, Anadolu Liseleri ve Genel Liseler arasındaki farkın 3-5 saat Fen, 5 saat Yabancı Dil derslerinden ibaret olduğunu, bu farkın giderilmesi için ise Genel Liselere 5 saat Yabancı Dil ya da 3-5 saat Fen Bilgisi dersi eklenebileceğini belirtmişti. Şu unutulmamalıdır ki Genel Liselerdeki öğrenciler Fen Lisesi derslerini alacak seviyede olmadıkları için genel lisede bulunmaktadırlar. Ayrıca seçmeli ders uygulaması da okul idarelerince zoraki yürütülen bir uygulamadır. Ders seçimini öğrenciye bırakırsanız bu seçime uygun elinizde ne yeterli derslik ne dersin branş öğretmeni var ne de seçime uygun bir ders programı yapma şansınız var. Bu nedenle seçimler okulun fiziki yapısı, öğretmen ve ders programı ayarlanabilirliğine göre yapılmaktadır. Eğitim fakültelerinde branş öğretmenini yetiştirmediğiniz seçmeli derslerin de haftalık ders çizelgelerinden çıkarılması ya da eğitim fakültelerinde bu branşlarda öğretmen yetiştirilmesi gerekmektedir. Bizce en doğrusu alan seçimi yapılarak öğrencilerin istediği alana kaynaklık eden dersleri paket halinde almalarıdır. Alan derslerinin yanında Resim, Müzik, Beden Eğitimi gibi branşlarda branş öğretmenleri tarafından her öğrenciye hitap edecek derslerin seçmeli olarak verilmesidir. Şu da unutulmamalıdır ki seçimlik derslerin fazla oluşu ve branş öğretmeni bulunmaması okullarda bu derslere farklı branşta öğretmenlerin girmesine ve derslerin bir bakıma boş geçmesine neden olmaktadır.

 

Biz her türlü sorunun akılcı yollarla, münazara yöntemiyle çözülebileceğine inanıyoruz. Sayın Bakanımız Nabi AVCI'dan eğitim ve eğitimcilerin sorunlarının çözümü konusunda olumlu yaklaşımlar görmekle birlikte gerçekleşmesini zamana bırakıyor,”Danışan dağlar aşmış danışmayan düz yolda şaşmış” diyoruz…

 

Nihat BULAT

AES Adana İl Başkanı ve Bölge Temsilcisi

banner182
Son Güncelleme: 19.03.2013 08:19
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol