banner374
31 Aralık 2012 Pazartesi 19:10
ORTAÖĞRETİMDE YENİDEN YAPILANMA VEYA ROTA NERESİ (!)
 Belli ki Milli Eğitim Bakanlığı yeniden yapılanma süreci adıyla başlattığı değişim sürecinde yeni bir dönemece gelmiş gözüküyor.

            Yapılanlar veya yapılması öngörülenler arasında katıldıklarımız da olabilir katılmadıklarımız da. Bütün bunlar tartışılabilir, konuşulabilir; doğrusu aklın ve bilimin gereğidir bu.

            Öte yandan aklı başında sağduyu sahibi sahibi kimsenin inkâr edemeyeceği birtakım yanlışlar da yapılmıyor değil. Bunlardan bazıları;

1.      Öğretmenin saygınlığını erozyona uğratan söylem ve uygulamalar.

2.      Merkez teşkilatından taşradaki en küçük okula kadar uzanan geniş yelpazede  liyakat ve adalet ölçütlerinin ciddi anlamda ihmal ediliyor olması.

3.      Eğitim camiasını yakından ilgilendiren yapısal değişimlerin gerçek anlamda istişare vb. süreçlerden geçirilmeksizin bir tür emrivaki şeklinde yapılıyor olması.

 

Bu günlerde reform olduğu iddiasıyla gündeme getirilen uygulamalardan iki tanesi

gündemde;

1.      Dershanelerin kaldırılması

2.      Ortaöğretimde yeniden yapılanma

                 

Dershanelerin kaldırılması

Dershanelerin kapatılması hususu ilk anda kulağa hoş geliyor. Ne var ki derinlemesine

analiz edildiğinde beraberinde ciddi bazı sıkıntılar da getireceği çok açık.

            Bir defa siz bu ülkede sınav gibi nesnel ölçütler olmadan torpil kaygısını ortadan kaldırarak öğrencileri nasıl ayıracaksınız? Sınav bir biçimde az yada çok olmak zorunda ise ekonomik bakımdan durumu iyi olanlar özel hoca tutarken dar gelirli ne yapacak? (Bugün dershanelere başarısına bağlı biçimde yada başka vesilelerle devam imkanı olabiliyor).

            Bu noktada insanın aklına ister istemez belli kesimlerin kontrolünde olan özel okul (sayılarının hızla artacağını tahmin edebiliyoruz) veya yurt benzeri yapılanmalar gelmiyor değil.

 

Ortaöğretimde yeniden yapılanma

Liselerde yeniden yapılama ihtiyacı var mıydı? Kesinlikle evet. Peki önerilen formül ihtiyacı karşılar mı? Kısaca analiz edelim;

1.         Başta vurgulandığı üzere kapalı devre birkaç toplantı dışında istişareden uzak kararlar alınıyor olması hoş değil.

2.           Meslek liseleri için en az % 60 hedefi çok doğru olmakla beraber meslek liseli olmak çok daha somut biçimde özendirilmeli (Özellikle özel sektöre yönelik teşvik ve yaptırımlar).

3.           Yönlendirme temelli yaklaşım düşüncesi de doğru. Ne var ki bu hususla ilgili ölçütler ve altyapının hazır hale getirilmesi gereği var. Bakanlık bu noktada ortaya çıkacak eleştiri, itiraz ve tereddütleri ortadan kaldırabilecek formüller üretebilir mi? Göründüğü kadarıyla çok zor. Bir yandan veliye oynama kaygınız ve yakınımızda olan / olmayan tavrından sıyrılamayacak öte yandan yönlendirme olgusunun olmazsa olmaz ölçütlerini uygulayacaksınız.

4.           Akademik lise fikri tamam ama önemli bir eksiklik var. Bakan beyin dediği gibi bu okullarda “Fen alanını seçen fen liseli olur.” türünden yaklaşımlara katılmak mümkün değil. Akademik liseler devam etmesi öngörülen öğrenciler liselere giden öğrenciler içinde yaklaşık % 35 – 40 gibi olacak ise bunun %5’ lik bir kısmı ayrı tutulmamalı (beyin diye nitelendirdiğimiz bölüm).

5.           Bilindiği üzere gelişmiş ülkelerde de öğrencileri makul bir bölümü için farklı imkânlar sunan okullar bulunur. Bunların sayısı bakanlığın yeniden yapılandırma adı altında ortaya koyduğu üzere çok da az değildir.

Başarılı öğrenciler için yeterince Fen- Sosyal Bilimler Lisesi seçeneği olması gerekmektedir. Anadolu’nun birçok il ve ilçesinde başarılı öğrenciler için umut ve çoğu zaman da çözüm yoludur bu okullar. Özellikle dar ve orta gelir grubunun başarılı çocukları için önemli bir imkândır Fen Liseleri (Basına yansıyan sayı çok az).

 

Kafaları karıştıran sorular

Bu ara eğitim camiasında sıkça sorulan birkaç soruyla yazımızı sonlandıralım;

1.            Anadolu insanı için bir tür nefes alma alanı olan Fen ve Sosyal Bilimler Liseleri’nin sayısı ciddi anlamda azaltılırken belli kesimlerin kuracağı yüzlerce hatta belki binlerce özel lisenin önü mü açılmış olacak?

2.            Dershanelerin olmadığı bir ortamda özel ders imkânı olmayanlar yine belli kesimlere ait yurtlara mı yönelmek zorunda kalacak?

3.            Söz konusu okullara sınav ve benzeri yollarla atanan öğretmenler (bazıları daha yeni atandı ve henüz göreve de başlamadı) ve bu okulların genel havası düşülmüş müdür?

4.            “Ben de bir Fen veya Sosyal Bilimler Lisesi yaptırdım.” gibi düşünüp haz alan hayırseverler bu tablodan çok mu keyif alacak?

 

Sonsöz

Eğitim ile ilgili kapsamlı değişim kararları son derece önemli ve dolayısıyla vebali  çok ağır olan tasarruflardır;

1.           Torpil veya haksızlık istemiyoruz.

2.           Başarılı çocuklarımızı devletimize ait yeter sayıda imkanı olan liselere gönderme imkanımızı kaybetmek istemiyoruz.

3.           Dershaneler konusu ele alınsın ama bu konu dar ve arta gelirliyi mağdur etmesin.

 

Unutmadan

            Bakan, milletvekili ve üst düzey bürokratlarımız unutmasın. Anadolu’da geniş kitleler çocuğunu özel okullara gönderme ayrıcalığından yoksun.

 

 Dr. Ahmet Ali AK

banner182
Son Güncelleme: 31.12.2012 19:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
yücel budak 4 yıl önce

benim çocuğum 8.sınıfta,şimdi harıl harıl ders çalışıyor.bu kadar kolay mı öğrencilerin kaderi ile oynamak.sivasta olduğumuz için buranın fen lisesini kazanmak için çalışıyor.buna göre sivastaki fen lisesi kalkıyor.Kalktığı içinde bura suya düşecek.Önümüz karanlık.bulunan eğitim kurumların kalitesi artırılmalı,eksik olanlar güçlendirilmeli,ihtiyaç olanlar ise kurulmalı.bütün okulları anadolu lisesi yaptık olmadı şimdi de mahalle mektebi,belki sonra sokak mektepleri olacak.Çocuklarımızın geleceği ile oynamak bu kadar kolay mı?