banner374
12 Temmuz 2012 Perşembe 15:54
Sayın Dinçer Siz Hiç Öğretmen Oldunuz Mu?
Duyamazsınız, göremezsiniz. Ama bizler Öğretmenlerin patlayan lağım borularını dahi tamir ettiğini bırakın duymayı, gördük.

Sayın Dinçer, siz çocuklarınızın eğitimi için ne gerekiyorsa yapabilir, ne lazımsa alabilirsiniz ama bu ülkede çocuğuna bir kalem alamayan babalar var. İşte Öğretmen, o babanın çocuğuna sizin “çoook” dediğiniz maaştan kalemler, defterler, kitaplar almaktadırlar…

Sayın Dinçer, İnsan bilmediği şeye düşmandır derler, siz de Öğretmenleri ve Öğretmenlik mesleğinin ne kadar kutsi bir meslek olduğunu ve öğrencinin gözünde ne kadar büyük bir pozisyon da olduğunu bilmediğiniz için öğretmeni kendinize ve varlığınıza karşı bir tehdit olarak görme noktasına geldiniz.

Sayın Dinçer, Öğretmenlik mesleğinin “Profesyonel İşletmecilikle” bir alakası yoktur. Çünkü Profesyonel işletmecilik yapan biri fedakârlığın, özverinin ne olduğunu bilmediği gibi evine de iş götürmez. Profesyonel işletmeci 8-17 saatleri dışında çalışmaz, cebine girene göre hareket eder ve işinin gereksinimlerini kendisi karşılamaya kalkmaz…

Sayın Dinçer, küçümsediğiniz Öğretmenler, pantolonu yırtık, kara lastikli ve burnundan sümük akan bir çocuğun yanağını okşayıp öpmekten çekinmez. Biz Öğretmenler ile siz profesyonel İşletmeciler arasındaki en büyük fark “duygusal, psikolojik ve manevi yaklaşım”  daha özetle söylemek gerekirse Vicdan farkıdır.

Sayın Dinçer, ben sizleri bir gün için yer değiştirmeye davet ediyorum. Sadece 1 günlüğüne Öğretmen olmaya davet ediyorum. Yapmanız gerekenler zor da değil. Şöyle yapacaksınız…

1-Sabah erken kalkıp sobayı yakacaksınız –odunların kuru olmasına dikkat edeceksiniz.

2-Odunları kırdıktan sonra, kömür de koyacaksınız –üstünüzün kirlenmemesi için çok dikkatli olmalısınız.

3-Sınıfı tertemiz etmek lazım. Okulda sizden başka çalışan olmadığı için hademe de sizsiniz, öğretmen de, müdür de…

Temizliğin iyi olması önemli aksi halde, okulu ziyarete gelen ve okula girerken çamurlu ayakkabılarını dahi silmeyi akıl etmeyen velilerden, müfettişlerden, idaricilerden kesinlikle fırça yerseniz.

Özellikle tuvalet temizliğine dikkat etmelisiniz. Çünkü Müfettişler, ilk önce okul tuvaletine giderler. Temiz değilse Öğretmenin pekte kaliteli biri olmadığı sonucuna varırlar

4- 5 Sınıfı bir arada okutuyorsanız dersi 3’e böleceksiniz. 1,2-3,4-5 sistemini iyi bilmeniz gerekiyor.  6 saat ders süresince her sınıfa 1 saat düştüğünden dolayı o 1 saati çok iyi değerlendirmeniz gerekiyor.  Müfettişler ikinci dönem geldiğinde 1.sınıflara tek tek okuma yaptırırlar. Bir çocuk okumaya geçmedi mi vay halinize.

5-Çocukları gönderdikten sonra okulu tekrar temizlemelisiniz. Tuvalet temizliğinin önemini belirtmiştim zaten.

6-Ertesi günün programını hazırlamalısınız. Eğer hazırlamazsanız sağlıklı eğitim veremezsiniz.

7- Milli Eğitim müdürlüğü yakınsa sizin okulunuza ayrılan bir kutu vardır. Gider yazılarınızı alır ve okula dönersiniz.

Ha unutmadan iki haftada bir,1 top çizgisiz kâğıt almayı unutmamalısınız. Ortalama yılda 20-30 top kâğıt alırsınız. Bu sizin müesseseye hediyeniz olur. Yok, ben “profesyonel İşletmeciyim” der de “İşverenin alması gereken malzemelere karışmam” derseniz, bir yıl boyunca tek bir yazılı yapamazsınız…

Sayın Dinçer, sizin “paracı” gözüyle baktığınız öğretmenler çocuklar için harcadıkları paradan asla bahsetmezler. Bu yüzden de siz Öğretmenliğin ne olduğunu tam olarak bilemezsiniz…

8-Okulun güvenliği önemlidir. Camların kırılmaması önemlidir, camlar kırılırsa kesinlikle siz ödersiniz.

Sayın Dinçer, burada yazdıklarım bir Öğretmenin günlük yaptığı sıradan işler.  Bu memlekette temizlik malzemesi talebinde bulunduğu için ilgililerden fırça yiyen, malzemeleri kendileri alan ve bir daha asla ihtiyaç yazısı yazmayan on binlerce Öğretmen vardır. 

Sayın Dinçer,  kısa ve özet halinde geçtiğim bu listeye kış şartlarını, donan çeşmeleri, elektriksiz günleri yazmıyorum ve soruyorum. “Profesyonel İşletmeciler” öğretmen olsaydı sizce bu okullar döner miydi?

Sayın Dinçer, burada yazdığımız şeyleri belirtmekten utanmıyoruz. Hademe olduk, inşaat işçisi olduk, kaloriferci olduk, ana olduk, baba olduk… Ve bunların hiç biri bizim asli görevimiz olmadığı halde bize bunları yaptıran mesleğimizin onuru oldu.

Sizin o “çoook” dediğiniz para için kimse bunları yapmadı. Sizin o “çoook” dediğiniz para sadece verilen bilginin karşılığında veriliyor. Hamallık, hademelik gibi işleri bize yaptırmanız için dünyayı verseniz de yine yapmayız. Ancak profesyonel işletmecilerin dahi fiyat biçemeyeceği unsur olan Vicdan bir insana GÖREVİ OLMADIĞI HALDE bu işleri yaptırabilir.

Korkunç Şeylere Alt Yapı Hazırlıyorsunuz

Sayın Dinçer, siz uyguladığınız politikalarınızla korkunç işlere alt yapı hazırlamaktasınız. Vicdanın sesini dinleyerek hareket eden vazifesi olmadığı halde hamallık, temizlikçilik, boyacılık v.s işlere elini atan öğretmen camiası Meb’in akıl almaz politikaları nedeniyle vicdanı yüreğinden söküp atma noktasına gelmiştir. Öğretmen vicdanını bir köşeye bıraktığında bu ülkede eğitim sistemi tamamen çöker. Fotokopi makineleri çalışmaz, okullar temiz olmaz, bacalar tütmez, öğrenciler okuma-yazma bile öğrenemez…  Çoğu okulda tek bir yazılı dahi yapılmaz. Çünkü eğitim sistemini taşıyan vicdan sahibi öğretmenlerdir.

Bu ülkede sadece kendisine resmi anlamda verilen görevi yaptığı zaman sistemi çökecek tek kurum eğitim kurumudur?  Türkiye’de Öğretmenler hariç hiçbir kurumun çalışanları asli görevlerinin dışında başka bir iş yapmaz.

Halkı Yaşat ki Devlet Yaşasın

Sayın Dinçer, güvenlik sıkıntıları nedeniyle şehit olan Öğretmenlerin sayısının 125 olduğunu biliyor muydunuz? Ve yüzlerce öğretmenin kaçırıldığını…

Sizce elinde kalemden başka keskin bir silah olmayan bir öğretmen neden öldürülür veyahut kaçırılır?  Bu sorunun cevabını ancak canı pahasına o zor yerlerde görev yapan öğretmenler verebilir. Hiç Öğretmen olmayanlar bu sorunun cevabını veremez…

Bu yazıyı yazanda bir Öğretmen ve memleketin en ücra yerlerinde Öğretmenlik vazifesini yerine getiren biri olduğu için bu soruya şöyle cevap veriyor:

Dünya ile ilgili herhangi bir fikri olmayan bir çocuğu gelecekte iyi bir öğrenci, iyi bir genç, iyi bir anne, iyi bir baba, iyi bir vatandaş yapmak istiyorsanız ona örnek olacak İnsanlarla eğitmelisinizÇünkü en iyi nasihat örnek olmaktır. Ve çocuklarımızın nitelikli birer vatandaş olabilmesi için yapabileceğimiz en iyi yatırımın adı eğitimdir… Eğer sistemi çökertmek istiyorsanız buna eğitimden başlamalısınız. Bu yüzdendir ki biricik öğretmenlerimiz bu coğrafyalarda küçücük çocuklarıyla beraber lojmanlarında acımasız bir şekilde katledilmiştir.

Mesela, Yasemin Tekin adlı Osmaniye doğumlu öğretmenimiz 1993 yılında kendisi gibi öğretmen olan eşi Bayram Tekin ve tek çocuğu olan kızı Betül ile birlikte şehit edilmiştir. Lojmanında bir sonraki günde çocuklara ne öğreteceğini düşünerek program hazırlayan ve elinde bir çakı bile olmayan yüzlerce Öğretmen şehit edilmiştir. Ve biz, bu halkın geleceği için canını bile feda etmekten çekinmeyen öğretmenler şehitlik mertebesine erişen “Profesyonel İşletmeciler” olduğunu hiç duymadık…


Saygılarımla                                                                                                                                                                       

Veysel ÇELİKER

Anadolu Eğitim Sendikası

Bingöl İl Temsilcisi                                                                                                                                                   

 


banner182
Son Güncelleme: 12.07.2012 15:54
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
isimsiz isyankar 4 yıl önce

her şeyi çok güzel ifade etmişsiniz. eksik var fazlasi yok. öğretmeni yerle bir eden açiklamalar ve uygulamalar yapiliyor. öğretmenler sinmiş kabuğuna çekilmiş hçbir şey yapmiyor ya da yapamiyor. bence yapilan tüm uygulamalar bilinçli, çünkü düşünen bireyler eatiştirmemiz istenmiyor. herkes koyun olun gütmesi kolay olur.

Avatar
mine 4 yıl önce

o kadar güzel ifade ettiniz ki. teşekkürler.
tabii anlayana...

Avatar
üzgün öğretmen 4 yıl önce

ağzınıza sağlık .malatyada çalışırken beslenme için ellerini yıkayan öğrencilerimkoşarak bana gelirlerdi ellerini koltuklarımın altında ısıtırdım beni geçmişe götürdünüz.

Avatar
TT ÖĞRETMENİ 4 yıl önce

yazinizi okudum boğazimda oluşan düğümü nasil çözerim bilmiyorum.öğretmenlik mesleği memurluktan öte birşeydir.bunu anlamak için öğretmen olmaya gerek yok.