banner374
30 Mart 2013 Cumartesi 10:15
Serbest Kıyafetle Örtbas Operasyonu mu?..
 Sayın Milli Eğitim Bakanımız Nabi AVCI, göreve başladığı günden bu zamana değin sükuneti elden hiç bırakmıyor. Bu denli bir sessizliğe gömülen bakanımız hakkında oluşan birtakım algıların, olumsuz seyrettiğini belirtmek isterim. Bu algıların, elbette bakanımızca ondan beklenen çalışmaları yapması neticesinde bertaraf olacağını söyleyebilirim. Kamuoyunda oluşan beklentinin karşılanması için bakanımızın, bir an evvel hareket alanını genişleterek, alanları dikkatlice gözden geçirmelidir. Böylelikle, büyük sorun ile küçük sorunu birbirinden ayırt edebilecek ve gereğini yerine geitrecektir. Biz, buna inanıyoruz. MEB sorun alanları, geçmişte ve şu anda arşınlandığından dolayıdır ki bazı sorunlar gözden kaçırılmıştır veyahut sorunlara çözüm yolu tutulamamış ve sorunlar sürüncemede bırakılmıştır.



Şu sıralarda ise, eğitim camiasında en çok konuşulanların başında şu konu gelmektedir. Serbest kıyafet uygulamasının hem öğrenciler hem öğretmenler için akıbeti ne olacak? Okullarda, öğrenciler için başlatılan serbest kıyafet uygulamasında, bir araştırma şirketinin yaptığı anketten hem velilerin hem de öğrencilerin bu uygulamadan memnuniyetsizliği sonucu çıkmıştır. Yani, eğitim paydaşları bu uygulamadan pek memnun olmamışlardır ve şu anda da karşı çıkmaktadırlar. İllerden, bakanlığın bu uygulama ile ilgili olumsuz geri bildirimler aldığını ise kesinkes söyleyebilirim. Bu uygulamanın olumsuz neticelerinden bahisle bir arkadaşım, bir ilimizde bir ortaöğretim kurumunda sivillerin okul avlusunda kol gezdiğini, nöbetçi öğretmenleri öğrenciyim diyerek kandırdıklarını ve daha ileriye giderek kalabalık sınıflarda derslere girdiklerini şahsıma aktardığında dondum diyebilirim. Böyle hadiseler, öğretmenin de öğrencinin de güvenliğinin riske atıldığının bir göstergesi sayılabilir. Ölümlü bir netice ile biterse böyle hadiseler, o zaman mı denecek, bu uygulamanın riskleri var veyahut öğretmenimizin ve öğrencimizin can güvenliği risk altında. Bu uygulamadaki, bir başka boyutta budur diye düşünüyorum.



Hükümet, 11 yıldır kamuda serbest kıyafet uygulamasına dair hiçbir adım atmamıştır. Böylelikle, hükümetin bu konudaki rehavetinden dolayı sürüncemede bırakılan konular arasına girmiştir kamuda serbest kıyfet uygulaması. Bu bağlamda, öğretmenler için de serbest kıyafet uygulamasının getirilmesi yönünde, sendikaların, birkaç eğitim sendikası dışında, bir çağrısı oldu üyelerine. Çağrılar ile sendikalar, yönetim kurullarınca alınan kararların gereği olarak, üyelerinin okullarına, kararlarında belirttikleri şekilde gitmeleri ve derslere de o şekilde girmelerini istemektedirler. Elbette, öğretmen için serbest kıyafet uygulamasının karşısında değiliz. Yalnız, malum sendikanın sürüncemedeki birçok konu üzerine çalışma, açıklama ve eylem yapmaktan kaçınıp külliyen bu mevzuya odaklanması ve diğer çözüm bekleyen konuları es geçmesi kabul edilemez. Bunu; üzerinde tartışılan, çözüm beklenen ve sürüncemede bırakılan, muamma mevzuları örtbas aracı olarak kullandığı şeklinde bir değerlendirmede bulunmak istiyorum. Açıkça söylemem gerekirse, malum sendikanın bu girişimini, camianın dikkatinin dağıtılmasına dönüktür diye yoruyorum. Bir yönüyle de, hükümet malum sendika takiyesidir bu hadise..



Peki, eğitim camiası nelerin konuşulmasını, tartışılmasını ve üzerinde çalışılıp gerekli adımların atılmasını istiyor?



1- Eğitim camiası, 4+4+4 dönüşümü ile ortaya çıkan sorunların konuşulmasını istiyor. Hem okul, hem yönetici, hem öğretmen, hem de öğrenci açısından doğan sorunları...
2- Eğitim camiası; liyakat, eşitlik, hakkaniyet, adalet gibi esaslar gözetilerek revize edilmesi gereken bir yönetici atama ve yer değiştirme yönetmeliği istiyor ve akabinde de illerin bir an evvel münhal yönetici kadrolarını ilan ederek duyuruya çıkmalarını istiyor.

3- Atama ve yer değiştirme dönemlerine yaklaşıyoruz. Hem atama hem de yer değiştirme dönemlerinde öğretmenlerimiz, birçok sorunla karşı karşıya kalıyor. Bu sorunların, her atama ve yer değiştirme dönemlerinde oluyor olması, bakanlığın tedbirsizliğinin bir göstergesidir. Bu tedbirsizliğin, her atama ve yer değiştirme döneminde olmasını istemiyor artık öğretmenlerimiz.

4- Özre bağlı yer değiştirme dönemlerinde, bakanlıkça yapılan kısıtlamalardan dolayı yer değiştirme hakkı elinden alınanların, yargı nezdindeki girişimleri MEB aleyhinde nihayete ermektedir. MEB'in, yargı kararları gereği uğradığı zarara, bu özür yer değiştirme döneminde de uğramaması ve öğretmenlerin mağduriyet yaşamaması için öğretmen lehinde adımlar atmasını bekliyor öğretmenlerimiz.

Bu bağlamda, MEB'de tek sorun yoktur ve bir noktaya da odaklanılmamalıdır. Diğer sorunların, böyle yollarla örtbas edilmesine bu camia izin vermez...

Yahya ASLAN

 Kamuajansi.com

banner182
Son Güncelleme: 30.03.2013 10:15
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol