banner374
24 Kasım 2012 Cumartesi 12:39
Sıradışı Bir Öğretmenler Günü Yazısı
 Geçtiğimiz yıllarda yine bir 24 Kasımdan bir gün önce,Yani 23 KasımdaÖğretmen arkadaşlardan biri sendikaya gelerek;Başkanım, yarın programa gelecek misin?Diye bir soru yöneltti.Ben de hangi program olduğunu sordum.
“24 Kasım Öğretmenler Günü kutlama programı bizim okula verildi, mutlaka bekliyoruz.” Dedi.

Ben de Acil bir durum olmazsa katılacağımı söyledim.

24 Kasım Sabahı Saat 10. 00 da programın başlayacağını öğrendiğim için birazda erken denilecek bir saatte Kayseri Şehir Tiyatrosuna kapıdaki görevlilerle selamlaştıktan sonra girdim.

Salonun koltuklarının ilk üç sırası boş bırakılmıştı.

Arka taraflarda katılımcılar yerlerini almışlar, her zamanki gibi o muhteremleri bekliyorlardı;

Her 23 Nisan’da

Her 19 Mayıs’da

Her Kurban Bayramında 

Her Ramazan Bayramında vs. 

Beklenen zevat bekleniyordu yine.

Salonda bulunanları başımla selamlayarak en ön sıraya gittim.

Çünkü bu gün Benim Günümdü.

Ben Öğretmendim.

Çoğunluğu Öğretmen olan bir sendikanın başkanıydım.

Öğretmenlerin Eğitim Çalışanlarının SEÇİLMİŞ yasal temsilcisiydim…

O ön sıraya oturmak benim en doğal hakkımdı.

Nitekim oturdum da.

Oturmadan önce şöyle bir saydım önünde çiçek ve su olan sehpanın arkasındaki koltuktan başlayarak.

Vali,

Garnizon Komutanı,

Belediye Başkanı,

Milli Eğitim Müdürü,

Emniyet Müdürü,

Vs
Onların Koltuklarını boş bırakıp kenara yakın bir yere tek başıma oturdum.

Diğer ön koltukların oturucuları gelmemişler, birçoğu dışarıda el pençe divan duruyorlardı.

Bir ara bir genç geldi.

“Efendim burası Vali Beylere ayrıldı. Lütfen sizi arka tarafa alabilir miyim?” Dedi. 

Ben de kendisine; Vali Beyin yanında kimler var? Diye sordum.

Delikanlı; Vali Beyin yanında Milli Eğitim Müdürü olduğunu söyledi.

Bende Vali Bey oturacak mı? Yatacak mı? Eğer oturacaksa birçok koltuk boş kalacak.

Yatacaksa Milli Eğitim Müdürü ile başlı ayaklı sığacak kadar yer olduğunu Üzerinde Çiçek ve su bulunan Sehpadan sayarak gösterdim.

Sonra bir şahıs gelip kulağına bir şeyler fısıldadı yanımdan ayrıldılar.

Bu arada bir başkası, bir başkası geldiler gittiler beni o koltuktan kaldırmak için…

O sırada İçeriye Kayseri Valisi arkasında bir kalabalıkla girdi…

Anladım ki o dışarıda el pençe divan duranlar Vali Beye oturacağı yeri göstermek için bekliyorlarmış.

Vali Bey geldi, o meşhur her toplantının vazgeçilmezi çiçekli sulu sehpanın arkasındaki koltuğa oturdu. 

Program başladı.

Öğretmenler ve öğrenciler bir aksaklık olacak endişesi ile gergin, salondaki ilk üç sıra gayet mutlu…

O gün aklıma takıldı ve bu gün de hep aklıma takılır. 

24 Kasım kasım kasım kasılan protokolün mü?

Ezim ezim ezilen öğretmenlerin mi günü?

Ali İhsan ÖZTÜRK

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 24.11.2012 12:39
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
mehmet fatih 4 yıl önce

ali hocam bir soru sormuştu, bu haftaki yazısında
24 kasım kaldırılsın mı diye
bence kaldırılsın bu 24 kasım.