banner374
16 Haziran 2012 Cumartesi 08:17
STRATEJİK PLAN FİYASKOSU!
Stratejik planlar, ilgili kurumun 2009-2015 yılları arasını kapsayan bütün çalışma, amaç ve hedeflerini içeriyor.

Stratejik plan, kurumun fotoğrafını çeken, güçlü ve zayıf yönlerini açığa çıkaran, varolan durumu tespit edip, gelecekte varabileceği noktayı kurgulayan ve bir ekip tarafından hazırlanıp, bütün kurum çalışanlarınca uygulanan bir gelecek tasavvuru gibidir.


Gelin görün ki; benim gözlemlediğim kadarıyla stratejik planlardan beklenen yarar ve verim, planların hazırlanmasında gösterilen özen ve dikkatin, aynı şekilde planların uygulanmasında gösterilmemesiyle akamete uğrayacak gibi görünüyor.


Bu durum belki de kamu kurumlarımızın tedavi edilemez bir hastalığı niteliğinde.


Yani, kâğıt üzerinde her şey çok iyi ama uygulama yazılan-çizilenlerle örtüşmüyor..


Hangi kurumu incelerseniz inceleyin, kâğıt üzerinde hazırlanan stratejik planların tespitler, amaçlar ve hedefler açısından son derece güzel verilerle donatılmış olduğunu görürsünüz.

Ama rastgele seçilen bir kurumun stratejik planı, kurum gerçeklikleri ile karşılaştırıldığında durumun hiç de iç açıcı olmadığı ortaya çıkacaktır.

Nasıl çıkmasın ki?


İki yıldan bu yana adeta havanda su dövülüyor.


Bir kere hazırlanacak plana öncelikle kurum yönetici ve çalışanlarının inanmaları ve hazırlık sürecine katılmaları gerekir.


Kamu kurumlarının yapısı gereği, demokratik içi işleyiş ve yönetime katılım mekanizmaları hiçbir şekilde işlemediği için, hazırlanan planlar bu işin uzmanı kişi veya birkaç kişi tarafından hazırlanarak uygulanmaya çalışılıyor. Bu şekilde hazırlanan planlardan, diğer kurum çalışanlarının bilgisi ve katkısı olmadığı için dolayısıyla, planın uygulanması sırasında da bu çalışanlardan katkı beklemek boş bir beklenti olacaktır.


Kamu kurumlarında, özellikle de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumlarda görev yapan kamu görevlilerinin son dönemlerdeki moral ve motivasyonlarının son derece düşük olduğu da bu sürece eklendiğinde, durumun ne derece vahim olduğu görülecektir.


Çalışanlar, bu moral ve motivasyonla, bırakın okul ve kurumun geleceğini düşünmeyi, kendileri nasıl ayakta durabileceklerini düşünmek durumundalar.


Bu durum insanın doğası gereğidir.


İkinci olarak, birçok kurumda siyasal referanslarla yöneticiliğe gelmiş vizyonsuz kişilerin, kurumu ileri götürebilecek bir misyona sahip olmadığı yaşanan pratiklerle de ortaya çıkmıştır. Kurumu ve çalışanları motive edemeyen, kurumun amaç ve hedeflerini çalışanların bilincine çıkaramayan, çalışanları kuruma yabancılaştıran vizyonsuz yöneticiler kelimenin tam anlamıyla sadece “yönetici” olarak kalırlar.


Hiçbir zaman lider olamazlar.


Bütün bunların yanında, yapılan yasal düzenlemeyle, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarının, ilkokul ve ortaokul şeklinde ikiye bölünüp, bağımsız birer kurum olarak belirlenmesiyle birlikte, ilköğretim okulları için hazırlanmış ve uygulanmakta olan stratejik planlar artık geçersiz hale gelmiştir.


Çünkü eski düzenlemedeki ilköğretim ile şimdiki bağımsız ilkokul-ortaokul yapılanmasının çok farklı bağımsız kurumlar olduğu aşikardır.


Bu nedenle ilköğretim okullarının amaç ve hedefleri ile ortaokul ve ilkokulların hedef ve amaçları farklı farklı olacaktır.


Sonuç olarak, halen uygulanmakta olan bütün stratejik planlar yok hükmündedir ve derhal iptal edilmelidir.


Çözüm, eğitim çalışanlarının her süreçte söz ve karar sahibi olduğu, yönetime katıldığı bir kurum ikliminin hakim kılınmasıyla ortaya çıkacak olan stratejik planlardadır.

Planların verimli bir şekilde uygulanması ancak bu şekilde mümkün olabilir.

Abdullah Damar

banner182
Son Güncelleme: 16.06.2012 08:17
Anahtar Kelimeler:
stratejik plan fiyaskosu
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol