banner374
16 Mayıs 2013 Perşembe 08:15
Şube Müdürlerini Zor Günler Bekliyor…
 28 Şubat 1997 tarihinden sonra disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılanların yeniden göreve alınmalarını da içeren tasarı TBMM'ye sunuldu.
...

ANKARA 

28 Şubat 1997 tarihinden sonra disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılanların şartları taşımaları kaydıyla, yeniden göreve alınmalarını da içeren Devlet Memurları Kanunu ve bazı kanun ve KHK'larda değişiklik yapan tasarı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Başbakanlığın tüm kurumların yönetici ve yönetici adaylarını yakından ilgilendiren Görevde Yükselme Yönetmeliği taslak metni yayınlandı. Bu hususta Dernek olarak yapılan değerlendirme de web sitemizde yayınlandı. Yönetmelik taslağı görevde yükselmek isteyen şube müdürlerini olumsuz etkileyecek hükümler ihtiva etmektedir. Bunlardan birincisi ilçe müdürlüğü ve il müdür yardımcılığı atamalarında şube müdürü görevlerinde çalışmak, bir avantaj olarak değerlendirilmemiştir. Diyelim 10 yıldır şube müdürlüğü görevi yapıyorsunuz, görevde yükselme sınavına katıldığınızda bu göreviniz hiçe sayılacaktır. Oysa şube müdürlüğü görevi ilçe müdürlüğü görevine en yakın görevdir.  10 yıllık kıdemi olan hiç yöneticilik yapmamış bir öğretmen/şef/memur ile aynı şartlarda yarışacaksınız. Bu DMK nın liyakat ve kariyer ilkesine de aykırıdır. Kaldı ki kurum hiyerarşisini de olumsuz etkileyecektir. Herkesi potansiyel yönetici adayı yapmak kurumun çalışma barışını bozacaktır.
Bir başka konu da liyakat görüşmeleridir. Yani sözlü sınavdır. Yönetmelik taslağına baktığımızda sözlü sınavın etkisi yazılı sınavlar kadardır. Yazılı sınavların her birinin değeri yüzde 30 oranında iken sözlü sınavının katkısı ise %24 olarak belirlenmiştir. Sözlü sınavları ile ilgili maalesef birçok sıkıntılar yaşamış kurum olan MEB aynı filimi tekrar izleyecektir. En azından sözlü sınavın ortalamaya katkısı azaltılabilirdi. Yüzde 24 lük bir oran yüksek bir orandır. Sendikaların taslak ile ilgili görüşleri henüz internet sitelerine yansımadı ama liyakat görüşmesi adı altında ki mülakata itiraz çok olacaktır. Mülakat işini ertelemek en doğrusu gibi geliyor bana! Bu konu çok su götürür! Gerek komisyonda görev yapanlar, gerekse atama mercileri mahkemelik olacaklardır. Danıştay’ın sözlü sınavlarının objektif olmadığı ile ilgili birçok kararı mevcuttur.
Kıdemli şube müdürleri için bir problem de personel nitelik formunda ki değerlendirme puanlarıdır. Sınava girmek için nerdeyse 10 yıllık memur olmak gerekir. On yıla kadar herkese aynı oranda puan veriliyor. Ama on yıldan sonra verilen puan yalnızca 0,10 dur. Gençlerin önünü açmak lazım buna yüzde yüz katılıyorum. Ama tecrübede tuka kaka edilmemelidir. Yönetim işi ehliyetli olma işidir. Ehliyet de ise deneyimin payı büyüktür. Bunları yazarken de kast sistemini savunmuyorum. Ama belli yaşın üzerindekileri görevde yükselmeden mahrum edeceğiz gibi geliyor bana!
Şube müdürleri ile ilgili bir önemli gündem maddemiz ise rotasyonun ilk atamadan sonra yapılması meselesidir. Yıllardır yer değiştirmeyi bekleyen şube müdürleri, uygulanacak rotasyondan önce ilk atamalar gerçekleşir ise mağdur olacaklardır. Önce münhalları doldurup sonra rotasyon uygulamak şube müdürlerini köşeye sıkıştırmaktır. Kendi aralarında yer değiştirmeleri anlamına gelmektedir. Şimdi şunu diyebilirsiniz, ilçe müdürlerinde durum daha farklı mı? Farklı değil ama şube müdürlerinin de farkı olsun! Aslına bakarsanız isteğe bağlı şube müdürü ataması yapılacak olsa nerdeyse rotasyona gerek kalmayacak. Şube müdürleri mağdur olmayacak. Bunu yapmak çok da zor değil. Önce rotasyon mu? İlk atama mı? iyi düşünmek lazım. Bizim görüşümüz belli! En az mağduriyet için bu kadar münhal kadro var iken önce rotasyon sonra ilk atama…


Davut ÇALIŞKAN

Ueyder

banner182
Son Güncelleme: 16.05.2013 08:15
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol