banner374
04 Temmuz 2016 Pazartesi 13:06
Verdiğin Performans Puanından Emin misin? Son Kararın mı?
 Bugünlerde, eğitim camiasında en çok üzerinde durulan; hatta üzerinde veryansınların, şikayetlerin ve isyanların bolca olduğu görülen öğretmenlerin performans değerlendirme sonuçları hakkında birkaç söz söyleme hakkımın bulunduğunu düşünerek, tarafgirliği su götürmez bir gerçek olan değerlendirme sonuçları neticesinde doğan bu hakkımı izninizle kullanmak istiyorum.

Hepinizin bildiği üzere ÖĞRETMENLERİN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME Yönetmeliğinde yapılan bir değişiklikle bu yıldan itibaren başlamak suretiyle, bundan böyle, her ders yılının sonunda öğretmenlerin cari ders yılı içindeki performans değerlendirmeleri, 1.disiplin amiri konumunda olan okul müdürleri tarafından söz konusu yönetmeliğin ilgili eklerinde yazılı birtakım ölçütler üzerinden gerçekleştirilecektir. Yine anılan yönetmelikten anlaşıldığı üzere yapılan performans değerlendirmeleri sonucunda ortaya çıkan puanlar, öğretmenin MEBBİS sayfası üzerinde dikkatine ve bilgisine sunulacak, ödüllendirme yapılırken de bu puan kullanılacaktır. Bu bakımdan, kimlerin başarı ya da üstün başarı belgeleri ile ödüllendirileceği de, performans yani başarım puanına göre belirlenecektir. Hal böyle iken, bu ders yılı sonunda, ilk defa yapılan performans değerlendirmelerinin, camiamızda yerleşik durumda bulunan adaletten ve tarafsızlıktan yoksun değerlendirme kalıplarından olsa gerek, kuşku ile karşılanması gayet doğal bir neticedir kanaatini taşımaktayım. Zira; biliyoruz ki, camiamızın yapılan türlü değerlendirmelerle (4 yılını dolduran müdürlerin, ilk defa müdürlük ataması için mülakat ve aday öğretmen değerlendirmeleri) ilgili deneyimleri, pek de işkillenmeye mahal vermeyecek bir disiplin, esas ve şekil içinde değildir. Ne yazık ki, geçmişte yapılmış birtakım değerlendirmelerin hangi saikler ile meydana geldiği dikkate alınırsa, şunu ifade etmeliyim ki, disiplin amirlerinin sicili temiz değildir. Tüm bu anlattıklarım bağlamında, bir öğretmenin, performans değerlendirmesi sonucunda ortaya çıkan puanına itirazı da anlaşılabilir olarak, dikkate alınmaya değerdir diyebilirim.  

Aslında, camiamız performans sözcüğünün yabancısı değildir, aksine kulaklarımız bu sözcüğe aşinadır. Malumunuzdur ki, bir dönem öğrencilerimizin performanslarını değerlendiriyorduk. Ve performans ödevleri vererek bunu yapmakta idik. Sonra baktık ki, performans ödevleri ile öğrencilerin gerçek performansları ölçülemiyor, MEB’i de ikna edip performans değerlendirmelerini kaldırttık. Ama gelinen noktada görülen şudur ki, performans değerlendirmesinden yakamızı kurtaramamışız. Öğrencilere yapılan performans değerlendirmelerinin bir başka versiyonu, bu sefer de öğretmenler üzerinde birtakım başarım göstergeleri ile denenmektedir. Bu göstergelerin ise hangi aralıklarla (BAZEN, SIKLIKLA, HER ZAMAN GİBİ) yapıldığını görecek olan salt bir çift okul müdürü gözüdür. Gördüklerini elleri ile işleyip puan olarak sisteme yansıtacak olan da yine o bir çift gözün sahibidir. Pekala, bu durumda gösterge ölçeği pozisyonunda olan okul müdürlerinin gözleri ve elleri ne kadar adil, güvenilir, tarafsız hareket edebilir ve davranabilir? İşte, zurnanın zırt dediği yer tam da burasıdır. Bu bağlamda, performans değerlendirmelerindeki bu tip bir kuşkudan kurtulabilinmesi için MEB’e önerim ise şudur:

Öğretmenlere, kendilerinin performanslarını ölçecek olan müdürlerin adil, tarafsız ve güvenilir gibi değerlere sahip olup olmadığını, birtakım algısal ölçekler üzerinden ölçebilmeleri için bir imkan yaratılmalıdır. Böylelikle öğretmenler, hazırlanan algısal ölçekler üzerinden kendi performanslarını değerlendirecek olan müdürlerinin hangi aralıklarla (BAZEN, SIKLIKLA, HER ZAMAN GİBİ) güvenilir, adil ve tarafsız olduğunu belirleyebilir. Ve o zaman, öğretmenlerin gözünde güvenilir, adil ve tarafsız olduğu sistem üzerinde tescillenmiş olan bir okul müdürünün yaptığı tüm değerlendirme puanlarına boynumuz kıldan ince olur. Her öğretmenin, adil, tarafsız ve güvenilir bir okul müdürü tarafından değerlendirilme hakkı vardır. Bu hakkı, öğretmenin elinden kimse alamaz. Onun için öğretmenlerin performans pauanlarına yapmış oldukları itirazları bu minvalde değerlendirmek gerekir. Zira; bize pedagoji derslerinde ölçeğin adil, tarafsız ve güvenilir olması gerekliliği anlatılmıştır. Ve ölçüm, ölçeğin güvenilirliği, adilliği ve tarafsızlığı kadar geçerlidir denilerek ölçeğin nitelikleri gösterilmiştir. Yoksa, ölçüm BİR GEÇERLİLİĞE sahip değildir denilerek de bir kaide ortaya konmuştur. Bundan dolayı, öğretmenlerin performansını değerlendirme sürecinde ölçek okul müdürü ise ölçek niteliklerine haiz olup olmadığı, öğretmenlere uygulanacak algısal ölçek sonuçları ile saptanabilir. En azından öğretmen gözünde güvenilir, tarafsız ve adil bulunmayan bir okul müdürünün yaptığı değerlendirmeler kayda değer bulunmayarak dikkate değer görülmez. Ve onlar, önce öğretmen gözünde adil, tarafsız ve güvenilir olma noktasında makul şüpheli sıfatı ile değerlendirilmemek için kendilerine çekidüzen verirler. MEB, performans değerlendirmeleri üzerindeki bu makul şüpheyi, adil-güvenilir-tarafsız yönetici kadroları çoğalttığında zaten kendiliğinden ortadan kaldıracaktır. Yoksa, öğretmenler üzerinde yapılan bu tür değerlendirmenin de ömrü kısa olur. Unutulmamalıdır ki, yapılacak her tür değerlendirmenin altyapısı ya da temeli adalet-tarafsızlık-güvenilirlik değerleri ile sağlanır ve bu esasta ve şekilde daha sağlam olur. Performans değerlendirmelerine başlarken, göz ardı ettiğiniz sanırım bunların fizibilitesi oluyor.

Ayrıca, değerlendirme göstergeleri daha öz, kısa, anlaşılır ve daha kolay somut ve maddi delillere dayandırılabilecek şekilde olmalıdır. Göstergelerin bir kısmı, daha soyut kalmakta olup somut şekilde gösterilemeyecek özellik taşımaktadır. Öğretmenin, müdürünün gözüne gözüne sokabileceği göstergeler, en azından müdürleri utandığından dolayı biraz daha insafa getirebilir. Böylelikle, öğretmene de bir imkan ve fırsat yaratılmış olunur. Unutmayınız ki, ağzı ile kuş tutsa müdürüne yaranamayacak o kadar çok öğretmen var ki, onun için öznel değerlendirmeye yol veren göstergeler ayıklanarak, nesnel değerlendirmenin önü açılmalıdır. Böylelikle, öznel değerlendirmeye yol veren göstergeler, müdürler için koz olmaktan çıkar. Ve bu göstergeler, müdürleri aklama maksadıyla bir haklılık ifade etmez.

MEBBİS üzerinde performans değerlendirmeleri yapılan her öğretmen, performans değerlendirmesini yapan okul müdürleri için EL EMİN diyemiyorsa, MEB’in bunun üzerinde bir sorgu yapması zaruridir diye düşünüyorum. Eminliği olmayan performans puanlarının ve ölçeğinin de gözden geçirilmesi gerekmektedir. Ve bu bağlamda, insanlara haksızlık-hukuksuzluk-adaletsizlik yapan, adeta adetleşmiş, kanıksanmış, yerleşik değerlendirme kalıplarının da kırılması önemlidir tabi.

NOT: TÜM MÜDÜRLERE TAVSİYEM İSE YİĞİDİ ÖLDÜRÜN; AMA HAKKINI VERİN, HAKKINI YEMEYİN, HAKKINI GÖZETİN, HAKSIZLIĞA GÖZÜNÜZÜ YUMMAYIN... ÖĞRETMENLERE HAKKINI TESLİM EDİN... TESLİM EDİN Kİ, ADALETİNİZE, TARAFSIZLIĞINIZA VE GÜVENİLİRLİĞİNİZE TESLİM OLSUN... VE SONRAKİ DERS YILINA, DAHA MOTİVE VE KONSANTRE OLARAK BAŞLASIN... UNUTMAYINIZ Kİ, ÖĞRETMENİN YIL İÇİNDE SARF ETTİĞİ PERFORMANSI VE EFORU EMEĞİDİR, EMEĞİNİ ÇALMAYIN DERİM...

’’ÇALMAYIN Kİ, BU MÜDÜR, DEĞERLENDİRMELERİNDE ‘HER ZAMAN’ ADİL, EŞİT, TARAFSIZ VE GÜVENİLİR DİYE TARİHE NOT DÜŞELİM...’’

Saygılarımla...

Yahya ASLAN

banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol