banner374
18 Ekim 2016 Salı 18:14
Vicdanlara Havale Bir Öğretmenin Hikayesi
Malumunuzdur ki, 15 Temmuz FETÖ işgal girişiminden sonra birçok kamu kurum ve kuruluşunda yürütülen soruşturmalar neticesinde ihraçlar ve açığa almalar olmuştur. Elbette, FETÖ çetesinin içinde yer almış, bu çetenin devlet içinde kudretli olduğu dönemlerde önü açılarak terfi etmiş, sunulan nimetlerinden ve imkanlarından yararlanmış, örgütsel hiyerarşi pozisyonuna göre kamu iş/işlemlerini yapar iken  hareket etmiş ve davranmış, bu nedenle birçok mağduriyete ve haksızlığa yol açmış, bu örgüte irtibat-aidiyet-iltisak-iltihak bağı ile kendini bağlamış olan kimseler, kesinlikle yürütülen soruşturmalar neticesinde tespit edilerek  ihraçlar ile kamudan tasfiye edilmelidirler. Burada, herkes mutabıktır kanatindeyiz.

Vatanını ve devletini seven hiç kimsenin  buna en ufak karşı duruşu olamaz, itirazı da...  Bu konuda hiç kimsenin zerre tereddüdü  yoktur. Zira; KPSS hırsızlığı yapmış, insanları mağdur etmiş, insanlara zulmetmiş, kamu yararı yerine FETÖ yararına kamuda iş yapmış  FETÖ’ye mensup birisini,  göz göre göre ve bile bile savunmak, hem bu yapı tarafından mağdur edilmiş hem bu yapı tarafından haksızlığa maruz bırakılmış kişilere ve 15 Temmuz şehitlerine ihanettir ve sorumsuzluktur kanaatlerini taşıyoruz.

Ama gelin görün ki, bazı kimselerin  işgüzarlığı mı dersiniz, fırsatçılığı mı dersiniz, kraldan çok kralcılığı mı dersiniz, istismarcılığı mı dersiniz,  soruşturmaları sulandırma niyeti mi dersiniz, amacından saptırma mı dersiniz  bize gelen mesajlardan birinde dikkatimize çeken açığa alma hadisesini,  açığa alınma belgesinden ilgili kesidi sunarak sizlerle paylaşmak istiyoruz:
 
 
 
 Şurada anlaşmalıyız, OHAL ve KHK’lar  FETÖ ve diğer terör örgütleri ile mücadele edilsin diye vardır. Hal böyle iken, FETÖ’ye iltisak, iltihak ve aidiyet bağı olanlarla mücadele  yerine, yukarıdaki  belge üzerinde görülen iddialar üzerinden bazı kişilerin (bunların sayısının az olduğunu düşünüyoruz, ama kripto FETÖ’cüler eliyle çoğaltılma riski vardır endişesini taşıyoruz) açığa alınarak bir mücadeleye girişilmesi ne Yenikapı ruhuna ne de FETÖ ile mücadele ruhuna uygun değildir. Unutulmamalıdır ki, FETÖ ile mücadeleyi belgede de görüldüğü üzere  farklı yerlere kaydıranlar ve çekenler, ne Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ı anlayabilmiştir ne de Sayın Başbakanımız Binali YILDIRIM’ı... Zira; şunu çok iyi biliyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımız akabinde Sayın Başbakanımız 15 Temmuz öncesi gibi davranamayız derken, kendilerine yönelik hakaret davalarını geri çeker iken, bazı kimseler sosyal medya üzerinde eleştirinin sınırını çizerek, siyasetin kapsamını belirleyerek görevden uzaklaştırma işlemi yapmışlardır.

FETÖ soruşturmalarını yürütenlere ise uyarımız şudur ki,  FETÖ ile mücadele ruhuna uymayan bu gibi işlemleri yaparak FETÖ’nün mağdur kalkanına katkı sunmaktasınız, FETÖ tıpkı PKK gibi mağdur kalkanı üzerinden provokasyon ve propaganda yaparak (Sayın Başbakanımız tabiri ile edebiyat)  kendi elemanlarını koruma altına almak için uğraşvermektedirler. Onun için de,  devletin dikkatini dağıtmak ve hedef şaşırtmak için bazı kişilerle ilgili asılsız ihbarlarda bulunmakta ve bürokrasinin görevden uzaklaştırma işlemi yapmasına yol açmaktadırlar. FETÖ, ihbarcılarını ve kripto elemanlarını kullanarak, bu tezgahta kurduğu kumpaslarla kendisiyle mücadeleyi hedefleyen OHAL sürecini sabote etmekte, mağdur sayısını çoğaltmak istemektedir. Devletimiz ve milletimiz sevdalısı bürokratlarımız uyanık olarak, FETÖ’cülerin OHAL kumpaslarına fırsat vermemelidirler. Evet, Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği üzere mağdur 15 Temmuz şehitleridir, aileleridir; ama FETÖ’nün bu oyunları ile mağdur yaratılması ve devletimizin gözünden tehlikeli FETÖ elamanlarının kaçırılması ise 15 Temmuz Şehitlerimizin kemiklerini sızlatır, ailelerini üzer. 15 Temmuz şehitlerinin aileleri, FETÖ ile irtibat, iltisak, iltihak ve aidiyeti olanlarının cezalandırılmasını beklemekteler. 15 Temmuz şehitlerimize  borcumuzu böyle ödeyebilir, minnetimizi, vefamızı ancak böyle gösterebiliriz.

Sayın Cumhurbaşkanımıza ve başbakanımıza, bu gibi iddialar üzerinden yapılan görevden uzaklaştırma işlemlerinin,  bu süreci  FETÖ ile mücadele gibi aslolan amacın dışına çıkartabileceğini, az olan bu gibi işlemlerin çoğalmaması gerektiğini, yoksa FETÖ’nün OHAL mağduru yaratmak için kurduğu kumpas tezgahlarına (ihbarcı-kripto FETÖ’cü kurgulu-kurmacalı) karşı dikkatli ve uyanık olunması gerektiğini önemle yüce makamlarına sunmayı sorumluluk ve görev addediyoruz.

Bu iddialar üzerinden görevden uzaklaştırılan kişinin 15 temmuz öncesi ve sonrası paylaşımlarından da bir dizi kesit aşağıda paylaşmak istiyoruz:








 
FETÖ’nün ‘F’si olmadan, PDY’nin ‘P’si olmadan, hakaretin ‘H’si olmadan, küfrün ‘K’si olmadan, propagandanın ‘P’si olmadan subjekfit değerlendirmeler ile birtakım atılı iddialar üzerinden yapılan  bu görevden uzaklaştırma işleminin, ilgili kişinin de sosyal medya üzerindeki bir dizi paylaşımları ve yorumları dikkate alındığında,  bize garip, şaşırtıcı, enteresan  ve trajikomik geldiğini,  kamuoyunun ve ilgili-yetkili kişilerin  vicdanına ve dikkatine  sunuyoruz. Takdir Yüce Türk Milleti’nindir...

Bu haber, hiç kimseyi kötüleme ya da suçlama amaçlı yapılmamıştır, dileriz yanlış anlamalara da mahal vermez, onun için yukarıdaki belgeler sansürlenerek sunulmuştur ve bilinmelidir ki OHAL’de FETÖ ile mücadele eden hem idari hem de adli görevlilerin gece gündüz çalışmaları takdire şayandır,  ama sahada görülen yukarıdaki gibi bazı olaylar fedakarca çalışarak FETÖ ile mücadele edenlerin mücadelesine  gölge düşürebilir endişesini taşıyoruz. İlgililerin ve yetkililerin, bu süreçte FETÖ’nün OHAL oyunlarına, kurmacalarına, kurgularına ve kumpaslarına karşı uyanık olmaları için dikkatlerini çekmek istediğimizin bilinmesini istiyoruz. Malum, bu örgüt ülke olarak daha önceki deneyimlerimizden anlaşıldığı üzere kumpaslarla, şantajlarla, kurmacalarla  ve komplolarla insanların hayatlarını karartmada ve kendini bu şekilde aklamada çok ama çok  fenadır. Bu fenalığa karşı bu mücadele içinde UYANIK, DİKKATLİ VE TİTİZ olunmalıdır. Bu biçimde ve özde olunursa, bu mücadele içinde haksızlığı, hukuksuzluğu, mağduriyeti, yanılgıyı minimize etmiş oluruz. FETÖ’nün oyunları da, kurmacaları da, kurguları da böylelikle bu mücadele içinde kendine alan bulamaz, boşa çıkar  ve bertaraf edilmiş olunur.
 
banner182
Son Güncelleme: 18.10.2016 19:38
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Diyarbakir dan 2 ay önce

Ayni sekilde bende magdurum.suan sabirliyim suan sogukkanliyim.cunku Allah biliyor tertemiz bir gecmisim var.lekesiz ..kimsenin kirletmesine gucu yetmeyecektir

Avatar
Reddül Evham 2 ay önce

Mağduriyetimizi her yere yazdık ama bir türlükimseden cevap alamadık. Allah razı olsun içimizden geçenleri yazıya dökmüşsünüz. Bu mağduriyetler FETÖ'nün ekmeğine uağ sürmektedir. Bende yaklaşık doksan gündür bu haksızlığın giderilmesini bekliyorum. Son olsrak şunu da söylemek isterim bu süreçte yine kazansn torpilliler oldu. Ben bölümümde e§i bskanın akrabası olan kişi 30 günde geri döndü. Ben de suçsuzdum ama halen bekletiyorlar. Birde bu konuya değinirseniz memnun olurum. Selamlar...

Avatar
Akparti 2 ay önce

Yetkililere sesleniyorum ,alakasi olmayan insanlari magdur ettiniz.onlarin ahini almayin diyorum.eger samimi iseniz delilerle sucladiginizi kanitlayin.sizin icin kalbi atanlardan ne istediniz.acilen saniniza yakisir sekilde hatanizdan dönun.ben aciga alindim.ama uzulmuyorum % 100sucsuzum cunku.peki yakinlarim ,onlarin uzuntuleri ne olacak kalblerinin sıkısmalarina sebeb olanlar nasil can verecek