banner374
26 Mayıs 2012 Cumartesi 05:01
YÖK Başkanı 'Yükseköğretim Strateji Belgesi Çalıştayı'nda konuştu.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, ''Bize düşen YÖK'ü bütün paydaşlarının taleplerini dikkate alan işlek bir mekanizmaya dönüştürmek, yükseköğretim sistemini ne üniversite idarecilerinin, ne öğretim elemanlarının, ne öğrencilerin, ne sivil toplum kuruluşlarının, ne aydınların, ne de sanayinin talep ve ihtiyaçlarına duyarsız kalmadan yapılandırmaktır'' dedi.


Çetinsaya başkanlığındaki Yükseköğretim Strateji Belgesi Çalıştayı, TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü'nde başladı.


Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve basın temsilcilerinin katılımıyla yapılan çalıştayın açılışında konuşan Çetinsaya, yükseköğretim sisteminin sorunlarını tespit etmek ve bu sorunlarla ilgili çözüm önerileri geliştirmek için düzenledikleri çalıştayların üçüncüsünün yapıldığını hatırlattı.


Yeniden yapılandırmanın monologla gerçekleştirilemeyeceğini vurgulayan Çetinsaya, göreve geldikten bugüne kadar geçen süreci dinleyerek, inceleyerek, okuyarak ve anlamaya çalışarak geçirdiğini belirtti.


Yükseköğretim sektörünün açmazlarını, yapısal sorunlarını göreve geldikten sonra daha yakından gözlemleme fırsatı bulduğunu dile getiren Çetinsaya, Türkiye'nin dünyada yükseköğretimi en hızlı büyüyen ülkelerden biri olduğunu ifade etti. Çetinsaya, şunları söyledi:


''Ancak bu nicel büyümeyi nitelikli bir çerçeve içerisinde sürdürmek bizim başlıca görevimiz. Dünyada ve bölgede güçlenen, ekonomisi büyüyen, demokrasisi normalleşen bir Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücü ve araştırma birikimi üniversitelerimiz eliyle hayata geçirebiliriz. Yükseköğretim alanımız son yıllarda oldukça dinamik bir gelişim çizgisi yakaladı, üniversite sistemimiz yeni bir aşamaya ulaştı. Gerek üniversite sayısındaki artış, gerek öğrenci sayılarındaki artış, gerekse de farklılaşan araştırma sahalarındaki ilerlemeler yükseköğretim alanındaki genişlemenin ve büyümenin boyutlarını gösteriyor. Bu süreçte Yükseköğretim Kurulu'nun konumu ve işlevlerinde de değişiklikler olduğu ve özellikle kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile girilen ilişkilerin kapsamı, yoğunluğu ve niteliğinin farklılaştığı da belirtilmelidir.''


-''Bu dinamizm ortamında üniversitelerimizin mevcut haliyle kalması mümkün değildir''-


Yükseköğretime ayrılan mali kaynakların ve Ar-Ge faaliyetlerine verilen desteklerin artırıldığını bildiren Çetinsaya, üniversite sayısındaki artış hakkında da bilgi verdi. Artan kapasitenin yükseköğretimin vizyonu, misyonu, stratejisi ve hedeflerinin yeniden konumlandırılmasını zorunlu hale getirdiğine dikkati çeken YÖK Başkanı Çetinsaya, ''Bugün, Türkiye yükseköğretim alanı, Yükseköğretim Kurulu'nun 2007'de hazırladığı 'Yükseköğretim Stratejik Belgesi'nde belirlenen vizyon, strateji ve hedeflerin çok ötesine geçmiş, Türkiye üniversite alanı ölçek bakımından dramatik bir biçimde büyümüştür'' dedi.


Üniversite sayısının 166'ya ulaştığını, bu sayının TBMM'de bekleyenlerle 170 olacağını ifade eden Çetinsaya, ''Yükseköğretimin yönetimi ve üst yönetimi, uluslararasılaşması, finansman yapısı ve modelleri, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde üniversitelerimizin ve paydaş kurumların kapasite değerlendirmeleri, kurumlar arası işbirliği yolları ve toplumla ilişkileri konusunda gelecek yönelimli, esnek ve sürdürülebilir bir stratejik planlamaya ihtiyaç bulunmaktadır'' dedi.


Planlamanın, Türkiye'nin akademik rekabette OECD ülkeleri içindeki konumunu da ileri seviyeye çıkarılması için gerekli olduğunu bildiren Çetinsaya, şunları kaydetti:


''Bu çerçevede yükseköğretime erişim konusunu eşitlikçi bir perspektifle düzenleyen, çeşitlilik ilkesinin hayata geçirilebilme koşullarını öngören, gerçekçi bir yükseköğretim kalite sistemi öneren, büyüyen üniversite sistemimize uygun bir akademik kariyer planlaması tasarlayan ve üniversite-toplum ilişkilerini yenilikçi ve demokratik bir çerçeve içerisinde yeniden yorumlayabilen bir strateji metnine ihtiyacımız vardır.


Bu ihtiyacı ortaya çıkaran esasında bizatihi toplumsal gerçekliğin kendisidir. Yurttaşlarımız tarihte az görülür biçimde dünya ekonomisiyle bütünleşen bir iktisadi aktivizm içinde dünyaya açılıyor ve eskiden hiç olmadığı kadar farklı kültürleri tanıyor ve karşılaştırıyor. On binlerce gencimiz lisans eğitiminden başlayarak yurt dışına gidiyor ve yepyeni ufuklar yakalıyor. Ülkemiz bölgesinde etkin bir güç olarak, bir denge unsuru olarak ortaya çıkıyor.


Bu dinamizm ortamında üniversitelerimizin mevcut haliyle kalması mümkün değildir. Bu ülke içinde olduğu kadar dünya ölçeğindeki de rekabette üniversitelerimizi olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle dünyadaki mevcut dinamizmi çözümleyen ve ülkemiz ihtiyaçlarını esas alan bir stratejik belgenin hep birlikte üretmek zorundayız.''


-Çalıştay konuları-


''Bize düşen YÖK'ü bütün paydaşlarının taleplerini dikkate alan işlek bir mekanizmaya dönüştürmek, yükseköğretim sistemini ne üniversite idarecilerinin, ne öğretim elemanlarının, ne öğrencilerin, ne sivil toplum kuruluşlarının, ne aydınların, ne de sanayinin talep ve ihtiyaçlarına duyarsız kalmadan yapılandırmaktır'' diyen YÖK Başkanı Çetinsaya, düzenledikleri çalıştaylarda elde edilen sonuçların yükseköğretimin yeniden yapılandırılmasına dayanak oluşturacağını kaydetti.


Konuşmanın ardından kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve basın temsilcileri, yükseköğretimin yönetimi, araştırma ve lisansüstü, akademik kariye alanı, yükseköğretimin uluslararasılaşması, eğitim-öğretim, üniversite/toplum/iş dünyası ilişkisi, yükseköğretime erişim ve giriş sistemi, yükseköğretimin finansmanı ve kalite konularında fikir alışverişinde bulunuldu.
 
banner182
Son Güncelleme: 26.05.2012 05:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol