banner374
26 Eylül 2014 Cuma 08:13
Bakan Nabi Avcı: Türkiye son 10 yılda ciddi atılımlar yaptı
 “Özel Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi”nin kapanış konferansında konuşan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, projeye önem verdiklerini anlattı. "Bu bir son değil, aslında bir başlangıç" diyen Avcı, bundan sonraki süreçte projenin kazanımlarını eğitim sistemine aktarmanın yollarını da bulacaklarını söyledi. Avcı, şöyle devam etti:
"Bu projenin bizim açımızdan en önemli özelliklerinden biri de uygulanacak testlerin uyumlandırılması meselesi. Gerçekten böylesine kültüre göre biçimlenen süreçleri her ülkede, herhangi bir uyumlama yapılmaksızın olduğu gibi uygulanması mümkün değil, geçmişte bu yanlışı yaptık, bu yüzden pek çok engellimizi de sağlanan imkanlardan mahrum bıraktık. Onun için bu uyumlandırma süreci bundan sonra mümkün olan en yüksek düzeyde erişimi sağlayacak bir fırsatı bize sağlamış olacak."
      
Projede emeği geçenlere teşekkür eden Avcı, "Türkiye son 10 yıldır, Avrupa'da sosyal yardımların büyük ölçüde budandığı, gelişemediği bir dönemde bu alanda çok ciddi atılımlar yaptı. Ama bunları, siz değerli öğretmenler olmasaydı, velilerimizin desteği olmasaydı kazanamazdık" dedi.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Stefano Manservisi de insan hakları, ekonomik ve sosyal boyutu bulunan projenin önemine değindi.
      
Avrupa'da her 6 kişiden birinin engelli olduğunu anlatan Manservisi, "Avrupa'da, 80 milyonun toplum hayatında ve ekonomik hayatta işlevini yerine getiremediğini görüyoruz. 80 milyonluk engelli nüfusunun yalnızca yarısının iş bulabildiğini düşünürsek, onların toplum hayatından nasıl soyutladığını anlayabiliriz" diye konuştu.
      
Türkiye'de de benzer durum olduğunu söyleyen Manservisi, Türkiye'deki engelli bireylerin yüzde 41'inden fazlasının eğitimsiz olduğunu, yalnızca yüzde 7.7'sinin yükseköğretime erişiminin sağlandığını belirtti.
      
Manservisi, "AB'nin çabalarında olduğu gibi, Türkiye'nin de bu bireyleri mümkün olan en üst düzeyde toplum ve iş hayatına katma çabaları devam ediyor" dedi.
      
Her birey eşit fırsatlara sahip olmalı
      
Bu durumu biraz olsun tamir edebilmek için Türkiye'nin de BM Engellilik Stratejisini kabul ettiğini ve yasal mevzuatı haline getirdiğini anlatan Manservisi, şöyle konuştu:
"Ekonomik unsur bir yana, bunun temel bir insan hakkı olduğunu da unutmamalıyız. Engelli olsun olmasın herkes tüm imkanlarından eşit istifade etme, eşit muamele görme ve eşit fırsatlara sahip olmak durumunda. Bu mesele, bir 'veren el alan el' meselesi değil. Bu her bireyin temel hakkı. Demokratik ülke haline gelmek istiyorsak bunu yapmalıyız." 
      
Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Pohl da ihtiyaçları, inançları, ideolojileri ne olursa olsun herkesin kaliteli bir eğitime erişim hakkı bulunduğunu belirterek ihtiyaçlara göre eğitim verilmesinin önemine değindi.
      
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'nin tarafı Almanya'nın gerekli yasal düzenlemeleri yerine getirerek, engelli öğrencilerin eğitim kalitesinin güçlendirilmesi için gerekli önlemleri aldığını anlatan Pohl, engelli bireylerin eğitim, sosyal yaşam ve iş hayatına katılımını sağlamak amacıyla eğitimin yanı sıra gerekli tüm faaliyetlerin eş güdüm içinde yürütüldüğünü söyledi.
            
Proje, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin psikolojik ölçme araçları ile eğitsel değerlendirme ve tanılamanın yapılması, topluma aktif katılımlarının sağlanarak, öğrenme ortamlarının ve fırsatlarının sivil toplum, yerel kamu kuruluşları, özel sektör ve belediyelerin desteğiyle artırılmasını amaçlıyor.
banner182
Son Güncelleme: 26.09.2014 08:14
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
tabi 2 yıl önce

tabi canım ne demessin

Avatar
ramakkaldıcinnete 2 yıl önce

bu adamın bıyığının ortası neden sarı. adıyaman tütünümü içiyor acep