banner374
30 Kasım 2014 Pazar 23:07
Binali Yıldırım: Öğretmenlik çok zor bir meslek
 Birleşmiş Milletler çatısı altında maalesef basiretli, dünya barışını yaşatacak bir liderlik anlayışı yok. Bugün dünyada lider sıkıntısı var" dedi. Yıldırım bir gün öğretmen olan eşinin yerine 1. sınıflara derse girdiğini söylerken, yaramazlık yapan bir çocuğu kolundan tutup fırlattığını, öğretmenliğin çok zor bir meslek olduğunu ifade etti.
Karabağlar Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda bugün Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No'lu Şubesi 4. Olağan Kongresi düzenlendi. Genel Kurul'a Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı, Ak Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, İŞKUR İzmir Bölge Müdürü Kadri Kabak, Karabağlar Kaymakamı Mehmet Sadık Tunç, Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, eğitimciler ve sivil toplum örgütünün temsilcileri katıldı. Mevcut Başkan ve yeniden aday olmayan Abdurrahim Şenocak, yıllar önce az bir sayıyla kurdukları sendikanın bugün yalnızca İzmir'de 10 bin üyesinin bulunduğunu ve bundan gurur duyduğunu aktardı. Şenocak, seçilecek yeni başkana çalışmalarında başarı diledi.

Daha sonra kürsüye gelen AK Parti'li Yıldırım, okul anılarından söz etti.

Öğretmen sayısını 12 yılda yaklaşık 850 bine çıkarttıklarını vurgulayan Yıldırım, "Öğretmenlerimiz bizleri geleceğe hazırlayan, dünyaya gözlerimizi açtığımızda, dünyamızı şekillendiren en büyük varlığımızdır. Ben köy okulunda okudum ve ne öğrendiysem öğretmenimden öğrendim. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için canla başla çalışıyoruz. Kıt kaynaklarımızdan en büyük payı eğitime ayırdığımızı hepimiz biliyoruz. 12 yıl içinde öğretmen sayımızı 850 bine çıkarttık. Keşke bütün öğretmenlerimize iş verebilsek. Bunlar önemli şeyler ama işin ruhuna da bakmak lazım. Güzel okullar yapmakla iş bitmiyor. O okullarda okuyan büyük Türkiye hayali kuran gençlerimizin yetiştirilmesi sizin elinizde" dedi.

'BİR ÇOCUĞUN KOLUNDAN TUTUP FIRLATTIM'

Üniversiteye başladığı dönem evlendiğini ve eşinin öğretmenlik yaptığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu:

"Ben üniversite eğitimi görürken evin geçimini eşim üstlendi. Bir gün hasta oldu ve onun yerine derse benim girmemi istedi. Ben de mühendis adayıyım, ilkokul birinci sınıf zaten çok kolay dedim. Derse girdim ama göz gözü görmüyor, birbirlerinin üzerine çıkanlar, sırada zıplayanlar, şaşkına döndüm. Bir iki bağırdım hiç oralı olan yok. Derken sinirlendim birinin kolundan tuttum fırlattım. Bir anda sınıfta bir sessizlik herkes işin farkına vardı. Sonra çıktım eve geldim. Müdür, 'Hocam sen beyini okula gönderme, dersler boş geçsin' demiş. Öğretmenlik sabır isteyen bir iş. Allah yar ve yardımcınız olsun. Biran önce hayata atılmak için öğretmen lisesine gitmek istedim. Sınava girmek için başvuruda bulundum ve ortaokulda bir müdürümüz vardı, ondan bir belge almam gerekiyordu. Yanına gittim, kağıdı aldı yırttı attı, 'Öğretmen olmuyorsun hadi git' dedi. Dünyam karardı, bana 'Görmüyor musun beni, öğretmen olmuyorsun' dedi ve benim yolumu değiştirdi. Günlerce ağladığımı hatırlıyorum. Bunu şunun için söylüyorum; öğretmen, gelecekteki kararlarınızı vermede büyük önem taşıyor. Beklentilerinizin olduğunu biliyoruz, inşallah imkanlarımız artarken aynı şekilde sizlerin imkanlarını da attırmaya devam edeceğiz. Bu arada, eşimin plan yaptığı uzun bir çizelge vardı, onu da sabaha kadar bana yaptırırdı."

'DÜNYADA LİDER SIKINTISI VAR'

Eğitim, ulaşım, sağlık, tarım ve diğer tüm alanlarda yapılanların, sonunda insana dokunduğunda anlam ifade ettiği savunan AK Parti İzmir Milletvekili Yıldırım, şunları söyledi:

"Yoksa işte dünyanın geldiği durum ortada. Dünyada barış, kardeşlik maalesef kayboldu. Neden çünkü insan odaklı yönetim anlayışı yok oldu. Paranın her şey olduğu bir dünya, işte bir sistem Amerika'da çöktü. Avrupa'da devam etti. Kişisel hırslar nedeniyle bölgemizde milyonlarca masum insan hayatını kaybediyor. Birleşmiş Milletler çatısı altında maalesef basiretli, dünya barışını yaşatacak bir liderlik anlayışı yok. Bugün dünyada lider sıkıntısı var. Kişisel hırsları uğruna, Suriye, Mısır, Ukrayna, Irak, Lübnan ve Filistin'de yüzbinlerce insan, küçük masum çocuklar, korunmasız kadınlar hayatını kaybediyor. Bir insanı yaşatmak mı daha önemli yoksa bir süper gücün diğer süper güce 'Ben senden daha güçlüyüm' demesi mi doğru. İşte dünya bu yanlışın içinden çıkmadığı sürece dünya barışı, küresel kardeşlik çok da uzun bir süre alacak. Biz ülkemizde bir birlik beraberlik sürecini yaşatmaya gayret ediyoruz. Bunu bazıları taviz olarak görebilir. Şahinleşmek işin kolay tarafıdır. Önemli olan yaşatmak ve yapmaktır. Kavga etmek çok kolay. Eğer bu çözüm süreci bir insanımızın dahi burnunun kanamaması hayatının kurtarılmasına vesile oluyorsa bundan daha erdemli bir iş yoktur. Onun için amacımız yolları bölmek ama milleti birleştirmektir. Bölünmüş yollarla Doğu'yu Batı'ya Kuzey'i Güney'e yaklaştırdık, aradaki uçurumu kapatmaya çalıştık. Havayolunu halkın yolu yaparak aynı şeyi yaptık. Şırnak'ta, Ağrı'da Siirt'te havalimanları yaptık, istedik ki orada yaşayan insanlarımız da teknolojinin bize bahşettiği imkanlardan yararlansın. Yetersiz alt yapı terörün bir sömürüsü haline gelmesin, amacımız buydu. Bu amaca da büyük oranda eriştiğimizi ifade etmek isterim. Bizim petrolümüz, doğalgazımız yok ama dinamik gençliğimiz var. Geleceğimiz gençliğimizdir. Ülkemiz zenginleştikçe bu zenginliğin herkese eşit olarak dağıtılması son 12 yıl içinde en büyük hedefimiz oldu."

'76 MİLYONUN TALEPLERİNİ GÖZ ÖNÜNE GETİRMEK GEREKİYOR'

Sendika yetkililerin taleplerini aldığını ve bunun yerine getirilmesi için çalışma yapacaklarını aktaran Bakan Yardımcısı Halil Etyemez ise şunları söyledi:

"Ben uzun bir süre sendikada görev aldım. Ancak o taraftan konuşmak başkaydı, bu taraftan konuşurken cevap vermek oldukça zor. Taleplerinizi yerine getirmek için elimizden geleni yapacağız ama 76 milyonun taleplerini göz önüne getirmek gerekiyor. Yatırımların büyümesinin yanı sıra sosyal politikaların da icra edilmesi gerekiyor. Öğretmenlerimiz ve tüm çalışanlarımızın kademe ilerlemesinin bir derece verilmesi aynı zamanda disiplin affı ve 30 yıl çalışmış olup da emekli ikramiyesinin 35 yıl üzerinden hesap edilmesiyle ilgili bir çok konuyu ilgili sendikalarla müzakerelerini yapıyoruz. Toplu sözleşme masası diye bir masa var artık, orada kabul edilen her madde kanun hükmünde kararnamedir. Tarihinde ilk kez kamu görevlilerine böyle bir hak tanınıyor. Alt işverenlere yönelik yeni bir yasa çıkarttık, taşeron işçilerinin 3 yıl sözleşmeli yapılmasına, onların izin ve rapor haklarının kıdem tazminatlarının güvence altına alınmasının ve maaşlarının da yine devlet tarafından güvence altına alınmasına yönelik yasa çıkartılmış ve çalışanlarımızın hizmetine sunulmuştur. Sendika dendiği zaman sadece maaş sözleşmesi yapan bir yapı olarak algılamayalım. Aynı zamanda çalışma şartlarının da savunulduğu bir yapıyı da göz önünde bulundurmak zorundayız."

Daha sonra başkan adayları Ali Musa Bina ve Hüseyin Güneş de delegelere seslendi, ardından da seçime geçildi.
banner182
Son Güncelleme: 30.11.2014 23:09
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol