banner374
06 Eylül 2014 Cumartesi 21:45
Öğretmen ne zaman doğum yapsın?
Niye? Çünkü 800 bin civarındaki öğretmenimizin yarısı kadın ve çoğu da evli. Bazıları da bulundukları okulda, o branştaki tek öğretmen. Yani doğum yaptıkları dönem çok önemli! Okullar açıkken doğum yapsalar öğrencileri mağdur oluyor, yaz tatilinde yaptıklarında kendileri. İsterseniz gelin önce şu tespitlere bir göz atalım... Doğum izni! “Doğum izninin bir kısmı, yaz tatiline gelen öğretmene devlet ‘sen yazın yıllık iznini kullanırken doğum iznini de kullanmış oldun’ diyor. Başka hiçbir meslek dalında bunu yapmazken, öğretmene, ben sizi eziyorum ve size artık doğum iznini vermeyeceğim şeklinde gözdağı veriyor. Diğer meslek dallarında yıllık izinler doğum izninin başına veya sonuna eklenebilirken, öğretmenlerin, yıllık izni ile doğum iznini aynı anda kullandıkları söyleniyor ve hak ettikleri tüm izinleri yakılıyor. Öğretmenler doğumdan 1-2 ay sonra derslere girmek zorunda kalıyorlar. Bu da dönemin yarısına tekabül ediyor. Devletin yıllık iznini ve doğum iznini yemiş olmasından dolayı üzgün olan öğretmenler, derse tam motive olamıyor ve okula istemeyerek gelmek zorunda kalıyorlar. Bu arada, öğrenciler de öğretmen de konunun nerede kaldığını ve anlatım tekniğinin değişikliğini yadırgarken dönem bitiyor ve öğrenciler de düşük notlar alıyor veya idare tarafından öğretmene baskı yapılarak öğrencilerin notları şişiriliyor. Ya da: Doğumunu dönem ortasına yakın yapan öğretmen, dönemin başında 1 hafta okula geliyor. Öğrencilerle tanışıyor ve derken doğum iznine ayrılıyor. Aradan 4 ay geçiyor ve doğum izni bittiğinde, 2 hafta için okula dönmek zorunda kalıyor. İşte o iki haftalık sürede de son sınavlarının yapılması gerekiyor. Öğretmen kendisi yokken hangi konuların işlendiğini bilmediği için sınav gerçekçi olmuyor ve öğrencilerin hakkı yeniyor. Her sınıfta 35 öğrenci olduğunu varsayarsak, 10 sınıfa giren bir öğretmen, kaldı ki hep daha fazlasına girilir, yaklaşık olarak 350 kişiyi mağdur etmiş oluyor. Doğum yapan bir öğretmenin, eğitime yani Türkiye’nin geleceğine vermiş olduğu en az zarar, bu olmuş oluyor. Diğer öğretmenleri de düşünürsek durumun ne kadar ciddi olduğunu anlayabilirsiniz. MEB, bu duruma seyirci kalıyor ve bir düzeltme yapmıyor. Bu yüzden, dönem içerisinde defalarca öğretmeni değişen öğrencinin, derse olan motivasyonu da, başarısı da azalıyor...” Sıradan gibi gözükse de çok önemli bir konu ve hiç kimsenin mağdur olmayacağı bir çözüm mutlaka üretilmelidir... Öğretmenin rolü?.. Öğretmenlerin çoğu mobilize oldu. Yani eskisi gibi okulda ve dışarıda, öğrencileriyle, velilerle ve toplumla yeterince zaman geçirmiyorlar. Büyük kentlerdekiler, trafik çilesinin kurbanılar. Küçük yerlerde, hele hele köylerde kalan öğretmen ise neredeyse yok gibi. Dersini bitiren, hemen en yakındaki şehre ya da ilçeye “kaçıyor”. İşte bu yüzden de öğretmenin toplum gözündeki dünkü imajı ile bugünkü arasında ciddi bir farklılık var. Öğretmenler için, özellikle de kırsalda olanlar için barınma sorunu kesinlikle çözülmelidir. Lojman sağlanmadan, gidip orada kalın demek, zorlayıcı olmanın ötesinde bir işe yaramaz. “Toplumdan ve öğrencisinden giderek uzaklaşan ve kendi sorunları altında ezilen öğretmenle de ancak bu kadar eğitim olur” diyenlere karşı çıkmak yerine, onları tekrar hayatın içine daha fazla nasıl çekeriz, öğrencileriyle birlikte oldukları ders dışı saatleri nasıl artırırız, onları düşünmeliyiz. Yoksa, bu gidişat hiç de iyi bir gidişat değil!... Özetin özeti: Öğretmenlerimizin imajı bilerek ya da bilmeyerek yıpratıldı, toplumdan uzaklaştırıldı ve hayatları zorlaştırıldı. Oysa onlarsız yeni bir Türkiye yaratmak mümkün değil!.. Abbas GÜÇLÜ
banner182
Son Güncelleme: 06.09.2014 21:47
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
doğru bir tespit 2 yıl önce

yazının yazarı eğitim camiasından sanırım bu kadar doğru tespit edilir

Avatar
Sınıf Öğrt. 2 yıl önce

sınıf öğretmenlerinin durumu daha da içler acısı. 1'leri aldım yazık olmasın, 2.sınıfta düşüneyim, az daha sabır 3 te bırakayım diyoruz. bir de bizden önce öğretmen değişmişse velilerin tepkisi diye diye 40 ımıza geldik çoluk çocuk sahibi olamıyoruz.